Bu olay yüzünden finansal sorunlar başladı.Причиной тому стали финансовые проблемы.
OSB ile ilgili sorunları tedavi etmek için birçok ilaç kullanılmaktadır.Для лечения ПМС используются различные медикаментозные средства.
"Sağlık sorunları ve çözümüne yönelik öneriler".Духовно-нравственные причины кризисов и пути их преодоления».
Altyapı sorunları halen tam olarak giderilememiştir.Вопрос о шелагах с точностью не разрешён до сих пор.
Bu, lisanslama konusunda ciddi sorunlar doğurur!Это создает определённые трудности в обучении.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Нередко сочетается с другими пороками развития.
Fakat kuraklık, kıtlık ve açlık sorunları çözülemedi.Голод, бедность и несчастья тут же исчезли.
Ailenin maddi sorunları oluşmaya başladı.В семье возникли финансовые проблемы.
Kendisinin de alkol gibi bazı sorunları vardır.Также одинок и имеет проблемы с алкоголем.
2003 yılında Michael McCary, skolyoz hastalığından kaynaklanan bel sorunları yüzünden grubu terk etti.В 2003 году гитарист Михаэль Маасс покинул группу из-за проблем со здоровьем.
Pek çok yardım kuruluşuyla çalışmakta ve dünyanın sorunlarına kayıtsız kalmamaktadır.AI по-прежнему занималась широким спектром вопросов и не оставалась в стороне от мировых событий.
İnsanlığın karşılaştığı sorunları gözlemlemek üzere yeryüzüne gönderilmiştir.Была послана на Землю для изучения общества людей.
Sağlık sorunları nedeniyle 1958'de görevinden istifa etti.В 1958 году она ушла со всех должностей из-за проблем со здоровьем.
Diğer taraftan Richard devamlı olarak sorunlarla karşılaştı.В дальнейшем Ричард употребляет героин уже постоянно.
Böylece sorunların çözülmesini kolaylaştırır.Это позволяет упростить проблему и облегчить её решение.
Bu yaklaşımlarda belli sorunlar ve çelişkili görüşler vardır.У этой проблемы есть несколько вариантов, разные и решения.
Mesleki ve ailesel sorunlar ortaya çıkar.Вопросы семейного воспитания и быта.
Tek, kimsesiz kadın sorunlarla başbaşa kalır.Лишь одна женщина избегает страшной участи.
Fakat başlangıç aşamasında bazı sorunlar ortaya çıktı.На первых порах встречалось немало трудностей.
3 Kasım 1939 tarihinde sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrıldı.В 1939 году ушёл из запаса из-за плохого состояния здоровья.
Fakat çevre köylülerle Bodovi arasında arazi sorunları çıkmıştır.В окрестных селах происходили волнения среди крестьян.
Larisa cezaevinde 6 ay kaldıktan sonra Aga, sağlık sorunları nedeniyle salıverildi.После родов Серена шесть недель провела в постели из-за осложнений.
Kraliçenin evlendirilmesi de önemli sorunlardan biri oldu.В то же время встал вопрос нового брака королевы Марии.
Ne var ki yan bantlardan birinin kısmen süzülmesi alıcıda sorunlara yol açar.Из-за этого некоторые невнимательные пассажиры их путают.
(1908-1912) yılları arasında elektrik ve manyetizma sorunlarla ilgili araştırmalar yapmıştır.С 1908 по 1912 год Сигбан работал над задачами в области электричества и магнетизма.
Konusu ise çocukların sorunları karşısında göstermeleri gerekenleri gösterir.Теперь им надо как-то сообщить детям о том, что случилось.
Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalıma düşmekte, bu da toplumsal sorunlara yol açmaktadır.Однако когда он начинает поднимать острые социальные проблемы, это приводит к его политическому краху.
Davis, önemli sorunlarla karşı karşıya kaldı.«Тейлз: Соник, у нас большие проблемы.
Bunun yerine, performans sorunlarına eklenen tek bir boyutta uyan tek bir çözüm kullanmaları gerekiyordu.Вместо этого он использует единое решение, добавляющее проблем с производительностью.
Bu tür sorunların çoğu kadındaki kasılmalara bağlıdır.Большинство проблем этих девушек связаны с мальчиками.
1980'lerin başında ekonomik sorunlar belirmeye başladı.Тем временем к началу 1982 г. экономические трудности усугубились.
Fakat ucuz üretim teknikleri üretim sorunlarıyla sonuçlandı.Однако все компании столкнулись с технологическими проблемами производства.
Yazar dönemindeki bir takım sorunları kahramanları vasıtasıyla okuyuculara açıklamıştır.Они открывают перед читателем ряд проблем, которые автор рассматривает, обращаясь к своим героям.
Çocukların psiko-sosyal ve eğitim sorunlarına yardımcı olmak.Медицинские и психосоциальные проблемы школьников-подростков.
Sefer, henüz başlangıçta yaşanan sorunlar yüzünden sıkıntılı başladı.Но и здесь неприятности начинают преследовать их с самого первого дня.
Örneğin: Eğitim Dizgesi Sorunları.Серия: Вопросы образования.
Burada günlükte bir ilişkilendirme yapılmadığından sorunlar çıkabilir.Повесть может не удовлетворить тем, что печатается не ежедневно.
2008 yılında mali sorunlardan dolayı ocak kapatılmıştır.В январе 2013 года прекратил вещание из-за технических неполадок.
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.Несмотря на тяжелое состояние здоровья, поэт продолжал творить.
Kolçak olası müttefikleriyle de sorunlar yaşar.В стане союзников также возникли трудности.
Köyde sağlık ve eğitim sorunları yaşanmaktadır.Здравоохранение и образование в районе нуждаются в совершенствовании.
2005 yılında finansal sorunlar nedeniyle kapatılıp tekrar kurulmuştur.В 2005 году из-за финансовых трудностей он был закрыт.
Çevirmen çeviri sürecinde sürekli olarak sorunlarla karşılaşır ve bu sorunları çözerek ilerler.Постоянные изменения, происходящие в этом языке, приводят к трудностям перевода.
Dowd şarkının üç versiyonunu düzenleyerek ses kayıt sorunlarını çözdü.Дауд разрешил возникшие проблемы, создав три различные версии песни.
Aynı sezon Lehmann'da disiplin sorunları vardı.В следующем сезоне на аналогичных соревнованиях в немецком Дуйсбурге получил в той же дисциплине серебро.
Ana teması Almanya'daki Türk göçmenlerinin ikinci ve üçüncü kuşağının sorunlarıdır.موضوعه الأساسي مشاكل الجيل الثاني والثالث للمهاجرين الأتراك إلى ألمانيا.
Bu nedenle de korunma sorunları yoktur.ولذلك لا توجد مشاكل حماية.
Yalıtım kaplamalar, tüm bu sorunları önlemeye yardımcı olur.طلاء العوازل يساعد في منع كل هذه المشاكل .
Ayrıca, Hamas'ın "kendilerine saldırmayan Yahudiler ile bir sorunları olmadığını söylemiştir.وقال أيضاً إن حماس "لا توجد مشكلة مع اليهود الذين لم يهاجمونا".
Öykülerinde kadın sorunlarını işledi.ولقد كان يتناول قضايا المرأة في قصصه.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.بينما تمتلك مستويات متدنية من السطو وسرقة السيارات ومشاكل المخدرات.
İsveç Polis Teşkilatı (Swedish Police Service), polisi ilgilendiren sorunlarla ilgilenen bir devlet kurumudur.الشرطة السويدية هي الوكالة الحكومية المعنية مع مسائل الشرطة.
İmparatorluğun Asya cephesindeki sorunlar Avrupa cephesinden daha derindi.وقد تعمقت المشكلات المنبثقة من الجبهة الأسيوية للدولة أكثر بكثير من الجبه الأوربية .
Yeni genetik testler ortaya çıktıkça, çeşitli etik, yasal ve sosyal sorunlar ortaya çıkacaktır.ومع تطور الاختبارات الجينية بدأت العديد من المشكلات الأخلاقية، القانونية والاجتماعية بالظهور.
İtalya'da yaşadığı süre boyunca Maradona'nın kişisel sorunları arttı.خلال الفترة التي قضاها في إيطاليا، زادت مشاكل مارادونا الشخصية.
Parkinson hastaları bilişsel performanslarla ilgili bazı sorunlar yaşar.يعاني مرضى باركنسون من مشاكل في الأداء المعرفي.
2001 yılında sağlık sorunlarıyla uğraşan Aksu'nun o yaz verdiği altı konser büyük ilgi gördü.وفي عام 2001 صارعت آكسو مشاكلها الصحية وجذبت حفلاتها الست التي أقامتهم بالصيف إهتماماً كبيراً.
Ayrıca özel hayatında da trajik sorunlar yaşamış ve bunlardan biri öldürülmesine neden olmuştur.كما عانى في حياته الشخصية من نكسات ماساوية، واحدة منها قد تكون ادت إلى مقتله.
Kopenhag yorumlanması için oluşan sorunlardan biri dalga işlevinin çöküşünün tanımlanmasıdır.تتمثل إحدى مشكلات تفسير كوبنهاجن في تحديد انهيار الموجة بدقة.
Ekonomik sorunlar nedeniyle Malabo oyunlara ev sahipliği yapma hakkını geri verdi.بسبب مشاكل إقتصادية أنسحبت مالابو من استضافة الألعاب.