Ana içeriğe geç
Sözlük

sorunlar ile cümle

sorunlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Diğer büyük sorunlar işgücü ve fiyatlama sistemi ile ilgilidir.Altri temi da lui trattati furono il monopolio e il sistema dei prezzi.
Ailesi maddi sorunlar çekiyordu.La sua famiglia affronta gravi problemi finanziari.
2005 yılında finansal sorunlar nedeniyle kapatılıp tekrar kurulmuştur.La fondazione chiuse nel 2005 a causa delle difficoltà finanziarie.
Yönetimi sırasında Katolik Kilisesi ve ABD ile önemli sorunlar çıktı.Non vi furono difficoltà di rilievo nel dialogo tra la Chiesa cattolica e le autorità governative.
Fakat başlangıç aşamasında bazı sorunlar ortaya çıktı.Con l'inizio della produzione cominciarono ad emergere alcuni problemi.
Yüzeydeki sediment bulanıklıkları daha ciddi sorunlara yolaçar.Allarmantemente, i problemi fuori campo offuscarono i problemi in campo.
Technoid ile sorunları vardır.Prova qualcosa per Tecna.
Ekolojik sorunlar artık Amerikalı tüketiciyi yakından ilgilendirmekteydi.La crisi aveva rapidamente contagiato l'intero sistema bancario americano.
Sonra zamanla sorunlar başlar.Da quel momento iniziano i guai.
Birleşme, bazı sorunları da beraberinde getirmişti.L'integrazione comportò comunque dei problemi.
Kısmi olarak da güvenlik sorunları yaşanan yerler haline gelmiştir.Inoltre ci sono stati problemi con i seggi di appartenenza.
Atalık ve etnisite ile ilgili sorunlar İsrail Başhahamlığı tarafından ele alınır.Problemi che concernono ebrei etnici o ancestrali vengono esaminati dal Gran Rabbinato israeliano.
Yürüyen aksamı bazen büyük sorunlar çıkartıyordu.Gli spostamenti percorsi sono a volte davvero notevoli.
1963 Torino otomobil fuarına katılırlar ama bir sorunları vardır.Venne lanciata presso il salone automobilistico di Torino del 1966, ma non ebbe molto successo.
Böylece Pazar günü tatil yapan ülkelerle sorunlar giderilebildi.Tutti i cittadini hanno la possibilità di obiettare al riposo domenicale.
Vesalius insan kadavraları üzerindeki çalışmalarıyla, Galen’in anatomi görüşündeki sorunları ortaya koymuştur.Allo stesso modo, Vesalio, studiando cadaveri umani, riscontrò inesattezze nell'anatomia descritta da Galeno.
Bu, yirmi birinci yüzyılda insanlığın yüzleştiği kritik sorunlar ve seçimleri tanımlamak için çalışır.In questo ventennio si precisano le complicità e le amicizie di una vita.
Ayrıca bazı teknik sorunlar projenin gelişmesini yavaşlattı.La vettura riscontra alcuni problemi tecnici, che ne rallentano lo sviluppo.
Sorunlar sadece bunlarla sınırlı da değildir tabii...Sfortunatamente i problemi non si limitarono a quello.
Biggs'in 13 yaşında iken işitme sorunları vardı ayrıca kısmen bir kulağı sağırdı.All'età di 13 anni divenne completamente sordo da un orecchio e parzialmente sordo dall'altro.
2008 yılında mali sorunlardan dolayı ocak kapatılmıştır.La band si è sciolta nel 2008 per problemi di carattere finanziario.
Mussolini'ye sorunlar hakkında karamsar bir rapor verdi.Nessun giornale, però, sapeva che cosa ne era stato di Mussolini.
Bu da çok mühim fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açar.Causano entrambi alta dipendenza psichica e fisica.
Okutman, kirlilik sorunları hakkında konuştu.Лектор рассказывал о проблемах загрязнения.
Tom bazı sorunlara işaret etti.Том указал на некоторые проблемы.
O, sorunlarımı görmezden gelir.Он игнорирует мои проблемы.
Nerede sorunlar olabilir sizce?Где, вы считаете, могут возникнуть проблемы?
Sorunların var.У тебя проблемы.
Senin sorunların var.У тебя проблемы.
Bütün sorunlarımızı çözemeyebiliriz ama onlardan bazılarını çözebilmeliyiz.Мы не можем быть способны решить все наши проблемы, но мы должны быть способны решить некоторые из них.
Sorunlar olduğunu mu söylüyorsun?Ты говоришь, что были проблемы?
Küresel Sorunlar Forumu, Cenevre, İsviçre (2010-2011).Форум по глобальным проблемам, Женева, Швейцария (2010-2011).
Youla, Eskişehirspor yönetimi ile sorunlarından dolayı kadro dışı kalmıştır.Убегай от всякого злa и от всего подобного ему.
Bu kitapta gezegen oluşum sürecinin hemen hemen tüm büyük sorunları formüle edildi ve bazıları çözüldü.В книге были сформулированы практически все проблемы планетарного формирования, и многие из них решены.
Sıklıkla sosyal ve psikolojik sorunlara sebebiyet verir.Часто говорят о психосоциальных причинах.
Ayrıca sosyal alanda sorunlar yaşamıştır.Существовали серьёзные проблемы и в социальной сфере.
Akıllıdır ve sorunlara o çözüm bulur.Несмотря на это, она очень умная и находит решения во всех проблемах.
Temel metafizik sorunları hep metafiziğin konusu olagelmiş konular olarak tanımlamak mümkündür.Разумнее указать на те вопросы, которые всегда выражали содержание метафизики.
Beş yıl sonra sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakıldı.Спустя 5 лет был выпущен из тюрьмы по состоянию здоровья.
2001 yılında finansal sorunlar nedeniyle batmıştır.Закрылась в 2001 году из-за финансовых проблем.
Kulübün ciddi mali sorunları varsa.У клуба появились серьёзные финансовые проблемы.
Çağdaş kültürümüz: Olgular, sorunlar.Современная культурология: проблемы, возможности, задачи.
Japon kulübü Alpay'ın disiplin sorunları nedeniyle yapılan sözleşmeyi iptal etti.Японский клуб аннулировал свой контракт из-за этих дисциплинарных проблем.
Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları ise toplumsal sorunlar ağır bastı.Вначале стихи были посвящены природе, любви и разлуке, затем её стали занимать социальные проблемы.
Stephen'in idaresi altındaki İngiltere'de sorunlar sürmekteydi.В королевстве Стефана продолжались проблемы.
Daha sonra sağlık sorunları nedeniyle diziden ayrılmak zorunda kalmıştır.Позже вынужден уехать из города по состоянию здоровья.
Geçmişi yüzünden sorunlar yaşamakta.Из-за прошлого, я полагаю.
Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bıraktı.Однако из-за финансовых проблем бросил учёбу.
David büyürken Woody'nin alkolikliği ve ailesiyle sorunları vardı.В основном из-за того, что у Дилана были серьёзные проблемы с алкоголем и со своей семьёй.
Quasimodo (Türkçe okunuşu Kazimodo) ağır fiziksel sorunlarla birlikte doğmuştur.Квазимодо родился с физическими недостатками.
Zaman zaman televizyonla sorunlar yaşadığı söylenmiştir.Так что надо просто время от времени смотреть ТВ.
Kütüphane sorunları ise oldukça büyüktür.Количество библиотек в античности было довольно велико.
Sonra Dalmaçya'daki sefer sorunlarına eğildi.Тогда она дислоцировалась в Далмации.
Burada da sorunlar ortaya çıkar.Но и здесь возникли проблемы.
Bu sırada çeşitli sağlık sorunları geçirdi.У неё длительное время наблюдались проблемы со здоровьем.
Genellikle lateral stabilize sorunları sıklıkla görülmektedir.В целом перспективы троллейбуса выглядят стабильными.
Perçinli zırh ufak tefek sorunlarda çıkarttı.Блинное тесто растворяли в небольших дежах.
Fakat bu Avusturya ordusu için sorunlar çıkmıştı.Из-за этого имел проблемы с австрийской властью.
Aslında anneyle kız arasında çok büyük sorunlar yok.Вообще, отношения с мамой у неё не самые лучшие.
Fakat tutucu ve içki içmeyen ailesiyle epey sorunlar yaşadı.На его стороне многие из тех, кому надоело пьянство и кумовщина.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod