Ana içeriğe geç
Sözlük

sorunlar ile cümle

sorunlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un ilgilenecek bazı sorunları var.Tom has some problems to deal with.
Tom'un Mary ile ilgili bazı sorunları vardı.Tom had some problems dealing with Mary.
Tom'un okulda bir sürü sorunları vardı.Tom had a lot of problems at the school.
Tom gerçekten sorunları hakkında fazla konuşmaz.Tom doesn't really talk about his problems much.
Tom benim sorunlarımı öğrenmek istemedi.Tom didn't want to know about my problems.
Tom'un en büyük oğluyla kesinlikle sorunları var.Tom definitely had problems with his oldest son.
Tom'un kesinlikle en büyük oğluyla ilgili sorunları vardı.Tom definitely had problems with his oldest son.
Tom tüm sorunları için Mary'yi suçluyor.Tom blames Mary for all of his problems.
O benim sorunlarımdan bıktı.He is fed up with my problems.
Tom bazı sorunlara işaret etti.Tom pointed out some problems.
Çiftler halinde çalışmak, bu sorunları çözmenin en kolay yoludur.Work in pairs is the easier way to solve these problems.
Mali sorunlarım bitti.My financial worries are over.
Kendi sorunlarınızla yüzleşecek kadar büyümüşsünüzdür.You're grown up enough to face your own problems.
Senin pek çok ama pek çok, bitmeyen zihinsel sorunlarına rağmen seni seviyorum.I love you in spite of your many, but so many, infinite mental problems.
Kral sağlık sorunları için tacını bıraktı.The king abdicated for health issues.
Kar yaratmak için sorunlar yaratmak zorundasın.You have to create problems to create profit.
Kızlarla konuşan erkeklerin en büyük sorunlardan biri, söylenecek şeylerin tükenmesidir.One of the biggest problems guys have talking to girls is running out of things to say.
Doktor, hafıza sorunlarım var.Doctor, I have memory problems.
Onun cehaleti onun sorunlarına neden oluyor.His ignorance causes her problems.
Bilim tüm yaşam sorunlarını çözemez.Science does not solve all of life's problems.
Tom'un evlilik sorunları var.Tom has marital problems.
Edatlar yabancı dil öğrencileri için genellikle sorunlara neden olurlar.Prepositions generally cause problems for foreign language students.
Tom'un görme sorunları var.Tom has eyesight problems.
Ben aynı sorunları yaşıyorum.I'm having the same problems.
Tom ve Mary'nin evlilik sorunları olduğunu hiç bilmiyordum.I never knew that Tom and Mary were having marital problems.
Tom, Mary'nin para sorunları yaşadığını düşündü.Tom thought that Mary was having money problems.
Onun sorunları bitmedi.His troubles are not over.
Bir filozof, kendininkinin dışındaki tüm sorunları çözebilen bir adamdır.A philosopher is a man who can solve all problems, except for his own.
Viviana'nın tartışacak önemli sorunları var.Viviana has important issues to discuss.
Marilla'nın, akciğerleri ile ilgili sorunları vardı.Marilla had problems with her lungs.
Mesajları alamıyorum. Posta kutumun sorunları var.I cannot receive messages. My mailbox has problems.
Bu bana sorunlarımı unutturdu.It made me forget about my problems.
Onun büyük sorunları var.He has big problems.
Bize Tom'un sorunları hakkında bildiklerini söyle.Tell us what you know about Tom's problems.
Tom birine sorunlarından bahsetmek zorunda olduğunu söyledi.Tom said he had to tell someone about his problems.
Senin sorunlarını Tom'dan duydum.I heard about your problems from Tom.
Tom'la olan sorunların hakkında duydum.I heard about your problems with Tom.
Senin sorunlarını duydum.I heard about your problems.
Ofiste sorunlar yaşadığını duydum.I heard you were having problems at the office.
Bu tür sorunları çözmede gerçekten iyiyim.I'm really good at figuring out these kinds of problems.
Tom'la sorunları olan tek kişi sen değilsin.You're not the only one who has had problems with Tom.
Benim de karımla sorunlarım var.I have problems with my wife, too.
Az ya da çok sorunlarını anlıyor.He understands more or less his problems.
Sorunlarının olduğu zamanlarda arkadaşlarına yardım etmelisin.You should help your friends when they're in trouble.
Bu sorunların her seferinde birine bakalım.Let's look at these problems one at a time.
Film gerçek toplumsal sorunları göz önünde bulunduruyor.The film considers real social issues.
O her zaman sorunlarımızı hemen anladı.He has always understood our problems right away.
Sorunlarımı tartışmak istemiyorum.I don't want to discuss my problems.
Sorunlarımdan söz etmek istemiyorum.I don't want to discuss my problems.
Bunun gibi sorunlarla kendim baş edebilirim.I'm capable of dealing with problems like this myself.
Biz hiç yeni sorunlar yaratmak istemiyoruz.We don't want to create any new problems.
Ben kişisel sorunların hakkında duymak istemiyorum.I don't want to hear about your personal problems.
İnsanlar her zaman tüm sorunları için başka birini suçlamak istiyor.People always want to blame someone else for all their problems.
Sanırım Tom'un sorunlar yaşadığını fark edemeyecek kadar çok meşguldüm.I guess I was too busy to notice that Tom was having problems.
Ofisteki herkes Tom'un sorunları hakkında biliyordu.Everyone in the office knew about Tom's problems.
Keşke bu kadar çok sorunların olmasa.I wish you did not have so many problems.
Bilim sorunların hepsini çözmeyecek.Science will not solve all of our problems.
Herkes şöyle anlıyor: Burası benim ülkem ve onun sorunları benim sorunlarımdır.So everyone understands: This is my country, and her problems are my problems
Sorunların var.You have problems.
Sorunlardan kaçmayın.Don't evade the issue.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod