Ana içeriğe geç
Sözlük

sorunlar ile cümle

sorunlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sorunlarını ortadan kaldırabilirim.I can make your problems go away.
Bu tür sorunlarla her gün ilgileniyorum.I deal with those kinds of problems every day.
Tom'la sorunlarımı paylaşmam.I don't share my problems with Tom.
Tom'un sorunları olacağını sanmıyorum.I don't think Tom will have any problems.
Sorunlarımla sana yük olmak istemiyorum.I don't want to burden you with my problems.
Uğraşmam gereken sorunlarım vardı.I had issues I had to deal with.
İlgilenmek zorunda olduğum sorunlarım vardı.I had problems I had to deal with.
Tom'la ilgili bazı sorunlarım vardı.I had some problems dealing with Tom.
İlgilenecek bazı sorunlarım vardı.I had some problems to take care of.
Bazı sorunlarım vardı.I had some problems.
Benim kendi sorunlarım var.I've got my own problems.
Bütün sorunlarını duydum.I've heard about all your problems.
Bazı sorunlarım var.I've got some problems.
Biraz sorunlarım var.I've got some problems.
Tom'un kişisel sorunları hakkında her şeyi biliyorum.I know all about Tom's personal problems.
Sorunlarımız olduğunu biliyorum fakat sanırım onların hepsi çözüldü.I know we've had problems, but I think they've all been solved.
Ben devasa sorunlarla yüz yüzeyim.I am faced with a mountain of problems.
Biz burada sorunlar olmadan konuşabiliriz.We can speak here without problems.
Onun okulda sorunları var.He has problems at school.
Sorunları her zaman önleyemezsin.You can't always avoid problems.
Bilgisayarımla bazı sorunlar yaşıyorum.I'm having some trouble with my computer.
Tüm sorunlara neden olan kişi benim.I'm the one who caused all the problems.
Bazı sorunların olduğunu anlıyorum.I understand you have some questions.
Tom okulda sorunlar yaşıyor.Tom is having problems at school.
Tom ile sorunlar yaşıyorum.I'm having problems with Tom.
Tom büyük para sorunları oldu.Tom had big money problems.
Sorunlarının farkındayım.I'm aware of your problems.
Tekrar sorunlar yaşıyorum.I'm having problems again.
Tom'un sağlık sorunları var.Tom has health problems.
Tom'un parasal sorunları var.Tom has money problems.
Hepimizin sorunları var.We all have problems.
Bir sorunları var.They have a problem.
Bu kadının zihinsel sorunları var.This woman is mentally challenged.
Biz bazı sorunlarla karşılaşabiliriz.We may experience some difficulties.
Tom ve Mary akşamı John'un sorunları hakkında konuşarak geçirdiler.Tom and Mary spent the evening talking about John's problems.
Tom ve Mary sorunlarını John'la görüşüyordu.Tom and Mary were discussing their problems with John.
Senin ve Tom'un bazı sorunlarınız olduğunu biliyorum.I know you and Tom have had some problems.
Daha büyük sorunlarımız var.We have bigger problems.
Bizim sorunlarımız vardı.We've had our problems.
Bayanların ve çocukların sana ne dediklerini anlamada sorunların mı var?Do you have problems understanding what women and children say to you?
Bence insanlar sorunlarına makul çözümler bulabilmek için birlikte çalışmalılar.I think people should work together to find reasonable solutions to their problems.
Onlar sorunlarını henüz çözemediler ama en azından onları ele alıyorlar.They haven't yet resolved their problems, but at least they're discussing them.
Herkesin kişisel sorunlarını dinlemekten usanmış olmalısın.You must be getting tired of listening to everyone's personal problems.
Bu tür sorunlarla ilgilenebilecek birini arıyoruz.We're looking for someone who can take care of these kinds of problems.
Şimdi sana yardım edemiyoruz çünkü başa çıkılacak kendi sorunlarımız var.We can't help you now because we have our own problems to deal with.
Uğraşacak kendi sorunlarımız olduğu için şimdi sana yardım edemeyiz.We can't help you now because we have our own problems to deal with.
Eğer birlikte çalışırsak bu sorunları daha kolay çözebiliriz.We can solve these problems more easily if we work on them together.
Derhal ilgilenilmesi gereken daha büyük sorunlarımız var.We have bigger problems that need to be taken care of right away.
Dünyanın tüm sorunlarını çözemeyeceğiz.We're not going to be able to solve all the world's problems.
İnsanlar her zaman sorunlarını benimle tartışmak istiyor gibi görünüyor.People always seem to want to discuss their problems with me.
Sanırım Tom'un kendi başına sorunlarını çözme yeteneği var.I think Tom has the ability to solve his problems on his own.
Sanırım evli insanların bekar insanlardan daha çok sorunları var.I think married people have more problems than single people.
Tom toplantılar sırasında uyanık kalma sorunları yaşadığını söyledi.Tom says he's having problems staying awake during meetings.
Ben hala Tom'un onun yarattığı sorunları çözmeme yardım etmesini beklemiyorum.I still expect Tom to help me solve the problems he created.
Zihnimizi sorunlarımızdan almamız için bir şeyler yapmamız gerekiyor.We need to do something to take our minds off our problems.
Sorunlarımızı kendimiz çözmeye çalışmamız gerekiyor.We're supposed to try to solve our problems by ourselves.
Yeni ekipman almak sorunlarınızı çözmeyecektir.Buying new equipment isn't going to solve your problems.
Tom ilgilenecek bazı kişisel sorunları olduğunu söyledi.Tom said he had some personal problems to take care of.
Tom'un sorunlarını tartışabileceği birine ihtiyacı vardı.Tom needed someone he could discuss his problems with.
Tom şimdi orta yaşta ve ciddi sağlık sorunları var.Tom is now middle age and has serious health problems.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod