Ana içeriğe geç
Sözlük

soruna ile cümle

soruna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şimdi şunu belirtmeliyim ki bizim toplumumuzda da bu soruna bir çözüm bulabilmiş değiliz.Tím nechci říct, že v naší vlastní společnosti máme dokonalé řešení.
Şimdi şunu belirtmeliyim ki bizim toplumumuzda da bu soruna bir çözüm bulabilmiş değiliz.Tvrdiť to, neznamená tvrdiť, že v našej spoločnosti máme dokonalé riešenie.
Şimdi şunu belirtmeliyim ki bizim toplumumuzda da bu soruna bir çözüm bulabilmiş değiliz.Το να το πεις αυτό, δεν σημαίνει ότι έχεις την τέλεια λύση στη δική σου κοινωνία.
Şimdi şunu belirtmeliyim ki bizim toplumumuzda da bu soruna bir çözüm bulabilmiş değiliz.Е, като казвам това, не казвам, че в нашето общество имаме идеалното решение.
Şimdi şunu belirtmeliyim ki bizim toplumumuzda da bu soruna bir çözüm bulabilmiş değiliz.Так вот, говоря это, мы не утверждаем, что наше собственное общество предлагает идеальные решения.
Şimdi şunu belirtmeliyim ki bizim toplumumuzda da bu soruna bir çözüm bulabilmiş değiliz.וזה לא אומר שבחברה שלנו מצאנו את הפתרון המושלם.
Şimdi şunu belirtmeliyim ki bizim toplumumuzda da bu soruna bir çözüm bulabilmiş değiliz.الان انا لا ادعي اننا في مجتمعنا نملك الصورة المثالية عن المرأة
Şimdi şunu belirtmeliyim ki bizim toplumumuzda da bu soruna bir çözüm bulabilmiş değiliz.完璧な解決策があると言っているのではありません 例えば
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıA rendszer beállításai rendben vannak.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıAucun problème n'a été trouvé dans votre configuration.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıEs wurden keine Probleme mit der Systemeinrichtung gefunden.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıGeen problemen gevonden in de systeemconfiguratie.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıInga problem hittades i systeminställningarna.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıIngen problemer fundet i systemindstilling.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadı시스템 설정에서는 아무 문제도 발견되지 않았습니다.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıNão foram detectados problemas na configuração do sistema.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıNessun problema riscontrato nella configurazione di sistema.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıNie znaleziono problemów w konfiguracji systemu.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıNo se encontraron problemas en la configuración del sistema.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıNu au fost găsite probleme în configurația sistemului.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıV nastavení systému nebyl nalezen žádný problém.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıΔε βρέθηκαν προβλήματα στις ρυθμίσεις του συστήματος.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıВ конфігурації системи не знайдено проблем.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıНе бяха открити проблеми с настройките на системата.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıПроблем в системной конфигурации не найдено.
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıבדוק הגדרות המערכת
Sistem ayarlarınızda bir soruna rastlanmadıシステム設定に問題は見つかりませんでした。
Sivil toplum baskı yapıyor; sivil toplum bu soruna bir çözüm bulmaya çalışıyorDie Zivilgesellschaft macht Druck.
Sivil toplum baskı yapıyor; sivil toplum bu soruna bir çözüm bulmaya çalışıyor시민단체는 욺직이고 있습니다. 시민단체는 이러한 문제의 해결책을 찾기위해 노력하고 있습니다.
Sivil toplum baskı yapıyor; sivil toplum bu soruna bir çözüm bulmaya çalışıyorהחברה האזרחית דוחפת, החברה האזרחית מנסה להשיג פתרון לבעיה זו
Sivil toplum baskı yapıyor; sivil toplum bu soruna bir çözüm bulmaya çalışıyorيستمر المجتمع المدني في الدفع, و يستمر في المحاولة لإيجاد حل لتلك المشكلة
Sivil toplum baskı yapıyor; sivil toplum bu soruna bir çözüm bulmaya çalışıyorこの問題の解決を目指しています 英国でも
Soruna bu şekilde bakarak, neden pek fazla davranış değişikliği görülmediğini belki de açıklayabiliriz.Azt gondolom, hogy talán ez, ha átgondoljuk az előzőeket, elég sokat elmond a viselkedés csekély változásáról.
Soruna bu şekilde bakarak, neden pek fazla davranış değişikliği görülmediğini belki de açıklayabiliriz.이 사실과 앞에서 이야기한 이야기들을 종합해 생각해보면 왜 그렇게 행동/성향의 변화가 적었었는지 설명을 할 수 있을 것 같기도 합니다.
Soruna bu şekilde bakarak, neden pek fazla davranış değişikliği görülmediğini belki de açıklayabiliriz.اعتقد أنه من الممكن لو فكرنا بشأن ذلك الحدس و الواقع الذي ربما يوضح بعض التغير السلوكي المنخفض
Soruna bu şekilde bakarak, neden pek fazla davranış değişikliği görülmediğini belki de açıklayabiliriz.行動変化の低さを説明できると思うのです でも それを試してみなければなりません
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.Aborda de forma eloquente o problema.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.Bardzo elokwentnie opowiada o naszym problemie.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.Es weist so beredt auf das Problem hin.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.Habla muy elocuentemente sobre este problema.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.문제를 잘 표현해주고 있는 구절이지요.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.Tako jasno govori o težavi.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.Velmi výmluvně se tam mluví o naší problematice.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.Μιλάει τόσο πειστικά για το πρόβλημα.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.Говори толкова красноречиво за проблема.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.Он очень выразительно характеризует проблему.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.היא מתארת את הבעיה ברהיטות רבה.
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.إنها تتحدث ببلاغة عن المشكلة
Soruna çok etkileyici bir biçimde yaklaşıyor.「「私は マジックに関する本を書いています」と言うと 「本当のマジックか?」 と聞かれます
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.Au dezvoltat o soluţie inedită la problemă.
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.Conceberam uma nova solução para o problema.
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.De finder på en ny løsning på problemet.
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.Elaboraron una nueva solución al problema.
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.Họ tìm ra một giải pháp mới cho vấn đề.
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.Ils façonnent une nouvelle solution au problème.
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.Kifejlesztettek egy újszerű megoldást a problémához.
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.그들은 이 문제에 대해 획기적인 해결책을 내놓습니다.
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.Mereka menerapkan solusi baru yang sederhana untuk memecahkan masalah tersebut.
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.Prišli s novým riešením.
Soruna yeni bir çözüm ürettiler.Sie gestalten eine neue Lösung für das Problem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod