Ama ne kadar büyüktür sorusunun cevabını vermek na-mümkündür.Il modo in cui si pone la domanda può dunque influenzare l'efficacia della risposta.
Yapılan soruşturma daha sonra delil yetersizliğinden dolayı kapatılır.Il dossier è in seguito chiuso per mancanza di prove.
Yazıları sebebi ile 11 defa hakkında soruşturma açılmıştır.Ha presentato poi 11 interrogazioni a risposta scritta.
Touta Matsuda (松田桃太, Matsuda Tōta) Soruşturma takımının en eğlenceli, saf ve pozitif üyesi.Tota Matsuda (松田桃太 Matsuda Tōta?) è il membro più schietto e ingenuo del gruppo d'indagine.
Olayın soruşturması kısa sürede saklandı.L'inchiesta sul decesso venne archiviata in tempi brevi.
Osmanlı Devleti, konu ile ilgili soruşturma açtı.L'Autorità dell'Aviazione Civile Iraniana aprì un'inchiesta sull'accaduto.
Soruşturma sürdükçe hangi arkadaşlarının suikastten haberleri olduğu ortaya çıkarıldı.Intanto le agenzie investigative effettuano il loro rapporto su quello che hanno scoperto.
Bunlardan hangi sınamanın ne zaman kullanılması gerektiği sorusu hemen ortaya çıkmaktadır.Perciò è importante capire, ogni volta che si incontra questa parola, in quale accezione viene usata.
Bu "niçin" sorusunu sürme işlemi, her zaman üzerinde düşünülen bir işlem değildir.In altre parole, questo principio afferma che la domanda "perché?" ha sempre senso.
Sorusuna cevapla başlar ama bu cevap sanıldığı kadar kolay değildir.Quest'ultimo accetta di aiutarla, ma l'indagine si rivela tutt'altro che facile.
Ya algılamazsa sorusu yok, bu bir kesinliktir.(完美的愛情讓人意志薄弱,不完美的愛情傷害人心) Se ci sono dei dubbi, c'è anche una verità.
Ukita (ウキタ, Ukita) Soruştrma ekibinin üysidir.Wicca (ウィッカ Wikka?) è appartenente alla squadra di ricognizione.
Savcılık soruşturmasında, iddiaya göre pedofil rahiplerin korunduğu itiraf edildi.L'inchiesta si concluse quando il vescovo ammise di aver protetto i sacerdoti abusatori.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.Gli investigatori cominciarono ad analizzare il relitto dell'aereo.
Olaydan sonra yürütülen soruşturmada ölümlerin meşru olduğu sonucuna varıldı.Le indagini aperte dopo l'incidente fecero chiarezza sulle cause.
Gerekli görürse duruşma yapar, tanık dinler, soruşturma ve araştırma yapar.Questo comitato può chiamare e udire testimoni, condurre ricerche e prendere visione di documenti.
Mime'nin üç sorusuna doğru cevap veren Votan şimdi Mime'ye kendi soruları olacağını söyler.Ora tocca a quest'ultimo proporre tre quesiti, e Mime dovrà rispondere pena la vita.
İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü cinayetle ilgili tarafsız bir soruşturma istemişlerdir.Human Rights Watch e Amnesty International invitarono le autorità a condurre un'indagine imparziale.
Davranışı soruşturuldu ve kendisine suçlama yapılmadı.Comunque, nessuna accusa venne emessa a suo carico, e non venne mai incriminato.
Başlıca sorusu: "felsefe nedir?".Risposta alla domanda: che cos'è l'Illuminismo?
22. Şubat 2010 tarihinde "Balyoz" soruşturması çerçevesinde gözaltına alındı.In conseguenza di tale sentenza, dal 22 febbraio 2019 è recluso nel carcere di Bollate.
Red Guy cevaplanmayan sorusundan dolayı öfkelenmeye başlar ve Colin'in klavyesini kapatır.Mentre Colin si presenta, Red Guy è infastidito dal discorso sconnesso di Colin, e lo colpisce sulla tastiera.
1953 yılında Devam kitabı da toplatıldı ve yazar hakkında soruşturma açıldı.Solo nel 1965 la sua inventrice decise di scrivere una storia su di lui.
Polisler cinayet vakasını soruşturuyor.Полиция расследует дело об убийстве.
Bu, soruların sorusu.Это вопрос вопросов.
O günden sonra hep "Babam nerede?" sorusunu sordum.С того времени я всегда спрашивал себя „Где мой папа?“.
Bu varlıklar mi? (kim?) sorusu ile bulunur.Отвечает на вопросы Нəгə?/Қаяққа?/Қəйəргə?
Adalet Bakanlığı olayı soruşturmak için 2 müfettiş görevlendirdi.Комитет нанял двух частных детективов, чтобы расследовать это дело.
Filmde Sarah bunu "Diğer muhafıza sorsam, bana bu kapının kaleye açıldığını söyler mi?" sorusuyla yapar.В фильме Сара спрашивала: «Скажет ли он мне, что эта дверь ведёт к замку?»
Sukhov'un "Sen de nereden çıktın?" sorusuna.Коська: «Ты откуда?
19. yüzyl boyunca jeoloji Dünya'nın yaşı sorusu etrafında odaklanmıştır.Большую часть XIX века геология вращалась вокруг вопроса о точном возрасте Земли.
Böylece soruşturmanın ikinci dalgası başladı.Так начался второй этап рассмотрения исков.
Organizasyonun adı 1935'te Federal Soruşturma Bürosu olarak değiştirildi.В 1935 году бюро расследований было переименовано в Федеральное бюро расследований.
1947-1950 yılları arasında Stalingrad Savcılığı Soruşturma Bürosu'nda görev yaptı.В 1947—1950 годах был прокурором следственного отдела Сталинградской прокуратуры.
Nitelik (Qualite): Nasıl sorusuna verilen cevaptır.Они спрашивают тебя, словно тебе известно об этом.
35) “Soruşturma”, piyano için tek bölüm.«Сказка» — пьеса для фортепиано.
Adli soruşturma arşivlenen olmuştur: hiçbir suç yoktu.Следственные действие показали, что признания были ложными — ни одно из этих преступлений не совершалось.
Hükümet resmi soruşturma komisyonu kurup Yunanların ve Yahudilerin delilleri sunmasını istedi.Была назначена официальная комиссия, которая расспросила свидетелей со стороны греческой и еврейской общин.
Ukita (ウキタ, Ukita) Soruştrma ekibinin üysidir.Сброс (англ. Downshift) — Член поисковой команды.
Paragrafta bu nedir sorusunun cevabıdır.Теперь вторая часть вашего вопроса.
"Kim Yahudidir?" sorusu tartışma konusudur.«Кто такой Яшин?» (стихотворение) «Кто такой Яшин?» – спросите вы.
Neden ayağa kalkmadın sorusuna ise "Ben bir Müslüman âlimiyim.Потом вы задумываетесь: «Хватит с меня!
Sahte bir soruşturma başlatıldı.Началось негласное расследование.
Soruşturma devam etmektedir.Следствие продолжается.
Soruşturma kapsamında iki polis memuru gözaltına alındı.Более двух миллионов сотрудников полиции были привлечены к расследованию.
Bir süre sonra soruşturmaya uğrayan topluluk, iki yüz yıl sonra ABD'de yeniden ortaya çıkar.На следующий вопрос Бог обещает ответить спустя ещё две тысячи лет.
Ama ne kadar büyüktür sorusunun cevabını vermek na-mümkündür.То, как сформулирован вопрос, может иметь большое влияние на ответ респондента.
Kaliforniya eyalaletinde ise dosya 1969'dan bu yana açıktır ve soruşturma hâlen sürdürülmektedir.В Калифорнийском Министерстве юстиции дело Зодиака остаётся открытым с 1969 года и по сей день.
Polise göre ise yapılan soruşturmada bu olay bir intihar değil talihsizlikti.Полицейское расследование показывает, что это был не несчастный случай, а убийство.
Hangi sorusu sorarak bulunur.Отвечает на вопрос Қандақ?
İsrail polisinin soruşturmalarından sonra bu atışın kasıtlı olduğu kanısına varıldı.Этот пистолет, найденный полицией, оказался игрушечным.
‘Oğlunun mezarına gittin’ soruşturması.«Я посетил твое кладбище...»
Bir önceki örnekte "Karını dövmeyi bıraktın mı?" sorusuna "Karımı hiç dövmedim" şeklinde cevap verilebilir.В качестве классического примера может служить провокационный вопрос «перестали ли вы бить свою жену?».
Michonne'un sorusuna cevâben Daryl, çalılıklara dönerek "dışarı çık" der.Увидите Шнурова на улице в Питере, обязательно подойдите и скажите «спасибо».
Yalan söylediğine göre Q sorusuna 'ja' yanıtını verecekti.Поскольку он всегда лжёт, поэтому на вопрос Q он отвечает «da».
Sorusuna cevapla başlar ama bu cevap sanıldığı kadar kolay değildir.Она её разгадывает, но ответ вслух не произносит.
Polisiye takibat ve soruşturmalar devam etti.Там продолжались допросы и попытки вербовки.
Wehrmacht için bu yenilgi öylesine büyük bir şok etkisi yarattı ki özel bir soruşturma açıldı.Гей посчитал это сражение настолько выдающимся, что провёл специальное исследование.
Olayların yatışmasından ardından, Sovyet hükumeti soruşturmayı genişletti.После установления советской власти научные исследования данного вопроса интенсифицировались.
Soruşturmada saldırıyla ilgili olarak toplam 32 şüpheli gözaltına alınmış bunlardan 20'si tutuklanmıştır.Всего по делу банды было арестовано 22 человека.