Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.Másmilyen kérdéseket kell feltennünk.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.Musíme se ptát jinak.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.Musimy zmienić zestaw pytań.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.Nous devons poser un ensemble de questions différent.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.Tenemos que hacer un conjunto diferente de preguntas.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.Trebuie să punem altfel de întrebări.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.We moeten andere vragen stellen.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.Wir müssen eine andere Reihe von Fragen stellen.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.Πρέπει να κάνουμε ένα διαφορετικό σύνολο ερωτήσεων.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.Нам нужно задаваться другими вопросами.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.אנחנו צריכים לשאול סדרה אחרת של שאלות.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.علينا أن نسأل مجموعة مختلفة من الأسئلة.
Bu yüzden farklı sorular sormamız gerekir.もう お分かりですね
Çıldıracağım. Hayranlarımdan biri olmalı. Sormamı ister misin?Tôi điên mất, cô ta chắc chắn là fans của tôi, phải di hỏi chuyện mới được.
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.Dlaczego? Bo nigdy nie zadałeś pytania: "Na jakim rynku działam?".
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.이런 일이 왜 벌어질까요? 자신의 시장 유형을 따져보지 않았기 때문이죠
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.¿Por qué? Porque ustedes nunca se preguntaron ¿en qué tipo de mercado estoy?
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.Чому? Тому що Ви ніколи не задавали питання, на якому типу ринку я існую?
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.لماذا؟ لأنك لم تسأل قط عن نوع السوق الذي تتواجد فيها.
Çünkü ne tür bir pazardayım sorusunu hiç sormamışsınızdır.新規市場の場合このようなカーブではなく
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?Aku tidak pernah meminta seorang gadis tapi.. Mungkinkah kau tidak punya uang?
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?Je n'ai jamais demandé ça à une femme, mais... est-ce parce que tu n'as pas d'argent ?
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?Nikdy jsem se na tohle dívky nezeptal, ale... Možná, nemáš peníze?
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?Non ho mai fatto questa domanda ad una donna... E' perchč non hai denaro?
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?Nu am intrebat niciodata asta pe o femeie, dar, e cumva pentru ca nu ai bani?
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?Nunca le he preguntado esto a una mujer... pero, ¿es porque no tienes dinero?
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?Sosem kérdeztem lányoktól ilyet azelőtt, de... Lehet, hogy nincs pénze?
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?Tôi chưa bao giờ hỏi con gái điều này, không lẽ cô không có tiền?
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?Никога не съм питал жена, но да не би да нямаш пари?
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?Никогда не спрашивал такого у девушек, но... Может, у тебя денег нет?
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?...أنا لم أسأل أى فتاه من قبل هذا السؤال ولكن أمن المحتمل,أنكِ لا تمتلكين المال؟
Dolayısıyla sormamız gereken soru şudur:A tak by sme si všetci mali položiť otázku:
Dolayısıyla sormamız gereken soru şudur:Dort traf ich einen
Dolayısıyla sormamız gereken soru şudur:들을 수 있지요. 저는 레바논에서
Dolayısıyla sormamız gereken soru şudur:Onze creativiteit bracht ons naar de sterren. Onze creativiteit bracht kunstwerken en
Dolayısıyla sormamız gereken soru şudur:Por lo tanto, deberíamos preguntarnos:
Dolayısıyla sormamız gereken soru şudur:Нашата креативност е отвела нашия вид до звездите.
Dolayısıyla sormamız gereken soru şudur:אחד האנשים שפגשתי שם
Dolayısıyla sormamız gereken soru şudur:قصة مختلفة تماما. أحد الأشخاص
Dolayısıyla sormamız gereken soru şudur:そこで私が出会ったのはニュースの編集者で
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?A ak je to pravda, a ja si myslím, že to pravda je, tak sa rysuje otázka, čo teraz?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?A jeśli to prawda, a myślę, że to prawda, powstaje pytanie: co teraz?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?Als dat zo is, en dat denk ik, dan is de vraag:
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?A pokud je to pravda, a já si myslím, že to pravda je, tak vyvstává otázka - co dál?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?E, se isto é verdade, e penso que isto é verdade, a questão torna-se, e agora?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?És, ha ez igaz, és azt hiszem az, akkor az a kérdés: és most mi legyen?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?Ja, jos tämä on totta, ja uskon sen olevan, kysymys kuuluu, mitä nyt?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?Jika ini benar, dan saya kira memang benar, maka pertanyaan berikutnya adalah, sekarang bagaimana?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?Og, hvis det er sandt og jeg tror det er sandt, så bliver spørgmålet: hvad nu?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?Si, daca este adevarat, iar eu cred ca este, intrebarea se pune: ce facem acum?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?Và, nếu điều đó đúng, mà tôi nghĩ là nó đúng, thì câu hỏi sẽ trở thành, bây giờ thì sao?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?Κι αν αυτό στέκει, και νομίζω ότι στέκει, το ερώτημα είναι, και τι κάνουμε τώρα;
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?И ако това е вярно, а аз мисля, че е вярно, въпросът е: какво да правим?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?И если это так, а я верю, что это так, возникает вопрос, а что же дальше?
Eğer bu doğruysa, - ki ben doğru olduğunu düşünüyorum - sormamız gereken: ne yapsak?Якщо це - так, а я в це вірю, постає питання, що тепер?
Galiba bize arkadaslik yapan hayvanlar hakkinda kendimize sormamiz gereken sorular var:Kanske några av de svåra frågorna vi skulle ställa till oss själva om djur som vi har som sällskap är:
Galiba bize arkadaslik yapan hayvanlar hakkinda kendimize sormamiz gereken sorular var:יתכן כי חלק מהשאלות הקשות שעלינו לשאול את עצמנו בנוגע לחיות : שאנו מחזיקים כידידינו הם
Galiba bize arkadaşlık yapan hayvanlar hakkında kendimize sormamız gereken sorular var:Co se týče zvířat, která nám dělají společníky, toto jsou možná otázky, které bychom si měli položit:
Galiba bize arkadaşlık yapan hayvanlar hakkında kendimize sormamız gereken sorular var:Kanske några av de svåra frågorna vi skulle ställa till oss själva om djur som vi har som sällskap är:
Galiba bize arkadaşlık yapan hayvanlar hakkında kendimize sormamız gereken sorular var:Mogoče bi si morali zastaviti nekaj težkih vprašanj o živalih, ki jih imamo za družabnike, kot npr.: