Ana içeriğe geç
Sözlük

sormak ile cümle

sormak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İşim bu soruyu sormaktı:Mon travail consistait à poser cette question : "A quoi ressemblent les histoires?"
İşim bu soruyu sormaktı:O meu trabalho era colocar esta pergunta:
İşim bu soruyu sormaktı:Pekerjaan saya adalah untuk bertanya: "Seperti apa cerita yang tertulis di buku ini?"
İşim bu soruyu sormaktı:Treaba mea era să pun această întrebare: "Cum arată poveştile?"
İşim bu soruyu sormaktı:Η δουλειά μου ήταν να κάνω αυτή την ερώτηση:
İşim bu soruyu sormaktı:Моя работа состояла в том, чтобы задавать вопрос: "Как выглядят истории?"
İşim bu soruyu sormaktı:Работата ми беше да задавам следния въпрос:
İşim bu soruyu sormaktı:Я повинен був ставити ось це запитання: "Як виглядають історії?"
İşim bu soruyu sormaktı:העבודה שלי הייתה לשאול את השאלה הזאת:
İşim bu soruyu sormaktı:وقد كانت وظيفتي طرح هذا السؤال: "ما الذي تبدو عليه القصص؟"
İşim bu soruyu sormaktı:それはこう問うことです — "この物語はどう見えるか?" なぜなら それがクノッフだからです
İşverene ne sormak istediğinizi de düşünün.Fundera också på vilka frågor du vill ställa till arbetsgivaren.
İşverene ne sormak istediğinizi de düşünün.Mieti myös, mitä itse haluat kysyä työnantajalta.
İşverene ne sormak istediğinizi de düşünün.Pensez aussi à ce que vous voudriez vous-même demander à l’employeur.
İşverene ne sormak istediğinizi de düşünün.Piense también qué le gustaría preguntarle al empleador.
İşverene ne sormak istediğinizi de düşünün.Подумайте над тем, что вы хотите спросить у работодателя.
İşverene ne sormak istediğinizi de düşünün.فكّر أيضاً بشأن ماذا تريد أنت أن تسأل رب العمل.
İşverene ne sormak istediğinizi de düşünün.您应当充分表现已经事先了解了用人单位、应聘职位和对这个职位的极大兴趣。还应考虑您想询问招聘单位的问题。
İş yeri hakkında somut bir şey sormak istiyorsanız işverene telefon edin.Llame al empleador solamente si desea preguntar algo concreto sobre el puesto de trabajo.
İş yeri hakkında somut bir şey sormak istiyorsanız işverene telefon edin.Ring arbetsgivaren bara om du har en konkret fråga om arbetsplatsen.
İş yeri hakkında somut bir şey sormak istiyorsanız işverene telefon edin.Soita työnantajalle vain silloin, kun haluat kysyä jotain konkreettista työpaikasta.
İş yeri hakkında somut bir şey sormak istiyorsanız işverene telefon edin.Téléphonez à l’employeur uniquement au cas où vous avez une question concrète à propos de l’emploi.
İş yeri hakkında somut bir şey sormak istiyorsanız işverene telefon edin.Звонить работодателю стоит лишь тогда, когда вы хотите узнать что-либо конкретное о данном месте работы.
İş yeri hakkında somut bir şey sormak istiyorsanız işverene telefon edin.فاتصل برب العمل فقط إذا أردت أن تسأل عن شيء ذي مغزى عن مكان العمل.
İş yeri hakkında somut bir şey sormak istiyorsanız işverene telefon edin.若对招聘信息有问题,也可直接联系用人单位了解更多职位信息,仅当想询问具体工作细节时,才可致电用人单位询问。
Kadınlar hakkında sorular soran insanları susturmayacağım. Bunu sormak meşru bir şeydir.Nie mam zamiaru uciszać tych, którzy zadają pytania o kobiety, to uzasadnione.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Ada mulut di dalam pintu, sedang bertanya.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Dajme ústa do dverí, PÝTAŤ SA.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.문 사이에 입을 두면, 질문하는 거고요. [물을 문]
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Laitetaan suu oven sisälle, kysyä kysymyksiä.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Mettiamo una bocca nella porta: "domandare".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Nếu để cái "miệng" vào trong cái "tủ", và hỏi:
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Platzieren Sie einen Mund in die Tür, bedeutet es: "Fragen stellen".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Pongan una boca dentro de la puerta, hacer preguntas.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Puneți o gură în ușă, "a întreba".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Pusa ve dveřích znamená PTÁT SE.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Sätt en mun innanför dörren, som "ställer frågor".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Tegyünk egy szájat az ajtó belsejébe: "kérdezni".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Teken een plank in de deur en het is een 'grendel'. Teken een mond in de deur: 'vragen stellen'.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Une bouche dans la porte, c'est poser des questions.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Usta med vrati pomenijo "spraševati."
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Usta w drzwiach to "zadawać pytania".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Βάλτε ένα στόμα μέσα στην πόρτα, το οποίο κάνει ερωτήσεις.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Позначення роту між дверима - "ставити запитання".
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Поставьте иероглиф "рот" внутрь двери — это значит задавать вопросы.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.Сложете уста във вратата, задаваме въпроси.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.הציבו פה בתוך הדלת: זו הצגת שאלות.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.ضعوا فمًا داخل الباب، هذا معناه توجيه أسئلة.
Kapının içine ağız koy, soru sormak.コンコン 誰か帰って来たの?
Kaybetmenin sebebi ben miyim, bunu sormak istedim.C'est à cause de moi que vous avez perdu ?
Kaybetmenin sebebi ben miyim, bunu sormak istedim.Hoffentlich haben Sie nicht meinetwegen das Spiel verloren.
Kaybetmenin sebebi ben miyim, bunu sormak istedim.Mã întrebam doar dacã e vina mea pentru cã ai pierdut?
Kaybetmenin sebebi ben miyim, bunu sormak istedim.Zastanawiam się , czy to moja wina, że przegrałeś?
Kaybetmenin sebebi ben miyim, bunu sormak istedim.Απλά αναρωτιώμουν, μήμως ήταν δικό μου το φταίξιμο που έχασες;
Kendime şu soruyu sormak zorunda kalıyorum ("Mimarların kulakları var mı?") (Gülüşmeler)Devo per forza farmi una domanda. ("Gli architetti hanno le orecchie?") (Risate)
Kendime şu soruyu sormak zorunda kalıyorum ("Mimarların kulakları var mı?") (Gülüşmeler)Fel kell tegyem magamnak a kérdést. ("Van az építészmérnököknek füle?") (Nevetés)
Kendime şu soruyu sormak zorunda kalıyorum ("Mimarların kulakları var mı?") (Gülüşmeler)Ich muss mir dann folgende Frage stellen. "Haben Architekten Ohren?" (Gelächter)
Kendime şu soruyu sormak zorunda kalıyorum ("Mimarların kulakları var mı?") (Gülüşmeler)Ik moet mezelf iets afvragen. Hebben architecten oren? (Gelach)
Kendime şu soruyu sormak zorunda kalıyorum ("Mimarların kulakları var mı?") (Gülüşmeler)Jag är tvungen att fråga mig själv: ("Har arkitekter öron?") (Skratt)
Kendime şu soruyu sormak zorunda kalıyorum ("Mimarların kulakları var mı?") (Gülüşmeler)Jeg er tvunget til at stille mig et spørgsmål. ("Har arkitekter ører?") (Latter)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod