Sadrazam tekrar sorguya başlayarak: "Ya!Xin thử lại lần sau." ^ info
Savaştan sonra Albert Göring, Nürnberg Mahkemesi'nde sorguya çekildi.Sau chiến tranh, Schacht bị đưa ra xét xử trước Tòa án Nürnberg.
Burada sorguya çekilirler.Tham khảo tại đây.
Kral derhal duruşma yapılmasını ve Elsa’nın sorguya çekilmesini emreder.Vương Cáo theo ý của quan khổng mục Lương Vấn (梁汶) và lệnh cho Vương Xử Trực phải lập tức giao chiến.
Sihir Bakanlığı'ndaki pek çok görevli Çatalağız'ların sorguya çekilmesi düşüncesindedir.Hắn còn sắp đặt cho một số Tử thần Thực tử trở thành nhân viên của Bộ Pháp thuật.
O zaman biz de Yeşil’i sorguya aldık.ギリシャも問題を引き起こした。
Kral derhal duruşma yapılmasını ve Elsa’nın sorguya çekilmesini emreder.王はエルザを呼び出し、釈明を促す。
Savaştan sonra, Kopenhag'da tutuklandı ve Alsgades Okulu'na sorguya çekildi.战后,瓦内特在哥本哈根被捕,并被遣往当地的Alsgades学校进行问讯。
Orada gizli tutuldular ve günlerce sorguya çekildiler.來,以為客,時時從入朝,令上見之,則必異而問之。
Daha sonra bulununca, o da sorguya alınır.迨赐环后,故第已不可复问,遂卜居于此。
1984 yılında yapılan Babalar Operasyonunda sorguya alındı.1984年的一清專案時被提報流氓。
Daha sonra bulununca, o da sorguya alınır.고려 성종 이후에는 이부(吏部)라 불렸다.
Gece boyunca yapılan işkence ve sorguya rağmen herhangi bir bilgi vermeyi reddetti.그는 극심한 고문과 심문을 받았지만, 배교하기를 거부했다.
Oysa hiç görmediği oğlu askerler tarafından yakalanmış ve sorguya alınmıştır.חברו, שלא דיווח על כך לאיש, נעצר ונחקר.
2000’den fazla kişi sorguya çekilmiş, 300’den fazla kişi araştırılmış ve 80 kişi nezarethaneye alınmıştır.בחקירה נגבו עדויות של למעלה מ-300 עדים ונחקרו כ-80 חשודים.
O zaman biz de Yeşil’i sorguya aldık.להרחבה ראו משפט גרין.
Savaştan sonra Albert Göring, Nürnberg Mahkemesi'nde sorguya çekildi.Nakon rata, von Leebu je sudio SAD u Nurnberškom procesu.
O zaman biz de Yeşil’i sorguya aldık.Vtedy sa mu ešte hovorilo Zelené.
Önce suikast ile ilgili kişileri sorguya çeker.Esmajärjekorras tapeti küüditamisele vastuhakkajad.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Čo sa mňa pýtaš? Opýtaj sa tých, ktorí počuli, čo som im hovoril. Vidz, tí vedia, čo som ja povedal.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Cớ sao ngươi gạn hỏi ta? Hãy hỏi những kẻ đã nghe ta nói điều chi với họ; những kẻ đó biết điều ta đã nói.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Cớ_sao ngươi gạn_hỏi ta ? Hãy hỏi những kẻ đã nghe ta nói điều chi với họ ; những kẻ đó biết_điều ta đã nói .
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Co se mne ptáš? Ptej se těch, kteříž mne slýchali, co jsem jim mluvil. Aj, tiť vědí, co jsem já mluvil.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Cóż mię pytasz? Pytaj tych, którzy słuchali, com im mówił; cić to wiedzą, com ja mówił.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Hvorfor spør du mig? Spør dem som har hørt mig, om hvad jeg har talt til dem! se, de vet hvad jeg har sagt.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Hvorfor spørger du mig? Spørg dem, som have hørt, hvad jeg talte til dem; se, de vide, hvad jeg har sagt."
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Kaj vprašuješ mene? Vprašaj tiste, ki so me slišali, kaj sem jim govoril; glej, oni vedo, kaj sem pravil jaz.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››어찌하여 내게 묻느냐 내가 무슨 말을 하였는지 들은 자들에게 물어 보라 저희가 나의 하던 말을 아느니라
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Mit kérdesz engem? Kérdezd azokat, a kik hallották, mit szóltam nékik: ímé õk tudják, a miket nékik szólottam.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Τι με ερωτας; ερωτησον τους ακουσαντας, τι ελαλησα προς αυτους ιδου, ουτοι εξευρουσιν οσα ειπον εγω.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Чого мене питаєш? Спитай тих, Що слухали, що я глаголав їм; ось вони знають, що я казав
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Что спрашиваешь Меня? спроси слышавших, что Я говорил им; вот, они знают, что Я говорил.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››ומה תשאל אתי שאל נא את השמעים מה שדברתי אליהם הנם יודעים את אשר אמרתי׃
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››لماذا تسألني انا. اسأل الذين قد سمعوا ماذا كلمتهم. هوذا هؤلاء يعرفون ماذا قلت انا.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››你 為 甚 麼 問 我 呢 . 可 以 問 那 聽 見 的 人 、 我 對 他 們 說 的 是 甚 麼 . 我 所 說 的 、 他 們 都 知 道
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››你 為甚麼問 我 呢 . 可以 問 那 聽見 的 人 、 我對 他 們說 的 是 甚麼 . 我 所 說 的 、 他 們都 知道
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Also antworte ich, wenn man mich fragt.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Ấy là lẽ binh vực của tôi đối với kẻ kiện cáo mình.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Ấy_là lẽ binh vực của tôi đối_với kẻ kiện_cáo mình .
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.C`est là ma défense contre ceux qui m`accusent.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Dat is ook mijn verdediging tegenover mensen die menen over mij te mogen oordelen.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Detta är mitt försvar mot dem som sätta sig till doms över mig.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Dette er mit Forsvar imod dem, som bedømme mig.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Dette er mitt forsvar mot dem som dømmer mig.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Esta é a minha defesa para com os que me acusam.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Ésta es mi defensa contra cuantos me cuestionan
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Ez az én védelmem azok ellenében, a kik vádolnak engem.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Iată răspunsul meu de apărare împotriva celor ce mă cercetează.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Kalau orang mengeritik saya, saya akan menjawab begini
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.나를 힐문하는 자들에게 발명할 것이 이것이니
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Mojou obranou pred tými, ktorí ma súdia, je toto:
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Moj zagovor tem, ki me sodijo, je ta:
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Odpověd má před těmi, jenž mne soudí, ta jest:
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Questa è la mia difesa contro quelli che mi accusano
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Tać jest obrona moja przeciwko tym, którzy mię sądzą.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Tämä on minun puolustukseni niitä vastaan, jotka asettuvat minua tutkimaan.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Η απολογια μου εις τους ανακρινοντας με ειναι αυτη
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Ако ние сме посяли у вас духовното, голямо нещо ли е , ако пожънем от вас телесното?
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Вот мое защищение против осуждающих меня.
Beni sorguya çekenlere karşı kendimi böyle savunurum.Оце моя відповідь тим, хто судить мене.