Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.Men vad jag gör är att ifrågasätta de människor som säger att mer behandling är allt förebyggande vi behöver.
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.Nhưng cái ta đang làm là nghi ngờ những người nói rằng điều trị nhiều hơn là tất cả biện pháp phòng trừ ta cần
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.Но това, което правя тук, е да оспоря онези, които казват, че единственото, което ни трябва, е повече лечение.
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.ولكني هنا اطرح الفكرة التي تنص على ان الذي نحتاجه الان هو علاجٌ اكثر لكي نحصل على الوقاية التي نريد ..
Ama yapmaya çalıştığım, ihtiyacımız olan tek korunma, daha fazla tedavidir diyen insanları sorgulamak.十分な予防になると言う人に 疑問をなげかけているのです これは正しいとは言い切れません
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.A ak mu na to moja mama niečo povedala, zbil ju, zneužíval ju a bolo to skutočne ťažké.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Als mijn moeder daar iets over zei, sloeg hij haar, misbruikte hij haar, en maakte haar leven een hel.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Dacă mama i se împotrivea, o bătea, o maltrata. A fost dificil...
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.E se mia madre provava a metterlo in dubbio, lui la picchiava, abusava di lei, ed era davvero difficile.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Jeżeli mama się sprzeciwiła, bił ją i dręczył. To była trudna sytuacja.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.그리고 만약 어머니가 아버지에게 의문을 품으면 어머니를 때리고, 학대했어요. 정말 힘들었어요.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Och om min mor någonsin ifrågasatte honom så slog han henne, misshandlade henne, och det var verkligen svårt.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Pokud máma někdy zpochybnila jeho rozhodnutí, tak ji zmlátil, zneužil. A opravdu, bylo to těžké.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Và nếu mẹ tôi có bao giờ dám lên tiếng với ông ông ấy sẽ đánh và hành hạ bà, những lúc đó thật sự rất bi kịch.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Y si mi madre lo cuestionaba, él la golpeaba, abusaba de ella y realmente era difícil.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.Εάν ποτέ η μητέρα μου του έφερνε αντίρρηση, την χτυπούσε, την κακοποιούσε, και ήταν πολύ δύσκολα.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.А якщо мама інколи питала його, чому він це робить, він бив її, обзивав, і це справді було важко.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.И ако майка ми само се осмелеше да каже нещо, той я пребиваше и измъчваше. Наистина беше трудно.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.И если мама его о чём-нибудь спрашивала, он бил её, издевался над ней... и это было действительно тяжело.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.ואם קרה שאימי פקפקה במעשיו, הוא היה מכה אותה, משפיל אותה, וזה היה ממש קשה.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.وإذا كان من أي وقت مضى وتساءل والدتي له، أنه يضربها، يسيء معاملتها، ومن الصعب حقاً.
Annem onu sorgulamaya kalkıştığında babam onu döver, zor kullanırdı, yani hayatı gerçekten zordu.殴られ 虐待されるので 反抗なんて出来ませんでした 私が学校に通っていた頃 私には夢がありました
Ayrıca bazı terimlerin sözlük çevirilerini de sorgulamak zorunda kaldım.""A volte ho dovuto anche mettere in discussione la traduzione di alcuni termini presente sul dizionario."
Ayrıca bazı terimlerin sözlük çevirilerini de sorgulamak zorunda kaldım."« J'ai aussi dû mettre en question les traductions de certains termes trouvées dans le dictionnaire. »
Ayrıca bazı terimlerin sözlük çevirilerini de sorgulamak zorunda kaldım."«También tenía que cuestionar las traducciones que daba el diccionario para ciertos términos».
Ayrıca bazı terimlerin sözlük çevirilerini de sorgulamak zorunda kaldım."«Tive também de questionar as traduções de certos termos encontrados no dicionário».
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.A tiež som nechcel, aby to ktokoľvek napadol.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Chciałem też pozbyć się wszelkich wątpliwości.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.En myöskään halunnut kenenkään kyseenalaistavan sitä.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.E poi volevo che nessuno lo mettesse in dubbio.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.És azt sem akartam, hogy bárki megkérdőjelezzen.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Eu também não queria que ninguém o pusesse em dúvida.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Ich wollte auch nicht, dass es irgendjemand in Frage stellt:
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Jag ville heller inte att någon skulle ifrågasätta det.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Jeg ville heller ikke have at der var nogen der stillede spørgsmålstegn ved det.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Je ne voulais pas non plus que qui que ce soit émette de doutes.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.저는 누구라도 질문을 하지 않았으면 했습니다.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Ook wilde ik dat niemand het in twijfel kon trekken.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Taky jsem nechtěl, aby to někdo zpochybňoval.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.También quería que nadie fuera a cuestionar mi hazaña.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Totodata, am dorit ca nimeni sa nu ma puna la indoiala.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Επίσης δεν ήθελα κανένας να το αμφισβητήσει.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Не исках никой да оспорва опита.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.Я также хотел, чтобы никто не смел усомниться.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.לא רציתי שמישהו יפקפק בזה.
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.لم ارد أن يشكك أي أحد بما قمت به
Ayrıca kimsenin bunu sorgulamasını da istemedim.私の世界記録は
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Egy másik a direkt kérdezéstechnika.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Eine andere Technik ist die direkte Befragung.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.또다른 방법은 직접적으로 묻는 것입니다.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Kolejną techniką jest pytanie ludzi wprost.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Mensen kunnen ook rechtstreeks ondervraagd worden.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.O altă tehnică e să întrebi oamenii în față.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Otra técnica está cuestionando de manera directa a la gente.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Outra técnica é questionar diretamente as pessoas.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Un'altra tecnica è fare domande dirette.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Une autre technique consiste à interroger directement les gens.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Μια άλλη τεχνική είναι να ρωτάς απευθείας τους ανθρώπους.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Друга техника е директно да се разпитват хора.
Başka bir teknik ise insanları direk sorgulama.Еще одним методом является непосредственный опрос людей.