Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliPo výslechu řekl jeden policista druhému:
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliPo zaslišanju je uradnik rekel drugemu:
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliSau khi hỏi xong, một trong hai cảnh sát nói với người kia,
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliSetelah mereka selesai menanyai saya, seorang petugas polisi berkata,
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliΌταν ολοκλήρωσαν τις ερωτήσεις, ένας αξιωματούχος είπε στον άλλο,
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliКогда они закончили допрос, один офицер сказал другому:
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliКоли допит було завершено, один чиновник сказав іншому:
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliСлед като разпитът свърши, един от следователите се обърна към другия и му каза:
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliלאחר שסיימו לחקור אותי, פקיד אחד אמר לחברו,
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevliوبعد أن إنتهوا من إستجوابي قال أحد المسؤولين لآخر
Beni sorgulamaları bittikten sonra başka bir görevli係官の一人が言ったのです "この通報は誤りだ
Beni sorgulamayı bırak, Jakey!Arrête de me contredire Jackie
Beni sorgulamayı bırak, Jakey!Deja de cuestionarme, Jakie
Beni sorgulamayı bırak, Jakey!Đừng hỏi em nữa, Jakie
Beni sorgulamayı bırak, Jakey!Hör auf mich zu verhören, Jakie
Beni sorgulamayı bırak, Jakey!Smettila di contraddirmi, Jackie
Beni sorgulamayı bırak, Jakey!'Stop met me te ondervragen, Jakie'
Beni sorgulamayı bırak, Jakey! Yoksa seni 6 fit kadar yeraltına gömerim!Pare de me questionar Jake ou eu te coloco a 7 palmos
Beni sorgulamayı bırak, Jakey! Yoksa seni 6 fit kadar yeraltına gömerim!Přestaň se mě ptát, Jakie nebo tě zahrazim 6 stop pod zem!
Beni sorgulamayı bırak, Jakey! Yoksa seni 6 fit kadar yeraltına gömerim!Спри да ме разпитваш Джейки че ще те заровя 6 метра под земята
Beni sorgulamayı bırak, Jakey!תפסיק לתחקר אותי, ג'ייקי
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Aber das will ich jetzt auch anzweifeln.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Însă aş dori acum să pun sub semnul întrebării şi asta.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.하지만 저는 다시 궁금증을 가지고 싶습니다.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Maar ik wil dat in twijfel trekken.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Mais je veux remettre ça en question.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Ma ora voglio mettere in discussione anche quello.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Most ezt is meg fogom kérdőjelezni.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Namun saya ingin mempertanyakan hal itu.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Pero también quiero cuestionar eso.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Również to chcę zakwestionować.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Но сейчас я хочу подвергнуть и это сомнению.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.Сега искам да отправя един въпрос.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.אבל כעת אני רוצה לפקפק בכך.
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.ولكنني أريد الآن في أناقش هذا الأمر
Ben şimdi bunu da sorgulamak istiyorum.なぜなら1990年代にウガンダで有病率に
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Tenemos que cuestionar la verdad oficial.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Bạn phải đặt dấu hỏi về sự thật
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Chodzi o to, żeby podważać oficjalne prawdy.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.여러분은 알겁니다. 여러분은 공식적인 진실에 질문을 가져왔어요.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Sapete, vedete, bisogna metter in dubbio la verità ufficiale.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Știți, vedeți, trebuie să pui sub întrebare adevărul oficial.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Vous voyez, vous devez remettre en cause la vérité officielle.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Weet je, je moet vraagtekens plaatsen bij de officiële waarheid.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Видишь ли, понимаешь, надо сомневаться в официальной правде.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.Знаете ли, трабва да поставяте под въпрос официалната истина.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.חייבים לתהות בנוגע לאמת הרשמית.
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.كما تعلمون, يجب عليكم اختبار الحقيقة الرسمية
Biliyorsunuz, resmi gerçeği sorgulamamız lazım.マーク・トウェインの素晴らしさは
Bir ekip olarak, film çekmek ve gizlenmek bizim görevimiz. Bunu sorgulamak değil.Como equipo, nuestro trabajo es filmar y obtener la cobertura, no cuestionar de que se trata.
Bir ekip olarak, film çekmek ve gizlenmek bizim görevimiz. Bunu sorgulamak değil.Como equipo, nuestro trabajo es filmar y obtener la cobertura, no cuestionar de que se trata.
Bizim eve sorgulamaya geldiğinde neredeyse içime düşüyordu. gayet belliydi.Era interessato a me quando e' venuto a casa nostra a farci domande. Era ovvio.
Bizim eve sorgulamaya geldiğinde neredeyse içime düşüyordu. gayet belliydi.Er hat definitiv was von mir gewollt als er da war um uns zu befragen. Es war total auffällig.
Bizim eve sorgulamaya geldiğinde neredeyse içime düşüyordu. gayet belliydi.Il était à fond intéressé par moi quand il est venu nous questionner à la maison. C'était d'une évidence...
Bizim eve sorgulamaya geldiğinde neredeyse içime düşüyordu. gayet belliydi.Σε μένα ερχόταν όταν ήταν στο σπίτι για να μας ανακρίνει. Ήταν ολοφάνερο.
Bizim eve sorgulamaya geldiğinde neredeyse içime düşüyordu. gayet belliydi.Да ладно вам. Он на меня сразу запал, когда допрашивал нас. Все это видели.
Bizim eve sorgulamaya geldiğinde neredeyse içime düşüyordu. gayet belliydi.モロだったわよ どこが?
Biz işin doğrusunu bilmiyorduk ve hiç sorgulamadık.Chúng ta không thể biết gì hơn. Chúng ta không thể ngừng hỏi.
Biz işin doğrusunu bilmiyorduk ve hiç sorgulamadık.우리가 아는 것도 그 정도였어요. 더 의문을 가져보지도 않았습니다.
Biz işin doğrusunu bilmiyorduk ve hiç sorgulamadık.Nenapadlo nás nic lepšího. Nezastavili jsme, abychom se zeptali.