Ana içeriğe geç
Sözlük

sordum ile cümle

sordum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Kemudian aku bertanya lagi kepadanya, "Apa arti kedua batang pohon zaitun di kanan kiri kaki lampu itu
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,내가 그에게 물어 가로되 등대 좌우의 두 감람나무는 무슨 뜻이니이까 하고
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Quindi gli domandai: «Che significano quei due olivi a destra e a sinistra del candelabro
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Ta bèn đáp lại cùng người rằng : Hai nhánh ô - li-ve ở bên hữu và bên tả chơn đèn là gì ?
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Ta bèn đáp lại cùng người rằng: Hai nhánh ô-li-ve ở bên hữu và bên tả chơn đèn là gì?
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Tedy odpovídaje jemu, řekl jsem? Co ty dvě olivy po pravé straně toho svícnu, i po levé straně jeho?
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Tedy odpowiadając rzekłem mu: Cóż są te dwie oliwy po prawej stronie tego świecznika, i po lewej stronie jego?
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Toen vroeg ik de engel: "Wat betekenen die twee olijfbomen aan weerszijden van de kandelaar?
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Und ich antwortete und sprach zu ihm: Was sind die zwei Ölbäume zur Rechten und zur Linken des Leuchters?
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Y le hablé diciendo: --¿Qué significan estos dos olivos a la derecha y a la izquierda del candelabro
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Тогава отговаряйки ме рекох: Какви са тия две маслинени дървета отдясно на светилника и отляво.
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,Тогда отвечал я и сказал ему: что значат те две маслины с правой стороны светильника и с левой стороны его?
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,ואען ואמר אליו מה שני הזיתים האלה על ימין המנורה ועל שמאולה׃
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,فاجبت وقلت له ما هاتان الزيتونتان عن يمين المنارة وعن يسارها.
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,我 又 問 天 使 說 、 這 燈 臺 左 右 的 兩 棵 橄 欖 樹 、 是 甚 麼 意 思
Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum,我 又 問 天使說 、 這燈臺 左右 的 兩 棵 橄欖樹 、 是 甚 麼意思
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Am spus, "Miguel, dar ei nu se ospătează din peştele tău?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Dissi: "Miguel, ma non stanno banchettando con il tuo pesce?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Eu estava confuso.
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum. (Gülüşmeler)Είπα "Miguel, με τα ψάρια σου δεν κάνουν το τσιμπούσι;" (Γέλια)
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Ich sagte: "Miguel, schlemmen sie nicht Deinen Fisch?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Ik zei: "Miguel, zijn ze niet aan het feesten op jouw vis?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Jag sa, "Miguel, frossar de inte på er fisk?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.J'ai dit: " Miguel, est-ce qu'ils ne seraient pas en train de se régaler avec vos poissons?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum."미구엘, 당신 물고기들을 잡아먹고 있는 거 아녜요?"라고 물었죠.
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Le dije, "Miguel, no se están haciendo un banquete con tu pescado?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum."Miguel! One jedzą twoje ryby?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Mondom neki: "Te Migue, nem a te halaidon dőzsölnek?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Řekl jsem: "Migueli, nehodují náhodou na vašich rybách?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Saya bertanya, "Miguel, bukannya mereka berpesta makan ikanmu?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Tôi hỏi, "Miguel, chẳng phải chúng đang ăn cá của anh sao?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Попитах: "Мигел, не пируват ли с твоята риба?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.Я спросил,- "Мигель, они пируют вашей рыбой?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.אמרתי, "מיגל, האם הם לא זוללים את הדגים שלך?"
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.وقلت " ميجيل , أليست هذه الفرائس هي أسماكك ؟؟ "
"Miguel, sizin balıklarınızla ziyafet çekmiyorlar mı?" diye sordum.(笑)
Ne demek istediğini sordum.Gli chiesi che cosa volesse dire.
Ne demek istediğini sordum.Ich fragte ihn, was er damit meinte.
Ne demek istediğini sordum.Ik vroeg hem wat hij daarmee bedoelde.
Ne demek istediğini sordum.Jag frågade vad han menade med det.
Ne demek istediğini sordum.Je lui ai demandé ce qu'il entendait par là.
Ne demek istediğini sordum.전 그게 도대체 무슨 말이냐고 물었어요.
Ne demek istediğini sordum.L-am întrebat ce voia să spună.
Ne demek istediğini sordum.Le pregunté qué quería decir con eso.
Ne demek istediğini sordum.Megkérdeztem, hogy érti.
Ne demek istediğini sordum.Perguntei-lhe o que é que ele queria dizer com isso.
Ne demek istediğini sordum.Saya bertanya apa yang dia maksud dengan komentar itu
Ne demek istediğini sordum.Spytałam go co miał na myśli.
Ne demek istediğini sordum.Tôi hỏi ông ấy rằng câu nói ấy có ý gì.
Ne demek istediğini sordum.Zeptala jsem se ho, jak to myslí.
Ne demek istediğini sordum.Τον ρώτησα τι εννοούσε.
Ne demek istediğini sordum.Попитах го какво има предвид с това.
Ne demek istediğini sordum.Я запитала, що він має на увазі.
Ne demek istediğini sordum.Я спросила, что он имел ввиду.
Ne demek istediğini sordum.שאלתי אותו למה הוא מתכוון בזה.
Ne demek istediğini sordum.سألته مالذي قصده بهذا الكلام؟
Ne demek istediğini sordum.トルコ人は一人だけで
"Neden bunu yapmıyorsunuz?" diye sordum."Dlaczego nie stosujecie tego w praktyce?"
"Neden bunu yapmıyorsunuz?" diye sordum."왜 당신들은 이렇게 하지 않나요?"
"Neden bunu yapmıyorsunuz?" diye sordum."Waarom zijn jullie hier niet mee bezig?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod