Ana içeriğe geç
Sözlük

sordum ile cümle

sordum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Neden bunu yapmıyorsunuz?" diye sordum."Защо не го правите това?"
"Neden bunu yapmıyorsunuz?" diye sordum.ושאלתי, "מדוע אתם בעצמכם לא עושים זאת?"
"Neden bunu yapmıyorsunuz?" diye sordum.و قلت. "لما تقومون بهذا؟"
"Neden bunu yapmıyorsunuz?" diye sordum.アンナは「癌の分野で
"Neden?" diye sordum ona. "Çünkü, bir evim yok." dedi.Αυτά τα Stuffin Gourmet®, φρέσκα-από-φάρμα στήθη κοτόπουλων: έρχονται από το εκτροφείο στην αυλή σας.
"Neden?" diye sordum ona.Det ger oss mĂśjlighet att skicka dig
"Neden?" diye sordum ona.한 벌 더 보내드릴 건데요
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."De ce te-ai întors să te îngrijeşti aici?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Dlaczego wróciłaś i leczysz się tutaj"?
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Hvorfor kom du tilbage og får din behandling her?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."왜 여기로 돌아와서 치료를 받고 있는거야?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Mengapa kau kembali dan mendapat perawatan di sini?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Perché sei tornata per farti curare qui?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Porque é que voltaste e estás a ser seguida aqui?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."¿Por qué regresaste?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Pourquoi est-tu revenue te faire soigner ici ?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Proč jsi se vrátila, proč hledáš pomoc tady?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Tại sao bạn lại quay về chữa bệnh ở đây?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Varför kom du tillbaka för att få din vård här?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum.'Waarom ben je hier terug voor de nazorg?'
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Warum bist du hierher zurückgekommen?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Γιατί επέστρεψες σε μας γιά την συνέχιση της αγωγής σου?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Защо се върна тук за лечението?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."Почему ты вернулась и лечишься здесь?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."מדוע חזרת כדי לקבל את הטיפול כאן?"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum."لماذا عدتي لتحصلي على رعايتك هنا؟"
"Neden geri dönüp burada tedavi olmaya karar verdin?" diye sordum.彼女はためらいながらも言いました
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Dlaczego wyrzuciliście kraty?" zapytałem.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum.I-am întrebat: "De ce ați aruncat obloanele?"
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."왜 철창을 뜯어버리십니까?"라고 묻자
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Miért dobták ki a redőnyöket?" kérdeztem.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Perché hai buttato via le serrande?" Gli ho chiesto.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."¿Por qué arrojaron las persianas?", les pregunté.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Porque é que deitou as persianas fora?" perguntei-lhe.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Pourquoi avez vous jeté le rideau ?" lui ai-je demandé.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Prečo ste črepiny odhodili?" opýtal som sa ho.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum.Tôi hỏi ông: "Tại sao ông lại thẩy đi cánh cửa chớp?"
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Waarom gooien jullie die luiken weg?", vroeg ik hen.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Warum habt ihr die Rolladen weggeworfen?", fragte ich ihn.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Γιατί πετάξατε τα στόρια;" τον ρώτησα.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."Чому ви викинули геть віконниці?" - я запитав їх.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum.Я спросил его: "Почему вы выбросили ставни?"
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum."למה זרקתם את התריסים?" שאלתי אותו.
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum.سألتهما: لماذا ألقيتما باب المتجر؟
"Neden kepengi atıyorsunuz" diye sordum.「安全な通りになったからさ」 と言われました
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››"Apa itu?" tanyaku. Jawabnya, "Sebuah keranjang. Itulah lambang dosa dari seluruh negeri ini.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››És mondám: Micsoda ez? Õ pedig mondá: Az, a mi kijön, mérõedény. És mondá: Ilyen a formájok az egész földön.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››Jaz pa vprašam: Kaj je to? On reče: To je mernik, ki izhaja. In pridene: Tako jih je videti po vsej deželi.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››Je répondis: Qu`est-ce? Et il dit: C`est l`épha qui sort. Il ajouta: C`est leur iniquité dans tout le pays.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››내가 묻되 이것이 무엇이니이까 그가 가로되 나오는 이것이 에바니라 또 가로되 온 땅에서 그들의 모양이 이러하니라
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››"Wat is het?" vroeg ik. Hij antwoordde: "Het is een grote mand, gevuld met de zonden uit het hele land."
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››Когда же я сказал: что это? Он отвечал: это выходит ефа, и сказал: это образ их по всей земле.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››ואמר מה היא ויאמר זאת האיפה היוצאת ויאמר זאת עינם בכל הארץ׃
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››فقلت ما هو. فقال هذه هي الايفة الخارجة. وقال هذه عينهم في كل الارض.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››我 說 、 這 是 甚 麼 呢 . 他 說 、 這 出 來 的 是 量 器 。 他 又 說 、 這 是 惡 人 在 遍 地 的 形 狀
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››我說 、 這是 甚麼 呢 . 他說 、 這出來 的 是 量器 。 他 又 說 、 這是 惡人 在 遍地 的 形狀
Ne iş yaptığını sordum.A já se ho ptal: "Co děláte?"
Ne iş yaptığını sordum.A ja som sa ho opýtal: "Čo robíte?"
Ne iş yaptığını sordum.Dan saya bertanya, "Apa pekerjaan anda?"
Ne iş yaptığını sordum.E io gli dico "Che lavoro fa?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sordum ile cümle - Sayfa 50 - sordum kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App