Ana içeriğe geç
Sözlük

sordum ile cümle

sordum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.Eu pensei: "Será que quero conhecer uma pessoa da Disney, "que desenvolve computadores?"
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.Ich sagte: "Will ich wirklich einen Computerdesigner von Disney kennenlernen?"
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.Ik zei: "Wil ik echt een jongen van Disney, die zich bezig houdt met het ontwerpen van computers, ontmoeten?"
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.Je me disais : "Ai-je vraiment envie de rencontrer un gars de chez Disney, qui conçoit des ordinateurs ?"
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.저는 "내가 디즈니에서 온, 컴퓨터를 설계자를 진짜 만나고 싶어할까?" 라고 했고요.
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.Me dije: "¿de verdad quiero conocer al tipo de Disney que diseñó computadoras?"
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.Mówiłem, "Czy naprawdę chcę poznać faceta z Disney'a, który projektuje komputery?"
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.Казвах: "Наистина ли искам да се запозная с някакъв тип от "Дисни", дизайнер на компютри?"
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.Я спросил:"Действительно ли я хочу встретиться с человеком из Диснея, который проектировал компьютеры?"
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.שאלתי את עצמי: "האם אני באמת רוצה לפגוש בחור מדיסני, אשר מעצב מחשבים?"
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.قلت: " هل أرغب حقاً بمقابلة شخص من ديزني يعمل في تصميم الحاسبات؟"
Kendime "Disney'den bilgisayar dizaynı yapan bir adamla tanışmayı istiyor muyum?" diye sordum.そして ダニーは「また別の医者に会ってどうするんだろう?」と思っていました
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Co víc dělám při prokazování oproti odůvodnění či dokazování?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Jeg spurgte mig selv, hvad jeg gør, når jeg beviser noget fremfor at vide og argumentere for noget.
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Me dije a mí mismo, ¿qué más debo hacer cuando "demuestro" que cuando razono o pruebo?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum."me duidelijk dat dit niet zo was." "Ik zei tegen mezelf: 'Wat doe ik meer als ik iets'"
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Mi-am spus, ce este ceea ce fac atunci cand demonstrez mai mult decat atunci cand rationez sau dovedesc?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Mi chiesi, quando sto 'dimostrando' e non solo 'ragionando' o 'provando'?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Povedal som si, čo viac robím pri preukazovaní ako keď odôvodňujem alebo dokazujem?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.나는 내 자신에게 물었다. 내가 이유를 설명하거나 증명하는 (prove) 것을 넘어 내가 입증하기 (demonstrate) 위해서는 무엇을 해야하는 가?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Sagte ich mir, was muss ich tun, wenn ich mehr als wenn ich Grund oder beweisen nachweisen?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Sanoin itselleni, mitä teen kun mimun pitää osoittaa enemmän kuin silloin kun järkeilen tai todistan?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Tôi nói với bản thân mình, tôi làm gì khi tôi chứng minh nhiều hơn khi tôi lý do hoặc chứng minh?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.Я сказав собі: що я роблю, коли я представляю більше ніж підтверджую?
Kendime ne zaman kanıtlamaktan ve mantık aramaktan çok gösterdiğim zaman ne yapıyorum diye sordum.قلت لنفسى ماذا أفعل عندما أوضح أكثر من أكون منطقيا أو أثبت شيئا؟
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Gli ho chiesto come era diventato un tale esperto di pesci.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Ich fragte ihn, wie er zu so einem Fisch-Experten geworden ist.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Ik vroeg hem hoe hij zo'n visexpert is geworden.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Jag frågade hur han blev sådan fiskexpert..
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Je lui ai demandé comment il était devenu un tel expert en poissons.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.저는 미구엘에게 어떻게 물고기 전문가가 됐는지 물어봤죠.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.L-am întrebat cum de a devenit un asemenea expert în peşte.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Le pregunté como se transformó en un experto en peces.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Megkérdeztem, hogyan lett ekkora halszakértő.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Perguntei-lhe: "Como te tornaste especialista em peixe?"
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Saya bertanya padanya bagaimana dia menjadi seorang ahli ikan.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Tôi hỏi anh ấy làm sao mà anh lại trở thành một chuyên gia về cá.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Zapytałem go, jak to się stało, że tak dobrze zna się na rybach.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Zeptal jsem se, jak se z něj stal takový expert na ryby.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Τον ρώτησα πώς και έγινε τόσο ειδικός στα ψάρια.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Попитах го, как се е превърнал в такъв експерт по рибите.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.Я спросил его, как он стал таким экспертом по рыбе.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.שאלתי אותו איך הוא הפך לכזה מומחה בדגים.
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.فسئلته كيف غدا .. خبيراً في الاسماك هكذا ..
Kendisine balıklar konusunda nasıl bu kadar uzmanlaştığını sordum.魚の専門家になったんだい? 「魚? 魚については全くのシロウトだった」
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Azt mondtam: "Láthatok valamilyen bizonyítékot?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Dejal sem: "Lahko vidim kak dokaz za to?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.E disse, "Posso ver algumas evidências para isto?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Ho detto, "Puoi mostrarmi qualche caso simile?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Ich sagte: "Kann ich dafür Belege sehen?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Ik zei: "Kun je me voorbeelden laten zien?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Jag sa "Kan jag få se något stöd för detta?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.J'ai dit : "Je peux voir des preuves de cette technique ?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Jeg sagde, "Kan jeg se nogle beviser for dette?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.제가 물었죠, "증거를 좀 볼 수 있을까요?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.L-am întrebat: "Pot vedea ceva dovezi pentru asta?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Le dije, "¿Puedo ver alguna prueba de esto?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Povedal som: "Môžem o tomto vidieť nejaký dôkaz?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Sanoin: "Saisinko nähdä joitain todisteita?"
Kendisine "Bununla ilgili bana bir uygulama ve sonuç gösterebilir misiniz?" diye sordum.Tôi nói, "Tôi có thể xem một số minh chứng cho phương pháp đó được không?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod