Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.A tak som sa jej opýtal: "Môžeš im pomôcť?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Così le chiesi, "Puoi aiutarli?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Então perguntei a esta jovem: "Pode ajudá-los?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Ich fragte dieses Mädchen: "Kannst du ihnen helfen?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Ik vroeg het meisje: "Kun jij ze helpen?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Jadi saya bertanya kepadanya, "Bisakah kamu membantu mereka?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.J'ai donc demandé à cette fille, "Tu peux les aider ?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Joten kysyin tytöltä, "Voitko auttaa heitä?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.제가 이 여자한테 물었습니다. "아이들을 도와줄 수 있습니까?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Megkérdeztem őt: "Segítenél nekik?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Spytałem, czy mogłaby pomóc.
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Tôi đã hỏi cô gái: "Cô giúp được mấy nhóc không?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Ρώτησα λοιπόν την κοπέλα: "Μπορείς να τα βοηθήσεις;"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.И я спросил эту девушку: "Вы можете им помочь?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Помолих я: "Можеш ли да им помогнеш?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.Я запитав цю дівчину: "Ти зможеш їм допомогти?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.אז שאלתי אותה - "את יכולה לעזור להם?"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.فسألتها "هل يمكنك مساعدتهم؟"
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.彼女は「お断り」と答えました
Böyle iğrenç bir komployu nasıl kurabildiğini sordum.Azt kérdeztem, hogy miért tettél ilyen szörnyűséget?
Böyle iğrenç bir komployu nasıl kurabildiğini sordum.Σε ρώτησα πως μπόρεσες να επινοήσεις ένα τέτοιο τρομακτικό σχέδιο.
Böyle iğrenç bir komployu nasıl kurabildiğini sordum.اسأل لماذا قمت بشيء فضيع كهذا؟
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim. Ve sordum "Hangisiyle çıkmak isterdiniz?Показах им снимка на Том и снимка на Джери и ги попитах:
Bu arada, beni doğru duydunuz; soyadı Hacker (Bilgisayar korsanı) Ona şu soruyu sordum:Au fait, vous m'avez bien entendu ; son nom de famille est Hacker. je lui ai donc posé cette question :
Bu, Bamoka'nın hemen dışında Mali'de bir adam, ona sordum: "Neden siz fraktal çit yapıyorsunuz?- denne fyr i Mali, lige udenfor Bamako, og jeg spurgte ham, -
Bu, Bamoka'nın hemen dışında Mali'de bir adam, ona sordum: "Neden siz fraktal çit yapıyorsunuz?바마코 외곽에 사는 말리족 사람에게 물었습니다.
Bu, Bamoka'nın hemen dışında Mali'de bir adam, ona sordum: "Neden siz fraktal çit yapıyorsunuz?בחור ממאלי, מאזור באמאקו, ושאלתי אותו,
Bu, Bamoka'nın hemen dışında Mali'de bir adam, ona sordum: "Neden siz fraktal çit yapıyorsunuz?رجلا من مالي بعيدا قليلا عن باماكو, و سألته,
Bu, Bamoka'nın hemen dışında Mali'de bir adam, ona sordum: "Neden siz fraktal çit yapıyorsunuz?他のところでは見かけない」と尋ねました
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Apa yang kau lakukan hari ini?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Ce-ai făcut astăzi?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Cosa avete fatto oggi?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Hôm nay con đã làm gì?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."오늘 뭐 했어?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Mit csináltál ma?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."O que fizeste hoje?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."¿Qué hiciste hoy?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Qu'est-ce que tu as fait aujourd'hui ?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Was hast du heute gemacht?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Wat heb je vandaag gedaan?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Τι κάνατε σήμερα;"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Какво направи днес?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Чем вы сегодня занимались?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."Що ви сьогодні робили?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."מה עשית היום?"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum."ماذا فعلتي اليوم؟"
"Bugün ne yaptın?" diye sordum.「奴隷貿易について習ったの」と 言うのです
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.Desperté de mi visualización y me dije: ¿Quién era?
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.E mi sono svegliato dal mio sogno e ho detto chi era?
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.Felébredtem az álmodozásból és azt mondtam, ki volt ez?
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.Gdy się ocknąłem pomyślałem, "Kto to był?"
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.Ich wachte aus meinem Traum auf und sagte: "Wer war das?" Ich war mir nicht sicher, ob es
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.Je me suis réveillé de ma visualisation en disant, qui était-ce ?
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.그리고 제가 상상에서 깨서 제 자신에게 말합니다. "그건 누구였을까?" 인도의 메릴 스트립같은
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.Và khi tôi tỉnh lại, tôi tự hỏi đó là ai?
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.І я прокинувся від своєї візуалізації і спитав себе, хто це був?
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.Събудих се от от визуализацията и казах:
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.Я очнулся от своих фантазий и подумал, кто это был?
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.והתעוררתי מההדמיה שלי ואמרתי, מי זו הייתה? לא יכולתי להגיד
Bu hayalimden uyandığımda, kendime o aktrisin kim olduğunu sordum.واستيقظت من تصوري وقلت من كانت تلك الممثلة ؟ لم أستطع التأكد ما إذا