Biliyordum ama ben sordum.Tôi hỏi, mặc dù tôi biết.
Biliyordum ama ben sordum.Vroeg ik, hoewel ik wist het.
Biliyordum ama ben sordum.Zapytałem, choć wiedziałem.
Biliyordum ama ben sordum.Ρώτησα, αν και ήξερα.
Biliyordum ama ben sordum.- Попитах аз, въпреки че знаех, че.
Biliyordum ama ben sordum.Я запитав, хоча я й знав.
Biliyordum ama ben sordum.Я спросил, хотя я и знал.
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Co powinienem zrobić?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.En tiedä, mitä minun pitäisi tehdä?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Hoe zal ik dat aanpakken?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Ich weiß nicht. Was soll ich machen?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.하지만 모르겠어. 내가 어떻게 하면 될까?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Mais est-ce que je devrais le faire ?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum."Não sei, o que devo fazer?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Nem is tudom. Mit csináljak?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Neviem, čo by som mal robiť?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Nevím, co mám dělat?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Non so, Cosa dovrei fare?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.No sé, ¿qué debería hacer?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Nu știu, ce să fac?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Saya tidak tahu, apa yang harus saya lakukan?'
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Thầy không biết nữa, giờ thầy phải làm sao đây?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Δεν ξέρω, τι να κάνω;"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.И не знам... какво да направя?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Но я не знаю, как это сделать?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.Я не знаю, що мені робити".
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.ואני לא יודע, מה עלי לעשות?"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.لا اعلم، ماذا افعل؟"
Bilmiyorum, ne yapmalıyım?" diye sordum.その子の写真を撮ろうとした時
Bir çok insan ölmüştü ve artık ağlayamıyordum bile. Tanrıya sordum neden buradayım diye.Úgy hogy a zene erejét általában a szeretet erejéhez hasonlítom amikor a szerelem vak, nem látja a színeket.
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumCho nên, 1 ngày, tôi quyết định lại chỗ người quản lý, và tôi hỏi,
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumE così un giorno decisi di andare a trovare il direttore, e gli domandai:
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumEgy nap aztán elhatároztam, hogy megkeresem az üzletvezetőt, és fel is tettem neki a kérdést:
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumEn dag bestämde jag mig för att träffa chefen, och jag frågade chefen
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumEntão, um dia, decidi fazer uma visita ao gerente e perguntei ao gerente:
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumJadi suatu hari saya memutuskan untuk menemui manajernya, dan bertanya padanya,
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumAlso entschied ich mich eines Tages den Filialleiter zu besuchen, und ich fragte den Leiter,
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumAșa încât m-am hotărât într-o zi, să îi fac o vizită managerului, și l-am întrebat pe manager,
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordum저는 어느 날 매니저를 찾아 가서 매니저에게, "사람들에게 이렇게 많이 선택권을
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumOp zekere dag bracht ik een bezoek aan de manager en vroeg hem:
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumSå en dag besluttede jeg at tage en snak med bestyreren, og jeg spurgte bestyreren,
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumTakže jsem se jednou rozhodla, že navštívím manažera a zeptala jsem se ho:
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumTakže som sa raz rozhodla, že navštívim manažéra a opýtala som sa ho:
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumUna vez decidí visitar al gerente y le pregunté:
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumUn jour, j'ai donc décidé d'aller voir le directeur, et je lui ai demandé :
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumΈτσι μια μέρα αποφάσισα να δω τον διευθυντή, και τον ρώτησα
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumОднажды я решила поговорить с менеджером и спросила его:
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumТака един ден реших да посетя управителя, и го попитах:
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumЯ вирішила зустрітися з директором супермаркету, і запитала його:
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumאז יום אחד החלטתי לבקר את המנהל, ושאלתי אותו
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordumفقررت يوما ان اقوم بزيارة للمدير, وسألت المدير
Bir gün mağaza müdürünü ziyaret etmeye karar verdim ve kendisine sordum店長に会って尋ねました こんな沢山の選択肢を提供する方法で売れるんですか?
Bir kere benden önce çıkacak olan gruba çıkıp izleyicilere yardım etmelerini sorup sormayacaklarını sordum한 번은 제 공연의 오프닝을 맡은 밴드에게 관중에게 모자를 돌려 돈을 좀 벌지 않겠냐고
Bir kere benden önce çıkacak olan gruba çıkıp izleyicilere yardım etmelerini sorup sormayacaklarını sordumפעם שאלתי את להקת החימום אם הם רוצים לצאת אל הקהל ולהעביר את הכובע
Bir kere benden önce çıkacak olan gruba çıkıp izleyicilere yardım etmelerini sorup sormayacaklarını sordumسألت مرة احد فرقي الافتتاحية إذا كانوا يريدون الخروج الى الحشد وتمرير القبعة
Bir kere benden önce çıkacak olan gruba çıkıp izleyicilere yardım etmelerini sorup sormayacaklarını sordum観客に帽子を回して お金をもらったら? 私もよくやっていたけど?
Bir keresinde bir Papuan adamıyla tanıştım, ve ona bunun doğru olup olmadığını sordum.그래서 저는 파푸아 사람을 만났을때 이것이 정말 사실인지 물어보았습니다. 그는 이렇게 말했죠. "아니요.
Bir keresinde bir Papuan adamıyla tanıştım, ve ona bunun doğru olup olmadığını sordum.פגשתי פעם איש מפפואה, ושאלתי אותו האם באמת הדבר יתכן. והוא אמר לי, "או לא.
Bir keresinde bir Papuan adamıyla tanıştım, ve ona bunun doğru olup olmadığını sordum.فإني قابلت مرة مواطن غيني، وسألته هل من الممكن أن يكون هذا صحيحاً. وهو قال، "لا.
Bir keresinde bir Papuan adamıyla tanıştım, ve ona bunun doğru olup olmadığını sordum.彼は答えました 「ちがうよ 3 - 4 kmなんて大げさなだな」