Ana içeriğe geç
Sözlük

sordum ile cümle

sordum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bende ona "Çok memnun oldum. Yaşamak için ne iş yapıyorsunuz?" diye sordum.אמרתי, "תודה על המחמאה. במה אתה עוסק?"
Bende ona "Çok memnun oldum. Yaşamak için ne iş yapıyorsunuz?" diye sordum.قلت "حسنا، اشعر بالاطراء حقا. ماذا تعمل لكسب عيشك؟"
Bende ona "Çok memnun oldum. Yaşamak için ne iş yapıyorsunuz?" diye sordum.「サンフランシスコ市を経営しているんだ
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.A ja zapytałem: "A czym się Pani zajmuje zawodowo?" Powiedziała:
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.És azt mondtam: "Nos, mivel foglalkozik?" Az mondta:
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Et j'ai dit, "Qu'est ce que vous faites dans la vie ?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Ich sagte, "Nunja, womit verdienen Sie ihren Lebensunterhalt?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Ik zei: "Wat is je beroep?" Ze zei:
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.그래서 여쭤봤죠. "혹시, 어떤 일 하시죠?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Risposi, "Bene, cosa fa Lei per vivere?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Şi am spus "Ce munciţi?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.Y yo dije: "Bueno, ¿a qué se dedica Ud.?" Ella dijo:
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.И аз я питах,"Вие с какво се занимавате?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.И я спросил: "А кем вы работаете?" Она ответила:
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.שאלתי, "במה את עוסקת ?"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.قلت " حسنا، ماذا تعملين لكسب العيش؟"
Bende ona "Tamam, yaşamak için ne iş yapıyorsun?" diye sordum.彼女は「ヒューレット・パッカードに 勤めています」と答えたので
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Alors je leur ai demandé s'ils pouvaient nous aider dans notre combat contre le VIH.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Also fragte ich sie, könnt ihr uns helfen bei unserem Kampf gegen HIV.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Așa că i-am întrebat dacă ne pot ajuta în lupta noastră împotriva HIV.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Así que les pregunté: ¿podrían ayudarnos en la lucha contra el VIH?
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.A tak som sa ich spýtal, či by nám mohli pomôcť s bojom proti AIDS.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Così chiesi loro se potevano aiutarci nella nostra lotta contro l'HIV.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Dus vroeg ik hen of ze ons konden helpen in onze strijd tegen HIV.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Jadi saya bertanya, dapatkan mereka membantu kami memerangi HIV.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.그래서 에이즈와 싸우는데 우리를 도와달라고 군대에 요청했죠.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Megkértem őket, hogy segítsenek az AIDS elleni küzdelemben.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Nên tôi hỏi họ có thể giúp chúng tôi trong cuộc chiến chống HIV không.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Perguntei-lhes se nos podiam ajudar na nossa luta contra o VIH.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Så jag frågade dem om de kunde hjälpa oss i vår kamp mot HIV.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Spytałem, czy pomogą nam w walce z HIV. Spytałem, czy pomogą nam w walce z HIV.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Tak jsem je požádal jestli nám mohou pomoci v našem boji proti HIV.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Οπότε τους ζήτησα να μας βοηθήσουν στον πόλεμό μας κατά του HIV.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.И я спросил их, могут ли они помочь в нашей борьбе с ВИЧ.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.Така че ги помолих, дали могат да ни помогнат в борбата срещу ХИВ. И след като им дадох статистиката.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.אז שאלתי אותם אם הם יוכלו לעזור לנו. במלחמה שלנו נגד איידס.
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.فطلبت منهم المساعدة في حربنا ضد فيروس نقص المناعة المكتسبة
Ben de onlara, bizim HIV ile olan savaşımızda bize yardım edip edemeyeceklerini sordum.軍にお願いしたのです 統計情報を説明したところ
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.És azt mondtam: "Hová akarod építeni?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.Gli dissi, "Bene, dove lo vorresti costruire?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.Ich sagte, "Wo würdest du das Ding denn bauen?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.Ik zei: "Wel, waar zou je dit gebouw neerzetten?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.J'ai dit, "Ah bon, et tu ferais ça où ?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.제가 물었죠, "저, 그걸 어디다 지을 건가요?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.L-am întrebat unde ar vrea să îşi construiască centrul.
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.Yo dije: "Bueno, ¿dónde lo construirías?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.Zapytałem: "No, to gdzie byś postawił taki budynek?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.И аз го питам,"Къде би го построил?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.Я сказал: "Хорошо, где ты хочешь его построить?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.אמרתי, "איפה תבנה אותו?"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.قلت "حسنا اين تريد ان تبني هذا الشيئ؟"
Bende "Peki, böyle bir şeyi nereye inşa edeceksin?" diye sordum.彼は「サンフランシスコさ」
Bende, "Peki ne kadar yerim olacak?" diye sordum.A ja: "Tak, ale ile będę mieć miejsca?"
Bende, "Peki ne kadar yerim olacak?" diye sordum.E io ho detto: "Ok, ma quanto spazio ho?"
Bende, "Peki ne kadar yerim olacak?" diye sordum.Ik vroeg: "Ja, maar hoeveel ruimte heb ik?"
Bende, "Peki ne kadar yerim olacak?" diye sordum.전 " 네, 근데 제가 얼만큼 쓸 수 있냐구요 " 고 했죠,
Bende, "Peki ne kadar yerim olacak?" diye sordum.Mire én: "Jó, de mekkora helyet kapok?"
Bende, "Peki ne kadar yerim olacak?" diye sordum.Și am zis: "Da, dar cât spațiu am?"
Bende, "Peki ne kadar yerim olacak?" diye sordum.Und ich habe gesagt "Ja schon, aber wieviel Platz habe ich denn?"
Bende, "Peki ne kadar yerim olacak?" diye sordum.Và tôi nói "Vâng, nhưng tôi có bao nhiêu diện tích?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod