Anlatması bitince ona sordum,Mikor befejezte a történetet, azt mondtam neki,
Anlatması bitince ona sordum,När han berättat klart sa jag till honom,
Anlatması bitince ona sordum,Quando acabou a história, disse-lhe:
Anlatması bitince ona sordum,Quando finì il racconto, gli dissi,
Anlatması bitince ona sordum,Saat dia selesai bercerita, saya berkata
Anlatması bitince ona sordum,Toen hij ermee klaar was, zei ik tegen hem:
Anlatması bitince ona sordum,Όταν τελείωσε την ιστορία, του είπα,
Anlatması bitince ona sordum,Когато приключи историята, аз му казах:
Anlatması bitince ona sordum,Когда он закончил рассказ, я сказал ему,
Anlatması bitince ona sordum,Коли він завершив розповідати, я спитав його:
Anlatması bitince ona sordum,כאשר הוא סיים את הסיפור, אמרתי לו,
Anlatması bitince ona sordum,وعندما انتهت القصة .. سئلته
Anlatması bitince ona sordum,「ファインマン・サンドイッチと
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Am întrebat-o cum făcea. Era oare vorba despre puterea rugăciunii?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Ich fragte sie, wie sie das machte. War es die Kraft des Gebets?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Ik vroeg haar hoe ze dat deed. Was het de kracht van het gebed?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Jag frågade henne hur hon gjorde. Vad det bönens kraft?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Je lui ai demandé comment elle faisait. Était-ce la puissance de la prière?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.전 할머니께 어떻게 병을 고쳤냐고 물었죠. 기도의 권능인가요?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Le chiesi come faceva. Era il potere della preghiera?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Le pregunté cómo lo hacía. Era el poder de la oración?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Megkérdeztem, hogy hogyan csinálja ezt. Talán az ima ereje teszi?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Perguntei-lhe como é que ela fazia isso. Era o poder da oração?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Ptala jsem se jí, jak to dělá. Bylo to silou modlitby?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Saya bertanya bagaimana dia melakukannya. Apakah melalui kekuatan doa?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Spytałam się jej jak ona to robi. Czy była to siła modlitwy?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Tôi hỏi bà tại sao bà lại làm được như vậy. Đó có phải là sức mạnh của cầu nguyện hay không?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Τη ρώτησα πώς το κατάφερνε αυτό. Ήταν μήπως η δύναμη της προσευχής;
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Попитах я как прави това. Дали беше силата на молитвата?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Я питала, як це їй вдається. Сила молитви?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.Я спрашивала, как она это делает. Была ли это сила молитвы?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.שאלתי אותה כיצד עושה זאת. האם היה זה כוח התפילה?
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.سألتها عن كيفية قيامها بذلك. هل كانت تلك قوة الدعاء؟
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.祈りも効果はあるけれど
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Am întrebat-o pe mama, ştiţi, ar trebui să spun ceva în sprijinul cuiva?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Ho chiesto a mia madre: "Dovrei sostenere qualcuno, politicamente?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Ich habe meine Mutter gefragt, ob ich für irgend jemanden ein Plädoyer halten sollte.
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Ik vroeg mijn moeder of ik steun voor iemand moest uitspreken.
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?J'ai demandé à ma mère, vous savez, si je devais dire quelque chose pour supporter quelqu'un?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?저는 어머니에게 '제가 누군가를 지지하는 말을 해야 할까요?"라고 물었습니다.
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Kysyin äidiltäni pitäisikö minun sanoa mitään kenenkään hyväksi.
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Megkérdeztem anyukámat, hogy támogassak-e valakit?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Spytałam mamy, czy mogę tu kogoś promować.
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Tôi hỏi mẹ "Con có nên nói điều gì để ủng hộ ai đó không?"
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Y me dijo: "¡Qué va! Insúltalos a todos, excepto a Ralph Nader".
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Попитах майка си - дали да казвам нещо в подкрепа на когото и да е?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?Я спросила маму, понимаете, должна ли выступать в поддержку кого-то?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?שאלתי את אימי, אתם יודעים; האם אני צריכה להביע תמיכה במישהו?
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?لقد سئلت والدتي ,, كما تعلمون ,, هل يجب أن أقول شيئاً لكي أدعم أحداً ؟
Anneme sordum, bilirsiniz, birini desteklemek için bir şey söylemeli miyim?そしたらママが言った。「とんでもない、みんなを野次り倒してやりなさい。でもラルフ・ネーダーは別よ。
Babamı öldüren kişinin baban olup olmadığını sordum.Αν το άτομο που σκότωσε τον πατέρα μου ήταν ο πατέρας του Παρκ Χε Γιουνγκ.
Babamı öldüren kişinin baban olup olmadığını sordum.هل الشخص الذي تسبب في موت والدي هو والدك بارك هاي يونغ؟
Bana bunu anlattı, ve anlatırken çok eğleniyor ve gülüyordu. Anlatması bitince ona sordum,Śmiał się, kiedy ją opowiadał, a kiedy skończył opowiadać, zapytałem:
Bana "San Francisco" dedi. Ona "Willie Brown'u tanıma ihtimalin var mı?" diye sordum.私は「もしかしてウィリー・ブラウンと知り合い?」 と言いました
Başkan'a sordum. Babamı öldüren kişinin baban olup olmadığını sordum.J'ai demandé au Président si c'était votre père qui a causé la mort de mon père.
Başkan'a sordum. Babamı öldüren kişinin baban olup olmadığını sordum.Megkérdeztem az Elnök urat, hogy aki az apám halálát okozta, az az apád volt-e.
Başkan'a sordum.Ρώτησα τον πρόεδρο.
Başkan'a sordum.لقد سألت الرئيس
Başlattıkları şey hakkında nasıl hissetiklerini sordum.Ho chiesto loro cosa provavano quando hanno cominciato.
Başlattıkları şey hakkında nasıl hissetiklerini sordum.Ich fragte sie, was sie davon halten, was sie angefangen haben.