Ana içeriğe geç
Sözlük

sordum ile cümle

sordum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,저는 이렇게 물어봤습니다.
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Lembro-me de perguntar a um rapaz de 9 anos,
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Megkérdeztem egy kilenc éves kisfiút:
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Opýtal som sa deväťročného chlapca,
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Spytałem dziewięcioletniego chłopca:
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Tôi hỏi cậu rằng
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Zeptal jsem se devítiletého chlapce,
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Ρώτησα ένα 9χρονο αγόρι,
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Попитах едно девет годишно момче:
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Я запитав 9-річного хлопчика:
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Я спросил девятилетнего парнишку:
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,שאלתי אותו
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,لقد سألته ،
9 yaşındaki bir çocuğa sordum,「男らしさにこだわらずに
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum. 9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Ich erinnere mich, dass ich einmal einen 9jährigen Jungen fragte:
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum. 9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Ik herinner me dat ik een 9-jarige jongen vroeg, ik vroeg aan een 9-jarige jongen:
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum. 9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Îmi amintesc întrebând un băiat de nouă ani, am întrebat un băiat de nouă ani,
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum. 9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Jag minns att jag frågade en 9 år gammal pojke; jag frågade en 9 år gammal pojke;
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum. 9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Je me souviens avoir demandé à un garçon de 9 ans, j'ai demandé à un garçon de 9 ans,
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum. 9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Recuerdo haberle preguntado a un niño de 9 años:
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum. 9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Ricordo di aver chiesto una volta ad un bimbo di nove anni... chiesi ad un bimbo di nove anni,
9 yaşındaki bir oğlan çocuğuna sormuştum. 9 yaşındaki bir çocuğa sordum,Saya ingat pernah bertanya kepada seorang anak laki-laki yang berusia 9 tahun
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.A gdym ja to słyszał a nie zrozumiałem, rzekłem: Panie mój! cóż za koniec będzie tych rzeczy?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.A ja, keď som to počul, a nerozumel som tomu, povedal som: Môj pane, čo bude po tom po všetkom?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.A když jsem já slyše, nerozuměl, řekl jsem: Pane můj, jaký konec bude těch věcí?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Eu am auzit, dar n'am înţeles; şi am zis: ,,Domnul meu, care va fi sfîrşitul acestor lucruri?``
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Eu, pois, ouvi, mas não entendi; por isso perguntei: Senhor meu, qual será o fim destas coisas?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.In jaz sem slišal, a nisem razumel; in rečem: Gospod moj, kaj bode posledek teh reči?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Io udii bene, ma non compresi, e dissi: «Mio Signore, quale sarà la fine di queste cose?»
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Ja minä kuulin, mutta en ymmärtänyt, ja minä sanoin: "Herrani, mikä on oleva näitten päätös?"
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.J`entendis, mais je ne compris pas; et je dis: Mon seigneur, quelle sera l`issue de ces choses?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.내가 듣고도 깨닫지 못한지라 내가 가로되 내 주여 이 모든 일의 결국이 어떠하겠삽나이까
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Och jag hörde detta, men förstod det icke; och jag frågade: »Min herre, vad bliver slutet på allt detta?»
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Og jeg hørte det, men fattede det ikke; så spurgte jeg: "Herre hvad er det sidste af disse Ting?"
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Og jeg hørte det, men forstod det ikke, og jeg sa: Herre! Hvad er det siste av disse ting?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.pedig hallám [ezt,] de nem értém, és mondám: Uram, mi lesz ezeknek vége?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Und ich hörte es; aber ich verstand's nicht und sprach: Mein Herr, was wird darnach werden?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Yo escuché, pero no entendí. Y dije: --Señor mío, ¿cuál será el final de estas cosas
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Και εγω ηκουσα, αλλα δεν ενοησα τοτε ειπον, Κυριε μου, ποιον το τελος τουτων;
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.И аз чух, но не разбрах. Тогава рекох: Господарю, мой, каква ще бъде сетнината на това?
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.Я слышал это, но не понял, и потому сказал: „господин мой! что же после этого будет?"
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.ואני שמעתי ולא אבין ואמרה אדני מה אחרית אלה׃
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.وانا سمعت وما فهمت. فقلت يا سيدي ما هي آخر هذه.
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.我 聽 見 這 話 、 卻 不 明 白 、 就 說 、 我 主 阿 、 這 些 事 的 結 局 是 怎 樣 呢
Adamın söylediklerini duydumsa da anlamadım. Bunun için, ‹‹Ey efendim, bunların sonu ne olacak?›› diye sordum.我 聽見這話 、 卻 不 明白 、 就 說 、 我 主阿 、 這些 事 的 結局 是 怎樣呢
Adresini okuldan aldım. Olan biteni sordum. Her şeyden haberim var.I rozpocząć raz jeszcze, od wybranego przez siebie miejsca.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.그러나 18개월 후에 왜 그가 저를 쏘려고 했는지 물었습니다.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Aber 18 Monate später, fragte ich ihn, warum er versucht hatte, mich zu erschießen.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Ale o 18 mesiacov som sa ho spýtal, prečo sa ma snažil zastreliť.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Ale o 18 měsíců později jsem se ho zeptal, proč se mě snažil zastřelit.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Ale po 18 miesiącach zapytałem go, dlaczego chciał mnie zastrzelić.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Dar 18 luni mai târziu l-am întrebat de ce a încercat să mă împuște.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.De 18 hónappal később megkérdeztem tőle, hogy miért próbált meg lelőni.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Ma 18 mesi dopo, gli ho chiesto perché aveva cercato di spararmi.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Maar 18 maanden later vroeg ik hem waarom hij me had geprobeerd neer te schieten.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Mais 18 mois plus tard, je lui ai demandé pourquoi il avait voulu me tuer.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Mas 18 meses depois, perguntei-lhe porque é que tinha tentado matar-me.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Men 18 månader senare, frågade jag honom varför han hade försökt skjuta mig.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Namun 18 bulan kemudian, saya bertanya mengapa dia mencoba menembak saya.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Nhưng 18 tháng sau, tôi đã hỏi anh ta tại sao anh ta lại muốn bắn tôi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod