Ana içeriğe geç
Sözlük

sordu ile cümle

sordu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Arkadaşı şaşırarak neden bahsettiği sordu ve Swift "Biliyorsun, şu kilisedeki söz...Helt förbryllad bad vännen om en förklaring och Swift svarade "Du vet, storma kyrkan.
Ne olduğunu sordum.Vad ska hon fråga?
3 "Öyleyse neye dayanarak vaftiz* oldunuz?" diye sordu.Man frågade honom "vad det är för en ny lära du förkunnar".
Anne: İlk ben sordum.Den första gång jag såg dig.
Hem çok şeyleri o münasebetle sordular."Vi har talat om dig i så många definitioner här.”
Bu olayın onu hala takip ettiğini, ondan korktuğunu ve herkesin onunla ilgili soru sorduğunu söyler.Hon berättar om allt som hänt, och han tycker synd om henne, så hon följer med honom hem.
O günden sonra hep "Babam nerede?" sorusunu sordum.З того часу я завжди запитував себе «Де мій тато?».
Kıza adını sorduğunda, kızın cevabı “Autumn” (Sonbahar) olur.Коли він запитує її ім'я, вона відповідає: «Отем» (Осінь).
Buna karşılık, Napolyon 16 yaşın altında ona 2000 güçlü bir siyah köle-asker göndermek için padişah sordu.У відповідь Наполеон попросив султана прислати йому 2 000 міцних чорних рабів-воїнів у віці 16 років.
En çok sordukları soru ise bir bireyin diktatörlük rejimi altında nasıl davranması gerektiğiydi.Найбільше вони обмірковували питання, як індивід має поводитися в умовах диктатури.
Bana mı sordun?Не запитують?
Ayrıca bana ülkemin durumunu ve imparatorluğumun büyüklüğünü sordunuz.Це також підривало внутрішню міцність та стійкість царства.
Muamba, ilk konuştuğunda oğlunun nerede olduğunu sordu.Фактично, Пила на самому початку сказав Метьюзу, де знаходиться його син.
'Niye?' diye sordum.«Чому?» - я спитав.
Sordum: "Hiç utanıyormusun"?На його запитання: «Тебе тут не ображають?»
Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” diye sordu.Що ви особисто думаєте з цього приводу?».
Ona göre Ahmet efendi, kapının arkasına gelip sordu: “Kimsin?Довідавшись про це, ігумен Павло вийшов до напасників і сказав: "Я є той, за ким шукаєте".
Ne olduğunu sordum.Що йому допрос?
Neden diye sordum.Спитаєте, чому?
Bu anlaşma 1985 yılına kadar sordu.Ця програма існувала до 1985 року.
Ayrıca bana yaşadığım yeri sordunuz.Постало питання, де жити.
Bazen de şu durumda hangi şarkıyı söylerdin diye sorduğu da oluyor.Або він запитував мене, яку пісню я хотів би заспівати в тій чи іншій ситуації.
Ann zehri yere döktü ve Holmes'e yalnızlık yüklerini beraber taşıyıp taşıyamayacaklarını sordu.Енн виливає отруту на землю і пропонує нести тягар самотності разом.
Nereye gideceğimi sordum.Я запитав, куди йти.
Tom Mary'ye John'un nerede yaşadığını sordu.Том запитав Мері, де живе Джон.
Tom Mary'ye John hakkında ne düşündüğünü sordu.Том запитав Мері, що вона думає про Джона.
O, bana niçin güldüğümü sordu.Він запитав мене, чому я сміюсь.
O, çok iyi bir soru sordu.Він поставив дуже добре запитання.
Ona adını sordum.Я запитав його, як його звати.
Tom bana Mary hakkında soru sordu.Том запитав мене про Мері.
Tom birkaç soru sordu.Том поставив кілька запитань.
Tom birkaç soru sordu.Том поставив декілька запитань.
Ona ne olduğunu sordum ama o bana anlatmak istemedi.Я запитав його, що трапилося, але він не захотів розповідати.
Ona ne olduğunu sordum ama o bana anlatmak istemedi.Я запитав її, що трапилося, але вона не захотіла розповідати.
Jana bana bir soru sordu.Яна поставила мені запитання.
O bize birkaç soru sordu.Вона поставила нам кілька запитань.
O bize birkaç soru sordu.Він поставив нам кілька запитань.
Tom bana ismimin ne olduğunu sordu.Том запитав, як мене звати.
Bana mı sordun?Ptali jste se.
Kardeşi James'e, nasıl ikisinin farklı ten renklerine sahip olduklarını sorduğunda o da aynı yanıtı almıştır.Jeho bratr James odpověděl podobně, když byl dotazován, jakto že jsou oba jiné rasy.
Ekim'de Del Rey, albümü için "İnsanlar bana sorduğunda, dürüst olmam gerekirse-neler olacağını bilmiyorum.V říjnu řekla, jaké jsou vyhlídky na album: "Když se mě lidé ptají, abych byla upřímná, tak vážně nevím.
Ne demek istiyoruz?" diye sordu.Kde to je?", zeptal se.
Neden diye sordum.Ta se ho ptá se proč?
Diye sordu.PožádalaKarla VI.
Dedesine bu durumu sorduğunda nenesinin midesini üşüttüğü cevabını alır.Když se je snaží zastavit, dostane babička Annie infarkt.
Sadece saçma sapan sorular sordu dedi.I tak ale kladla velmi ostré otázky.
'Niye?' diye sordum.Zeptá se "A teď?"
Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu.Zmučených věřících se vyptával, proč podstupují taková muka.
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.Cestou na Hostýn kázal panovník několikráte zastaviti a s potěšením užíval malebného rozhledu.
Albümün isminin nereden geldiğini sorduklarında Flowers; "Bilmiyorum.Întrebat de unde vine titlul albumului, Flowers a răspuns „Nu știu.
Bu anlaşma 1985 yılına kadar sordu.Acest aranjament a durat până în 1985.
Nebukadnezar, ona: "Seni, bana, secdeden alıkoyan nedir?" diye sordu.David îi răspunde: „Ce am eu cu voi, fiii Țeruiei, și pentru ce vă arătați astăzi protivnicii mei?
Hem çok şeyleri o münasebetle sordular."L-aș asculta de nenumărate ori."
Celadet Bey’e ‘Bu nedir’ diye sordum.Eu l-am întrebat pe Ghimpu: Asa e?
Aynı soruyu diğer öğrencilere de tek tek sordu.Pe unde? sau alte întrebări de același tip.
Diye sordu.I-am răspuns.
Herhangi biri beni sordu mu?A întrebat careva de mine?
Onun hakkında birilerine sordum.Am întrebat de el pe cineva.
Onun hakkında birilerine sordum.Am întrebat de ea pe cineva.
'Niye?' diye sordum.«De miért?» kérdezték.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod