Diye sordu.Он спросил.
Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu.И сказал змей жене: подлинно ли сказал Бог: не ешьте ни от какого дерева в раю?
O günden sonra hep "Babam nerede?" sorusunu sordum.С того времени я всегда спрашивал себя „Где мой папа?“.
Kızlar eve döndüğünde babaları "Nasıl oldu da eve erken geldiniz?" diye sordu.Когда девушки возвратились домой, их отец спросил: «Что вы так скоро пришли сегодня?».
Ne olduğunu sordum.Что спрашивают?
Buna karşılık, Napolyon 16 yaşın altında ona 2000 güçlü bir siyah köle-asker göndermek için padişah sordu.В ответ Наполеон попросил султана прислать ему 2000 крепких чёрных рабов-воинов в возрасте 16 лет.
Dehşete kapılan Harun Reşit büyük bir üzüntüyle sordu: "–Behlûl!Рядовой Князев (из состава знамённой группы): «Страшно было, когда в само здание проникли.
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.В свой последний день Домициан очень тревожился и спросил слугу, который час.
Yeryüzünde ilk inşa edilen mescid hangisidir?” diye sordum.Первый же вопрос на земле был: «Кого вы сбили?»
Neden diye sordum.Он спрашивает, почему.
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.Он собрал в ней ответы на свои вопросы и вопросы других.
Kırmızı Başlıklı Kız kurda "Neden senin ağzın bu kadar büyük?" diye sordu.(«О мистер Кроули, что пошло не так в вашей голове?»).
Ne demek istiyoruz?" diye sordu.«Что ты?» спросил он.
'Niye?' diye sordum.Спрашиваю: «Почему?»
Russell T Davies'in rolü e-posta aracılığıyla Eccleston'a sorduğu ortaya çıkmıştır.По словам Дэйвиса Экклестон связался с ним по электронной почте.
O da: "Resulullah'a sordum, kendisi: Bana bu şekilde söylendi, ben de bu şekilde size söyledim buyurdu.Ведь Пророк Мухаммад говорил: «Я был послан лишь для того, чтобы завершить прекрасную нравственность».
Nebukadnezar, ona: "Seni, bana, secdeden alıkoyan nedir?" diye sordu.А старец простодушно спросил: «Да на чем же ты послал их, господин мой?»
Bunun üzerine eşi, kendisini neyle bağlarsa kurtulamayacağını sordu.Впоследствии он упоминает, что не смог сдержать своего обещания Обито (защищать Рин).
Çekinerek, buradan para alıp alamayacaklarını sordular (ve şüphesiz bu para onlarındı).У них не спрашивали ни документы, ни причины, по которым они впали в немилость.
50 yıldır sorduğu sorunun cevabını artık bulmak zorundadır.У него ушло 50 лет, на то, чтобы найти способ вернуться в своё время.
Bana mı sordun?Ты забыл меня?
Tek ayağı çıplak genci yanına çağırdı; kim olduğunu sordu.Девушка дергала один из торчащих листьев и спрашивала, кто это.
Bana sordu ne dersin diye...Что делать спросил он меня...
7 Melek bana, “Neden şaştın?” diye sordu.Скажи мне, о ангел, чего испугался ты?
Dennis ertesi gün ona gece yaşanan olayı sorduğunda Kristi konuştuğu kişinin Toby olduğunu söyler.Когда Деннис спрашивает её об этом, Кристи говорит, что это был Тоби.
Sonra, "Kutsamak için bana bir hak ayırmadın mı?" diye sordu.Что не спросил меня, я сказал (ответил)».
Hem çok şeyleri o münasebetle sordular."Я говорил это много раз».
Aslında tüm kaydı Pharrell'la yapabileceğini düşündüm ve Tim'e 'Nasıl uyum sağlayacağız?' diye sordum.Я думал, что она сможет делать все записи с Фаррелом, если захочет, то спросит: «Что бы нам подошло вместе?»
Kıza adını sorduğunda, kızın cevabı “Autumn” (Sonbahar) olur.На вопрос о том, как её зовут, сестра мужским голосом отвечает: «Грандье».
Lorch, Genry'nin kim olduğunu sorduğunda Arya ona ölen Lommy'nin Gendry olduğunu söyleyerek kandırır.Арья обманывает Лорха, указывая на убитого Ломми, как будто это и был Джендри.
Pope ona neden onun yanında kalmak istiyorsun diye sordu, Michael "çünkü o benim ağabeyim" dedi.Он мне матом ответил: „Вы его помощник, что меня спрашиваете“.
“Bu yaptı’ı normal mi?” diye sordu Godrimir.«Готов ли он сражаться?», спросил Гейдж.
Çocukların sorduğu bazı sorular şöyledir: Neden bu gece diğer bütün gecelerden farklıdır?А во-вторых — зададимся вопросом, что из себя представляют все ночные клубы подобного рода?
Sonra öğrenciye ne gördüğünü sordu.Ей рассказали тогда про студента.
Ne olduğunu sordum.وأتساءل ماذا كان.
Bu yeni adın ne olabileceğini sordu.فتسائل عن كيفية إيجاد الاسم الجديد.
Bunun üzerine eşi, kendisini neyle bağlarsa kurtulamayacağını sordu.وحديث أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال لا يسأل رجل فيم ضرب امرأته الوارد في سنن أبي داود لهو حديث ضعيف.
Bana mı sordun?ما تسألنيش.
(Kur'an, İsra/36) Muhammed Peygamber "Gıybet nedir bilir misiniz?" diye sordu.فقال: من ذا يا محمد؟ ما أفظه وأغلظه!!
Sonra peki dedi, şiveni de düzeltmemişsin, düzeltemedin mi diye sordu.فردت، فقال: لا بأس بالحق أن تقوليه، إن هذا زعم أنك جئت تشتكين زوجك، أنه يجتنب فراشك.
Ayrıca bana yaşadığım yeri sordunuz.ورأيت مرة أخرى المكان الذي كنت قد حفرته.
Diye sordu.ويسألونك.
Çekinerek, buradan para alıp alamayacaklarını sordular (ve şüphesiz bu para onlarındı).وسألته ألا يخاف الموت، بل يخاف من يُهلك النفس والجسد معًا، وألا يجامل الإمبراطور على حساب إيمانه وأبديته.
Hem çok şeyleri o münasebetle sordular."وتجعلني أختبر الكثير من الأشياء!".
Nebukadnezar, ona: "Seni, bana, secdeden alıkoyan nedir?" diye sordu.قال: " من وافدك؟ " قالت: عدي بن حاتم.
O günden sonra hep "Babam nerede?" sorusunu sordum.سألته: من أين لك هذا؟ فأجاب: من أبي.
Ona göre Ahmet efendi, kapının arkasına gelip sordu: “Kimsin?وبعدما تباسط معه الحديث خرج جمال باشا وهو يقول لمرافقيه: «ما هذا الرجل!
“Bu yaptı’ı normal mi?” diye sordu Godrimir.سنساعدهم بكل الطرق الممكنة" قال السيد قاديروف.
Ayrıca bana ülkemin durumunu ve imparatorluğumun büyüklüğünü sordunuz.وذلك راجع إلى طبيعة الإمبراطورية وامتدادها الجغرافي.
Al-Saib sordu: Çöplükte uyumak ha? Kötü kokulu bir tecrübe olmalı.سأل الصائب: "النوم في القمامة، هاه؟ لا بد أن تلك كانت تجربة كريهة الرائحة".
Dima kızgın bir sesle sordu: "Nubz? Bu bir oyun değil Saib! Bu hayatın kendisi!سأل ديما وفي صوته لمحة من غضب: "نوبز؟ هذه ليست لعبةً يا صائب! هذه هي الحياة الحقيقية!"
Tom bana sorunun ne olduğunu sordu.سألني توم عن حقيقة المشكلة.
Tom Mary'ye ona yardım edip etmeyeceğini sordu.سأل توم ماري إن كان بإمكانها مساعدته.
Kıza adını sorduğunda, kızın cevabı “Autumn” (Sonbahar) olur.Ele lhe pede o nome dela, e ela responde: "Autumn" ("Outono", em inglês).
7 Melek bana, “Neden şaştın?” diye sordu.O anjo perguntou-me: Por que te admiraste?
Diye sordu.Ele perguntou.
Albümün isminin nereden geldiğini sorduklarında Flowers; "Bilmiyorum.Quando perguntado sobre o título do álbum, Flowers disse: "Eu não sei.
Flair, Asuka'ya hazır olduğunu söyledi ama Asuka'ya kendisi için hazır olup olmadığını sordu.Flair disse que ela estava pronta para Asuka, mas perguntou a Asuka se ela estava pronta para ela.
Hiçbiri seni yargılamadı mı?» diye sordu.Kadın, «Hiçbiri, efendim» dedi.Ninguém te condenou?' (11) Disse ela: 'Ninguém, Senhor.'
Şarkıyı bitiremedi ve Stefani'ye sordu, eğer o isteseydi sözleri yazacaktı.Ele não conseguiu terminar a canção e perguntou a Stefani se ela gostaria de ser co-autora da letra.