Ana içeriğe geç
Sözlük

sopa ile cümle

sopa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Olen yllättynyt, että pelaajan kun jalkakäytävällä minun kiinni.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Překvapil jsem vás porazil na chodníku se svou holí.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Prekvapil som vás porazil na chodníku so svojou palicou.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Te-am surprins de bătaie pe trotuar, cu stick-mea.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Ti ho sorpreso battendo sul pavimento con il bastone.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Tôi ngạc nhiên khi bạn đánh bại khi vỉa hè với một cây gậy của tôi.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Σας εξέπληξε με το κτύπημα επάνω στο πεζοδρόμιο με το ραβδί μου.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Аз ли изненадан от побой по тротоара с моя стик.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Я здивований, що ви, перемігши на тротуарі з моєю палицею.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.Я удивлен, что вы, победив на тротуаре с моей палкой.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.אני מופתע שאתה ממכות על המדרכה עם המקל שלי.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.فوجئت بك عن طريق الضرب على الرصيف مع العصا.
Ben benim sopa ile kaldırım üzerine yenerek şaşırttı.私はセラーの前面または後ろに伸ばしているかどうかを把握された。
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Als Kind hatte ich Sammlungen von Stöckern, Steinen, Kieseln und Muscheln.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Când eram mică, aveam diverse colecții de bețe, roci, pietricele și scoici.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Da bambina avevo tante raccolte di bastoncini, di pietre, di sassi e di conchiglie.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.De niña yo tenía muchas colecciones: de palos, piedras, guijarros y conchas.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Gyerekként rengeteg gyüjteményem volt botokból, kövekből és kavicsokból és kagylókból.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Když jsem byla malá, měla jsem spoustu sbírek klacíků a kamínků a oblázků a mušliček.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Keď som bola malá, mala som niekoľko zbierok nálepiek, kameňov, okruhliakov a mušlí.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Ketika saya masih anak-anak, saya memiliki banyak kumpulan ranting, batuan, kerikil, dan kerang.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Khi còn nhỏ, tôi có hàng loạt bộ sưu tập que, đá, sỏi và vỏ sò.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.제가 어렸을때 저는 나무작대기, 돌, 자갈 그리고 조개껍질 같은 것을 모았었지요.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.När jag var liten så hade jag flera olika samlingar av pinnar och stenar och grus och snäckor.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Quand j"étais enfant, j'avais plusieurs collections de bâtons, de cailloux, de galets et de coquillages.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Quando eu era pequena, fazia muitas coleções de paus e pedras e seixos e conchas.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Toen ik een kind was, had ik vele verzamelingen van stokken, stenen, kiezelstenen en schelpen.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.W dzieciństwie z zapałem kolekcjonowałam patyki, kamienie małe i duże oraz muszelki.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Όταν ήμουν παιδί, είχα πολλές συλλογές από ξυλάκια και πέτρες και μάρμαρα και κοχύλια.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Когато бях дете, имах различни сбирки от пръчки и камъни, и камъчета, и черупки.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Когда я была маленькой, у меня были многочисленные коллекции палочек, камней, гальки и ракушек.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Коли я була дитиною, то мала величезні колекції наклейок, камінців, ракушок.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.כשהייתי ילדה, היו לי אוספים רבים של מקלות ואבנים וחלוקי נחל וקונכיות.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.عندما كنت طفلا، كان عندي مجموعات مشكّلة مختلفة من عصي وأحجار وحصي وأصداف.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.小石や貝殻などを沢山集めていたものですが なぜか今の子はそういうことをしません
Ben yeteri kadar sopa yedim zaten bir de sen yeme.Γι' αυτό δεν πάει τίποτα καλά εδώ μέσα!
Ben yeteri kadar sopa yedim zaten bir de sen yeme.Достатъчно е, че мен ме наби.
[beyzbol sopası vuruşu sesi] [koro müziği][sonido del bate de béisbol golpeando] [Música Coral]
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıEratosthenes mengetahui fakta lain.
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıEratosthenes visste en sak till.
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayı알렉산드리아의 땅에 꽂아둔 막대기가 같은 시간, 같은 날 정오,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıŞtia că un băţ înfipt în pământ în Alexandria în acelaşi moment şi în aceeaşi zi, la prânz,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıהוא ידע שמוט שתקוע באדמה באלכסנדריה בדיוק באותו זמן ובאותו יום, בצהריים,
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıعلم أن العصا المغروسة في الأرض في الإسكندرية في نفس الوقت في نفس اليوم، عند الظهيرة،
Biliyordu ki, aynı anda, aynı gün, ekinoksta, öğle vakti güneş tepedeyken bir sopayıアレクサンドリアで 地面に棒を立てると 棒に影ができて
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Az ütő a pénisz, a bolyhos "dogout" az pedig a vulva, vagy a vagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Een knuppel is een penis, en een 'nappy dugout' is een vulva of een vagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Ein Schläger ist ein Penis, und ein grasiges Erdloch sind Schamlippen, oder eine Vagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.El bate es el pene, y el foso es la vulva o vagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.방망이는 음경이고 더그아웃은 외음부를 말합니다.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.La mazza rappresenta il pene, e il "dugout irsuto" è la vulva, o la vagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.O bâtă este un penis, iar o tuşă scămoasă este o vulvă, sau un vagin
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Pálka je penis, a střídačka je vagína.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Pálka predstavuje penis, a "zarastená striedačka" je vulva alebo vagína.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Pałka to penis, a szatnia to srom lub wagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Pemukul adalah penis, dan nappy dugout (ruang istirahat pemain) adalah vulva, atau vagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Une batte, c'est un pénis
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Το ρόπαλο είναι το πέος και ο "κατσαρός πάγκος" είναι το αιδοίο ή ο κόλπος.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Бита — это пенис, а "пушистая скамейка" — вульва или вагина.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Біта - це чоловічий пеніс, "пухнаста лава запасних" - вульва або піхва.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod