Musa, sopasını attı, sopa hemen apaçık görünen koca bir ejderha oldu.So (Moses) cast his staff, and lo, it turned into a living serpent.
İplerini sopalarını attılar ve Firavun'un yüceliği hakkı için dediler, biz elbette üst olacağız.So they cast their ropes and rods, and said: "By the glory of Pharaoh, we shall be victorious."
Derken Musa da sopasını attı, sopa, hemen onların düzüp meydana getirdiği şeyleri yutmaya başladı.Then Moses threw down his staff, and lo, it swallowed up their conjurations.
Derken Musa'ya, sopanı denize vur diye vahyettik.We commanded Moses: "Smite the sea with your staff."
Ve at sopanı.Throw down your staff."
Ve at sopanı yere.Throw down your staff."
Bir de baktı ki, büyüleri sayesinde ipleri ve sopaları, kendisine gerçekten koşuyor gibi görünüyor.You cast it first" Then it seemed to Moses that by their magic their cords and rods were flying;
Musa'ya, at sopanı diye vahyettik.And We revealed to Moses: 'Cast thy staff!'
Sopam dedi, ona dayanırım, davarlarıma yaprak silkerim onunla, başka işler de yaparım onunla.He said, “This is my staff. I lean on it, and herd my sheep with it, and I have other uses for it.”
Sopayı Hareket Ettirmek için Fareyi EtkinleştirEnable & Mouse for Moving Putter
Başsavcı, "Şartlılık eşsiz bir teşviktir, hem havuç hem de sopadır." dedi."Conditionality is a unique incentive, it is both a carrot and a stick," she said.
1901: Başkan Theodore Roosevelt şöyle diyor: "Yumuşak konuş ve büyük bir sopa taşı."1901: President Theodore Roosevelt proclaims: "Speak softly and carry a big stick."
Haamonga kelimesi, "omuz üzerinden taşınan, her iki ucunda yükler olan bir sopa" anlamına gelir.The word haʻamonga means "a stick with loads on both ends, carried over the shoulder".
Dhol sopalarla, tokalarla veya ellerin avuç içi ve parmaklarla çalınabilmektedir.The dhol may be played with sticks, mallets, or with the palms of the hands and the fingers.
Coyote, söğüt ve kızılcık sopaları ayırdı, boyadı ve toprağa dik bir şekilde yerleştirdi.Coyote split up some willow and dogwood sticks, painted them, and set them upright in the dirt.
Pomo halkını çamurdan, Miwok halkını da sopalardan yaptı. [1]He made the Pomo people from mud and the Miwok people out of sticks.[1]
Yerde palalar ve beyzbol sopaları gördük.We saw machetes and baseball bats on the ground.
Sopa Paraguaya ve pastel / Carta de Choclo öğle veya akşam yemeklerinde yenir.Sopa Paraguaya and pastel/Carta de Choclo are eaten for lunch or dinner.
Soparnik, Dalmaçya pazı dolgulu bir turtadır.Soparnik is a Dalmatian chard-filled pie.
Hokey sopaları buz hokeyi sopalarına benzer.The hockey sticks are like normal ice hockey sticks.
Karbon fiberden yapılmış kızak hokeyi sopalarıCarbon fiber sledge hockey sticks
Daireseldi, sığdı ve avuç içi ya da sopayla dövülürek çalınırdı.It was circular, shallow, and beaten with the palm of the hand or a stick.
Üst Paleolitik dönemde taşlar ve sopalar başlıca av araçlarıydı.Clubs, stones and sticks were the primary hunting tools during the Upper Paleolithic period.
Havuç ve sopa Ödül sistemiFalse confession Carrot and stick
Bir süpürge sopası düğün töreninin 1899 çizimi.An 1899 illustration of a broomstick wedding ceremony.
Bu isim Musa'nın elinde tuttuğu sopalara atıfta bulunur.The name refers to the sticks held by Moses.
Mahalleliler yıkım ekiplerine taş ve sopalarla direndi.Die Anwohner stellten sich den Abbruchmannschaften mit Steinen und Stöcken entgegen.
Polisler burnu ele geçirirler; ona bir sopa çekerler ve Kovalyov'a geri verirler.Der Polizist, der die Nase festgenommen hat, wickelt sie in ein Stück Papier und bringt sie Kowaljow.
Bunun üzerine Parise hakeme koştu ve sopasını hakemin kafasına doğru salladı.Daraufhin lief Parisé zum Schiedsrichter und schwang seinen Schläger in Richtung dessen Kopf.
Bir de baktı ki, büyüleri sâyesinde ipleri ve sopaları, kendisine gerçekten koşuyor gibi görünüyor.Er schaut die einen Palmwedel als Siegeszeichen haltende Göttin schmachtend an und kniet vor ihr nieder.
Her ikisi de aynı şekilde ellerini havaya kaldırmıştır ve bir sopa tutmaktadırlar.Beide umhalsen sich mit jeweils einem Arm, wobei er ihr in den Ausschnitt greift.
Elinde çoğu zaman hayvan başlı bir sopası veya topuzu bulunur.Zur Unterstützung besitzt sie am Hinterleib meist breite Haar- oder Borstensäume.
Beyzbol sopası birkaç kısımdan oluşmaktadır.Das Baseball-Zentrum besteht aus zwei Stadien.
Sopalarla, balta saplarıyla dövülmüşler.Ihre Hände wurden mit Hämmern geschlagen.
Bize aba altından sopa gösteriyor.Der weist Hella erbost von der Alm.
El ya da sopayla çalınır.Sie lässt sich mit Händen oder einem Stock spielen.
Bir sopa ve kafatasından içki kupası (kapala) tutar .Sie betäubt ihn mit einem Getränk und fesselt ihn.
Boom sopasını kullanır.Postume Ausgaben Wellen.
Bu sopa, koruma sağlanması için birçok ay boyunca bir ateşin üzerine yerleştirilirdi.Ce bâton est placé au-dessus d'un feu pendant plusieurs mois afin d'en assurer la conservation.
Polat tarafından beyzbol sopasıyla dövülerek öldürüldü.Il a été battu à mort avec une batte de baseball.
Sopasıyla beraber birini seçer ve ona vurmaya başlar.L'un d'eux le saisit et va le frapper.
Sopalarla, balta saplarıyla dövülmüşler.Avant la question, ils étaient rossés avec des bâtons.
Çevgan: Golf sopasına benzeyen bir sopa.)Le Golf (How to Play Golf).
Aksi halde sopayı yer.Sinon, c'est à Bûges.
Havuç ve sopa, İngilizce deyim.Son nom veut dire « bulle et couic » en anglais.
Çocuğun kolunun altında bir beyzbol sopası var.El niño lleva un bat de béisbol bajo el brazo.
Erişim tarihi: 17 Ocak 2012. ^ "Rupert Murdoch Sopa attack rebuffed by Google".Consultado el 17 de enero de 2012. «Rupert Murdoch Sopa attack rebuffed by Google».
Karanlık bir figür içeri girip onu golf sopasıyla öldürüyor.Una figura oscura choca contra el cuarto y la mata con un palo de golf.
Çünkü insanlar sopalar ile vuruluyorlardı.Porque la gente estaba siendo golpeada con porras.
Polat tarafından beyzbol sopasıyla dövülerek öldürüldü.Este fue golpeado con bates de béisbol hasta morir.
Sopalar nazik ve dikkatlice elden ele geçirilir.Las capturas serán tratadas con el máximo cuidado y respeto.
Polisler burnu ele geçirirler; ona bir sopa çekerler ve Kovalyov'a geri verirler.Atrapan a la nariz, la pegan y se la devuelven a Kovalyov; sin embargo, es incapaz de volver a pegársela.
Sopalarla, balta saplarıyla dövülmüşler.Se percutía con palos con punta de caucho.
Aralık 2011'de SOPA, ABD Yargı Heyeti gündemine alındı.La ACLU presentó una apelación a la Corte Suprema de Estados Unidos en diciembre de 2010.
Beyzbol sopası birkaç kısımdan oluşmaktadır.La palliata è costituita da diverse parti.
Meleğin Sopası: Angemon taşıdığı asayla bir atak yapar.Colpo dell'Angelo: Un attacco portato con il bastone che Angemon ha con sé.
Sopasını kazığa en yakın atan kazanır.Ha la particolarità di risorgere nella cassaforte più vicina.
Sopasıyla beraber birini seçer ve ona vurmaya başlar.Он оскорбляет одного из них, и они начинают избивать его.
Kendine bir sopa yapmıştır.Собственную дачу кому-то отдал.
Ayrıca sopalarını rakibi engellemek ve bloklamak için de kullanabilirler.Также на сайте есть возможность пожаловаться на неприятных пользователей или заблокировать их.