sopa ile cümle

sopa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Allontani da me la sua verga sì che non mi spaventi il suo terrore
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Er nehme von mir seine Rute und lasse seinen Schrecken von mir,
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Fried han mig for sin Stok, og skræmmed hans Rædsler mig ikke,
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.ja ottaisi hänen vitsansa pois minun päältäni, niin ettei hänen kauhunsa peljättäisi minua;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Kdyby odjal ode mne prut svůj, a strach jeho aby mne nekormoutil,
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.주께서 그 막대기를 내게서 떠나게 하시고 그 위엄으로 나를 두렵게 하지 아니 하시기를 원하노라
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Laat Hij toch ophouden mij te slaan, zodat ik niet langer in angst voor Zijn straf hoef te leven!
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Må han blott vända av från mig sitt ris, och må fruktan för honom ej förskräcka mig;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Når han bare tok sitt ris bort fra mig, og hans redsler ikke skremte mig!
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Nech odníme odo mňa svoj prút, a nech ma nedesí jeho strach,
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Niech tylko zdejmie zemnie rózgę swoję, a strach jego niech mię nie straszy;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.¡Que quite de sobre mí su vara, y que no me espante su terror
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Qu`il retire sa verge de dessus moi, Que ses terreurs ne me troublent plus;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Să-Şi tragă însă varga deasupra mea, şi să nu mă mai turbure spaima Lui.
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Semoga Allah berhenti menghukum aku dan menjauhkan kedahsyatan-Nya daripadaku
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Tire ele a sua vara de cima de mim, e não me amedronte o seu terror;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Ước gì Chúa rút roi Ngài khỏi tôi , Khiến sự kinh khiếp của Ngài chớ làm rối_loạn tôi nữa ;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Ước gì Chúa rút roi Ngài khỏi tôi, Khiến sự kinh khiếp của Ngài chớ làm rối loạn tôi nữa;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Venné csak el rólam az õ veszszejét, és az õ rettentésével ne rettegtetne engem:
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Ας απομακρυνη απ' εμου την ραβδον αυτου, και ο φοβος αυτου ας μη με εκπληττη
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Да отстранит Он от меня жезл Свой, и страх Его да не ужасает меня, –
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Нека оттегли от мене тоягата Си, И ужасът Му да не ме уплашва.
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.יסר מעלי שבטו ואמתו אל תבעתני׃
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.ليرفع عني عصاه ولا يبغتني رعبه
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.願 他 把 杖 離 開 我 、 不 使 驚 惶 威 嚇 我
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.願他 把 杖離開 我 、 不 使 驚惶 威嚇我
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.톨스토이는 그 막대에 사로잡혔지만, 결국 찾아내지 못했지요.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.TolstoÏ devint obsédé par ce bâton, mais il ne le trouva jamais.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoi se obsesionó con ese palo, pero nunca lo encontró.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoi verzehrte sich nach diesem Zweig, aber er konnte ihn nicht finden.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tołstoj był zaabsorbowany tym patykiem, ale nigdy go nie znalazł.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoj fu ossessionato da quel bastoncino, ma non lo trovò mai.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoj werd geobsedeerd door die stok, die hij nooit vond.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoy đã sống, ám ảnh về cây gậy đó, nhưng không bao giờ tìm ra nó.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoy menjadi terobsesi pada tongkat itu, namun dia tidak pernah menemukannya.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolsztoj a pálca rabjává vált, bár meg sosem találta.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Ο Τολστόι αναλώθηκε στην εύρεση αυτού του ραβδιού αλλά δεν το βρήκε ποτέ.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Толстой бил завладян от тази пръчка, но никога не я намерил.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Толстой был одержим этой палочкой, но так её и не нашёл.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Толстой втратив сон через той патичок, але так і не знайшов його.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.טולסטוי נעשה אחוז דיבוק לגבי המקל, אך מעולם לא מצא אותו.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.أصبح "تولستوي" مهوّسا بتلك العصا، ولكن لم يجدها ابدأ.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.事実彼は その棒があると信じた渓谷に 埋葬してもらったのです
Tutuklandýktan bir yýl sonra SOPA zaferini tattý, mutluluđuna ţaţýrmamak gerek.Du ved, han vinder over SOPA et år efter han blev anholdt. Det er ikke et utvetydigt lykkeligt øjeblik.
Tutuklandýktan bir yýl sonra SOPA zaferini tattý, mutluluđuna ţaţýrmamak gerek.Riesce a bloccare il SOPA un anno dopo essere stato arrestato. Era un periodo chiaramente felice.
Tutuklandýktan bir yýl sonra SOPA zaferini tattý, mutluluđuna ţaţýrmamak gerek.Sabes, él gana el asunto SOPA un año después de ser arrestado. No son momentos de ambigua felicidad.
Tutuklandýktan bir yýl sonra SOPA zaferini tattý, mutluluđuna ţaţýrmamak gerek.Víte, vyhrál nad SOPA rok po tom, co byl zatčen. Tohle není jednoznačně šťastná chvíle, děje se toho spousta.
Tutuklandýktan bir yýl sonra SOPA zaferini tattý, mutluluđuna ţaţýrmamak gerek.Vous savez, il a vaincu SOPA un an après son arrestation. Ces instants de bonheur étaient ambigus.
Tutuklandýktan bir yýl sonra SOPA zaferini tattý, mutluluđuna ţaţýrmamak gerek.Ξέρετε, κερδίζει το SOPA ένα χρόνο μετά αφού έχει συλληφθεί. Δεν είναι αδιαμφισβήτητα ευτυχισμένες στιγμές.
Tutuklandýktan bir yýl sonra SOPA zaferini tattý, mutluluđuna ţaţýrmamak gerek.Вы знаете, он выигрывает в SOPA через год после его арестовывают. Это не однозначно счастливых моментов.
Tutuklandýktan bir yýl sonra SOPA zaferini tattý, mutluluđuna ţaţýrmamak gerek..انتصر في سوبا بعد سنة من اعتقاله .ليس عصيا أن نرى أن اللحظة سعيدة
Tutuklandýktan bir yýl sonra SOPA zaferini tattý, mutluluđuna ţaţýrmamak gerek.明らかに幸せな瞬間とは言えなかった。 多くのことが進行中でした。 彼はとても政治的プロセスへの参加に 順応していたので、彼を止められなかった。
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Ai da Assíria, a vara da minha ira, porque a minha indignação é como bordão nas suas mãos.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır."¡Ay de Asiria, la vara de mi ira! Pues en su mano está puesto el garrote de mi furor
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Běda Assurovi, metle hněvu mého, ačkoli hůl rozhněvání mého jest v rukou jeho,
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Beda Assúrovi, prútu môjho hnevu, a palicou je on v ich ruke, palicou môjho rozhnevania.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Biada Assurowi, rózdze gniewu mego! chociaż kij rozgniewania mego jest w ręku jego.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Gorje Asircu, ki je šiba jeze moje in palica v roki njegovi togota moja!
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Hỡi A-si-ri , là cái roi của sự thạnh nộ ta ! Cái gậy cầm trong tay nó là sự tức_giận của ta vậy !
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Hỡi A-si-ri, là cái roi của sự thạnh nộ ta! Cái gậy cầm trong tay nó là sự tức giận của ta vậy!

İlgili Sayfalar