"Sucul kuyruksuz maymun" teorisini, bir boşluğu korumak için sopayla kovuyorlar.انهم يبطلون النظرية المائية ليحموا شيئاً فارغاً
"Sucul kuyruksuz maymun" teorisini, bir boşluğu korumak için sopayla kovuyorlar.アクア説を避けているのです (会場: 笑い声)
Su dolu bir kaba koyarak, bir lolly pop sopa alarak başlayınBegin met het nemen van een lolly pop stok, waardoor het in een kom met water
Su dolu bir kaba koyarak, bir lolly pop sopa alarak başlayınBeginnen Sie, indem Sie eine Lolly Pop-Stick, legt es in eine Schüssel mit Wasser
Su dolu bir kaba koyarak, bir lolly pop sopa alarak başlayınIniziate prendendo un bastone pop lolly, mettendolo in una ciotola di acqua
Su dolu bir kaba koyarak, bir lolly pop sopa alarak başlayınStart by taking a lolly pop stick, putting it in a bowl of water
Su dolu bir kaba koyarak, bir lolly pop sopa alarak başlayınStart med at tage en lolly pop stick, sætte det i en skål med vand
Su dolu bir kaba koyarak, bir lolly pop sopa alarak başlayınZacznij od robienia patyku kij pop, wprowadzenie go w misce z wodą
Su dolu bir kaba koyarak, bir lolly pop sopa alarak başlayınЗапочнете, като вземете поп стик от сладолед и го поствете в чаша вода
Su dolu bir kaba koyarak, bir lolly pop sopa alarak başlayınНачните с палкой Лолли Поп, положить его в миску с водой
Su dolu bir kaba koyarak, bir lolly pop sopa alarak başlayınそして、それは半時間浸して放置。
Şuraya bir sopa koysam, bu yönde iterim, ama biraz da bu yönde iterim. - -Gdybym miał przy sobie mały patyk, popchnąłbym go w tym kierunku, z nie taką wielką siłą w tamtym kierunku.
Şuraya bir sopa koysam, bu yönde iterim, ama biraz da bu yönde iterim. - -Si yo tuviera una pequeña vara aquí, y la empujara en esta dirección, no con gran magnitud en esa dirección.
Şuraya bir sopa koysam, bu yönde iterim, ama biraz da bu yönde iterim. -אם היה לי מקל קטן כאן, הייתי דוחף בכיוון הזה, בלי רכיב גדול
Swartz'ýn SOPA'da ustalýkla uyguladýđý gibi meclise baţvurmak örneđin.Vous pouvez aller au Congrès, Swartz l'a bien démontré contre SOPA.
Swartz'ýn SOPA'da ustalýkla uyguladýđý gibi meclise baţvurmak örneđin.Там собирается Конгресса, как и Шварц так мастерски с SOPA,
Swartz'ýn SOPA'da ustalýkla uyguladýđý gibi meclise baţvurmak örneđin..يمكن أن تذهب للكونغرس كما فعل سوارتز ببراعة مع سوبا
Swartz'ýn SOPA'da ustalýkla uyguladýđý gibi meclise baţvurmak örneđin.さもなければある意味法律を無効にしようと 法に違反することもできます、
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Allontani da me la sua verga sì che non mi spaventi il suo terrore
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Er nehme von mir seine Rute und lasse seinen Schrecken von mir,
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Fried han mig for sin Stok, og skræmmed hans Rædsler mig ikke,
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.ja ottaisi hänen vitsansa pois minun päältäni, niin ettei hänen kauhunsa peljättäisi minua;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Kdyby odjal ode mne prut svůj, a strach jeho aby mne nekormoutil,
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.주께서 그 막대기를 내게서 떠나게 하시고 그 위엄으로 나를 두렵게 하지 아니 하시기를 원하노라
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Laat Hij toch ophouden mij te slaan, zodat ik niet langer in angst voor Zijn straf hoef te leven!
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Må han blott vända av från mig sitt ris, och må fruktan för honom ej förskräcka mig;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Når han bare tok sitt ris bort fra mig, og hans redsler ikke skremte mig!
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Nech odníme odo mňa svoj prút, a nech ma nedesí jeho strach,
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Niech tylko zdejmie zemnie rózgę swoję, a strach jego niech mię nie straszy;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.¡Que quite de sobre mí su vara, y que no me espante su terror
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Qu`il retire sa verge de dessus moi, Que ses terreurs ne me troublent plus;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Să-Şi tragă însă varga deasupra mea, şi să nu mă mai turbure spaima Lui.
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Semoga Allah berhenti menghukum aku dan menjauhkan kedahsyatan-Nya daripadaku
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Tire ele a sua vara de cima de mim, e não me amedronte o seu terror;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Ước gì Chúa rút roi Ngài khỏi tôi , Khiến sự kinh khiếp của Ngài chớ làm rối_loạn tôi nữa ;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Ước gì Chúa rút roi Ngài khỏi tôi, Khiến sự kinh khiếp của Ngài chớ làm rối loạn tôi nữa;
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Venné csak el rólam az õ veszszejét, és az õ rettentésével ne rettegtetne engem:
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Ας απομακρυνη απ' εμου την ραβδον αυτου, και ο φοβος αυτου ας μη με εκπληττη
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Да отстранит Он от меня жезл Свой, и страх Его да не ужасает меня, –
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.Нека оттегли от мене тоягата Си, И ужасът Му да не ме уплашва.
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.יסר מעלי שבטו ואמתו אל תבעתני׃
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.ليرفع عني عصاه ولا يبغتني رعبه
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.願 他 把 杖 離 開 我 、 不 使 驚 惶 威 嚇 我
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.願他 把 杖離開 我 、 不 使 驚惶 威嚇我
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.톨스토이는 그 막대에 사로잡혔지만, 결국 찾아내지 못했지요.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.TolstoÏ devint obsédé par ce bâton, mais il ne le trouva jamais.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoi se obsesionó con ese palo, pero nunca lo encontró.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoi verzehrte sich nach diesem Zweig, aber er konnte ihn nicht finden.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tołstoj był zaabsorbowany tym patykiem, ale nigdy go nie znalazł.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoj fu ossessionato da quel bastoncino, ma non lo trovò mai.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoj werd geobsedeerd door die stok, die hij nooit vond.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoy đã sống, ám ảnh về cây gậy đó, nhưng không bao giờ tìm ra nó.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolstoy menjadi terobsesi pada tongkat itu, namun dia tidak pernah menemukannya.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Tolsztoj a pálca rabjává vált, bár meg sosem találta.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Ο Τολστόι αναλώθηκε στην εύρεση αυτού του ραβδιού αλλά δεν το βρήκε ποτέ.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Толстой бил завладян от тази пръчка, но никога не я намерил.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Толстой был одержим этой палочкой, но так её и не нашёл.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.Толстой втратив сон через той патичок, але так і не знайшов його.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.טולסטוי נעשה אחוז דיבוק לגבי המקל, אך מעולם לא מצא אותו.
Tolstoy bu sopayı bulmak için kendini tüketti, ama onu hiçbir zaman bulamadı.أصبح "تولستوي" مهوّسا بتلك العصا، ولكن لم يجدها ابدأ.