Ana içeriğe geç
Sözlük

sopa ile cümle

sopa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Pravidla a pohnútky -- cukor a bič.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Regeln und Anreize -- Zuckerbrot und Peitsche.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Regels en stimulansen -- straf en beloning.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Regler og tilskyndelser -- "stok" og "gulerod."
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Regole e incentivi - bastoni e carote.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Regras e incentivos — o pau e a cenoura.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Reguli şi stimulente -- pedepse şi recompense.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Szabályok és ösztönzők - husángok és répák.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Zasady i zachęty -- kije i marchewki.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Κανόνες και κίνητρα -- καρότο και μαστίγιο.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Правила и меры поощрения -- кнуты и пряники.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.Правила и поощрения -- тояги и моркови.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.המשמשים להערכת האיכות של בתי-הספר.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.بواسطة القوانين والحوافز كما العصى والجزرة
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar.飴とムチのようなものです 最近の金融危機を受けて
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.As instituições só têm duas ferramentas: cenouras e chicotes.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Az intézményeknek két eszközük van: kockacukor és ostor.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Instellingen hebben twee gereedschappen: wortels en stokken.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Inštitúcie majú len dva nástroje: cukor a bič.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Institusi hanya punya dua alat: wortel (hadiah) dan tongkat (hukuman).
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Institutiile au doar doua instrumente: recompense si sanctiuni.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Instytucje posiadają jedynie dwa narzędzia: marchewki i kije.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.기관은 도구가 두 가지 밖에 없습니다. 당근과 채찍.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Las instituciones sólo poseen dos instrumentos: zanahorias y palos.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Le istituzioni hanno solo due strumenti: il bastone e la carota.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Les institutions ne disposent que de deux outils : les carottes et les bâtons.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Οι οργανισμοί έχουν μόνο δύο εργαλεία: τα καρότα και τα ραβδιά.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Институциите имат само два инструмента: моркова и пръчката.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.У организаций есть лишь два инструмента: кнут и пряник.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.למוסדות יש שני כלים: גזרים ומקלות.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.لدى المؤسسات فقط سياستين: العصى والجزر .
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.そして80 パーセントの部分には アメもムチも使えません
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.A legenda szerint Laennec párizsi sétáján meglátott két, bottal játszó gyereket.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Diz-se que Laennec estava a caminhar pelas ruas de Paris e viu duas crianças a brincar com um pau.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.레넥이 파리에서 길을 가고 있을 때 막대를 가지고 놀 던 두 아이를 봤었습니다
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Laennac, menurut cerita, berjalan di jalanan kota Paris dan melihat dua anak bermain dengan tongkat.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Laennec, dit-on, se promenait dans les rues de Paris et a vu deux enfants jouer avec un bâton.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Laennec, người ta kể, đang đi bộ trên đường phố Paris, và thấy hai đứa trẻ đang chơi một cái gậy.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Laennec, sägs det, gick på gatorna i Paris och såg två barn som lekte med en pinne.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Laennec, se spune, mergea pe străzile din Paris şi a văzut doi copii jucându-se cu un băţ.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Laennec, si dice, camminando per le strade di Parigi vide due bambini che giocavano con un bastone.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Laennec, siges det, spadserede i Paris' gader og så to børn lege med en pind.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Men vertelt dat Laennec in de straten van Parijs twee kinderen zag spelen met een stok.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Mówi się, że Laennec przechodząc ulicami Paryża zobaczył dwójkę dzieci bawiących się patykiem.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Říká se, že Laennec šel po pařížské ulici a uviděl děti hrající si s klackem.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Se dice que Laennec caminaba por París cuando vio a 2 niños jugando con un palo.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.Историята гласи, че Лаенек се разхождал по парижките улици и вижда две деца да играят с една пръчка.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.По легенде, Лаэннек шёл по улицам Парижа и увидел двух детей, играющих с палкой.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.מספרים שלאינק היה מתהלך ברחובות פריז והוא ראה שני ילדים משחקים במקל.
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.ويقال بأن لينيك كان يتمشى في شوارع باريس ورأى طفلين يلعبان بعصا
Laennec, söylendiğine göre, Paris sokaklarında yürürken iki çocuğun bir sopayla oynadıklarını görür.棒で遊んでいる二人の子供を見かけました 一人が端っこを引っかいて
Len gereksiz yere sopa yedin ha babamdan. Evet.Татко те наби за нищо.
Len gereksiz yere sopa yedin ha babamdan.Και νομίζαμε ότι ο άλλος ήταν σκάρτος! Αυτός ήταν πίσω από όλα!
Merkeze bir sopa koysak, nasıl olur? -Jeśli położę patyk lub jakiś kijek na środku, zobaczmy...
Merkeze bir sopa koysak, nasıl olur? -Si pongo la ramita en el centro, o algún tipo de palo en el centro, veamos.
Merkeze bir sopa koysak, nasıl olur? -אם אני שם זרד במרכז, או איזשהו מקל במרכז, בואו נראה.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Puisqu'on ne peut pas inscrire son nom sur sa tombe, tu devrais au moins planter ça devant.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Ta không thể đặt bia mộ, anh cũng nên cắm cây gậy đó trên mộ ông ấy.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Ya que no podemos gravar su timba, deberías clavar el palo en la tierra.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Мы не можем украсить его могилу, давай хоть эту штуку воткнём туда.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod