Ana içeriğe geç
Sözlük

sonunu ile cümle

sonunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Karma oyunun sonunu da etkiler.Đây cũng là nhân vật ảnh hưởng tới kết thúc của game.
Bu Birinci Pön Savaşı'nın sonunu tayin etti.Đến đây kết thúc giai đoạn một của trận đánh.
Dünyadaki çeşitli mitler ve inançlar insanlığın ve dünyanın sonunun öngören veya tasvir eden hikâyeler içerir.世界各地の神話や宗教には世界や人間社会の終わりを描写したもの、予言したものが多く存在する。
Bu savaş 180 yılında sona erdi ancak Verus sonunu göremedi.マルコマンニ戦争は180年まで続いたが、ウェルスはその終末を知ることはなかった。
1860'larda sinagogun yıkılışı cemaatin sonunu getirdi.1860年代にはシナゴーグが破壊され、コミュニティーの消滅へと繋がった。
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.物語終盤から小説執筆を再開。
Ancak Kartaca'nın bu yenilgisi Birinci Pön Savaşı'nın sonunu getiremedi.なお、カサマヨールはこれが生涯初のKO負け。
1699 yılında imzalan Karlofça Antlaşması, savaşın sonunu getirdi.1699年のカルロヴィッツ条約で大トルコ戦争は終結し、それに伴って同盟は解消された。
1930'larda Deutsche Bank tarafından kurtarılmalıydı ve bu da aile mülkiyetinin sonunu işaret etti.1930年代にナチスの台頭によって、1934年に引退を余儀なくされ、Zeitschrift für Tuberkuloseの仕事もやめた。
Ancak savaş sonunu beklemeden köyü terk etmişlerdir.しかし、彼は戦争の終結を見ることなく死んだ。
Bu albüm müzikal bir yolculuğun sonunu belirler.番組の末期は完全に音楽情報番組と化していた。
Devrim, Moğolistan'da 70 yıllık sosyalizmin sonunun başlangıcıydı.這場革命終結了蒙古70年來的社會主義政權。
Aynı hafta sonunun sonunda sinemalar ellerindeki tüm biletleri satmaya başlamıştı.在同一個週末結束時,電影院開始銷售一空。
Filmde sahneyi görünce Cameron bunun sonunucunun oldukça iyi olduğuna karar verdi.看完這場戲拍下的畫面後,卡麥隆覺得它的效果非常好。
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.於故事的最後復學。
Bir diğeri enflasyonun sonunu tetikler.접착제는 플루팅의 끝부분에 바른다.
1804 yılında Haiti Devriminin sonu, Haiti’de sömürgeciliğin sonunu müjdeler.1804년 아이티 혁명의 종결은 이 섬에 대한 식민지의 종식을 뜻하는 것이었다.
Devrim, Moğolistan'da 70 yıllık sosyalizmin sonunun başlangıcıydı.이 사건은 몽골의 70년 사회주의 통치가 막을 내리는 순간이었다.
24:00 gösterimi bir zaman aralığında genellikle tam gün sonunu ifade etmek için kullanılır.הרישום 24:00 משמש בעיקר להתייחסות לסוף יום בתחום זמן.
Hijikata Toshizō 20 Haziran 1869'da Hokkaido'da vurularak öldürüldü ve Shinsengumi'nin sonunu getirdi.מותו של היג'יקאטה מפצע ירייה ב-20 ביוני 1869 בהוקאידו סימל את סופו של השינסנגומי.
Willow, Giles'ı yener ve dünyanın sonunu getirerek acısına son vermeye karar verir.וילו מנסה להרוס את העולם כדי להפסיק את הסבל של כולם.
Ödüller her yıl sonunun kasım ayında Berlin'de verilir.Наградите се връчват ежегодно през месец ноември в Берлин.
Bu da onun sonunu hazırladı.Именно това довежда до неговия край.
Sezar'ın öldürülmesi, suikastçilerin öngöremediği şekilde Roma Cumhuriyeti'nin sonunu hızlandırdı.Непредвиденият от убийците резултат е, че смъртта на Цезар ускорява края на Римската република.
Ramazan Bayramı, Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılınan orucun da sonunu ifade eder.Тарауих – нощната молитва, която се изпълнява само през Рамадан.
Seller, küller ve tütmeler 9,000 kişinin ve de depolanan erzakların %80'inin sonunu getirdi.Наводнения, пепел и изпарения убиват над 9 хил. души и 89% от добитъка.
Amerikan İç Savaşı'nda, köleliğin sonunu işaret etmesi nedeniyle sıklıkla toplumsal devrim olarak ele alınır.По време на Американската революция повечето приятели осъждат робството.
1699 yılında imzalan Karlofça Antlaşması, savaşın sonunu getirdi.Пиренейският договор (1659) слага край на войната.
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.Pretkraj rata opet je morao prekinuti studij.
Sezon sonunu dünya 24 numarası olarak bitirdi.Sezono je završio kao 24. skakač na svijetu.
Bu kentler aynı zamanda tarihöncesi neolitik dönemin sonunu ifade ederler.Kr. čiji nastanak označava i kraj neolitskog prapovijesnog razdoblja.
Devrim, Moğolistan'da 70 yıllık sosyalizmin sonunun başlangıcıydı.Osamdesete su bile početak kraja socijalizma.
Savaşın sonunu Avusturya'da gördü.Proveo je ostatak rata u Austriji.
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.A tak prepísali dejiny.
Aynı hafta sonunun sonunda sinemalar ellerindeki tüm biletleri satmaya başlamıştı.Cez víkendy otvorila všetky svoje predajne.
Bu da onların sonunu hazırladı.Ti so bili tudi njihov konec.
Bu romanların sonunun "duygusal tatmin edici ve iyimser biten" olması gerekmektedir.Glavni namen ljubezenskega romana je »čustvena izpopolnitev«, konec pa naj bi bil optimističen.
Sezon sonunu dünya 24 numarası olarak bitirdi.Sezono je končal kot 24. skakalec sveta.
O bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu.Poskusil jo je in vedel, da je to tisto.
Bu kentler aynı zamanda tarihöncesi neolitik dönemin sonunu ifade ederler.Njihov nastanek označuje konec neolitske prazgodovinske dobe.
Savaşın sonunu Avusturya'da gördü.Ostanek vojne je preživel v Avstriji.
Bir yıldızın toplam kütlesi, yıldızın gelişiminin ve sonunun ana belirleyicisidir.Masa je najpomembnejši parameter razvoja zvezd in njihovega »življenja«.
Albümün başarısı Alice Cooper'ın bir grup olarak sonunun geldiğini de gösteriyordu.Tuo pačiu šis albumas reiškė galutinį Alice Cooper, kaip grupės, iširimą.
Seller, küller ve tütmeler 9,000 kişinin ve de depolanan erzakların %80'inin sonunu getirdi.Potvyniai, pelenai ir dūmai nužudė 9 tūkst. islandų ir 80 % gyvulių.
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.Taip pat kompanijos atstovai pareikalavo iš naujo nufilmuoti filmo pabaigą.
Tam üç gün önce son sıçramayı gerçekleştirmişler ama sonunu bir türlü getirememişlerdi.Pastarasis prieš tris turus iki pabaigos tapo nebepavejamu.
Sezon sonunu dünya 24 numarası olarak bitirdi.Hooaja lõpetas ta maailma 45. numbrina.
Bu da onun sonunu hazırladı.Sellega lõppes ka tema kuningriik.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 nu l-a făcut mai puternic, l-a condamnat.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.11 tháng 9 đã không tăng cường sức mạnh cho hắn, nó kết tội hắn.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.11 сентября не дало ему власть, а обрекло его.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.11-ти септември не го овласти; този ден го обрече.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 heeft hem niet sterker gemaakt, maar verdoemd.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 ho neposílilo, zahubilo ho.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.911테러는 그에게 힘을 주지 못했습니다. 오히려 그를 불행에 빠뜨렸죠.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 stärkte honom inte, det blev hans undergång.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.9/11 لم تقويه، و لكنها قربت حتفه
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.Der 11. September bestärkte ihn nicht -- er verdammte ihn.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.El 11-S no lo fortaleció, lo condenó.
11 Eylül saldırısı gücüne güç katmadı, aksine sonunu getirdi.l'11 settembre non è stato il suo trionfo, ma la sua rovina.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sonunu ile cümle - Sayfa 8 - sonunu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App