Ancak alınıp alınmaması oyunun sonunu etkilemez.Aun así, ninguno de los finales del juego acepta o rechaza el incesto.
Hafta sonunu uzun bir roman okuyarak geçirdim.Ho passato il fine settimana leggendo un lungo romanzo.
Tom filmin sonunu izlemek istiyordu.Tom voleva vedere la fine del film.
Tüm hafta sonunu kütüphanede çalışarak geçirdim.Ho passato il intero weekend studiando nella biblioteca.
Amos, İsrail'in sonunun yaklaştığını belirten bir sepet yaz meyvesi görmüştür.Amos vide un cesto di frutta estiva, quale simbolo dell'appropinquarsi della fine di Israele.
Seller, küller ve tütmeler 9,000 kişinin ve de depolanan erzakların %80'inin sonunu getirdi.Colate, ceneri e fumi spazzarono via 9.000 persone e l'80% del bestiame.
1804 yılında Haiti Devriminin sonu, Haiti’de sömürgeciliğin sonunu müjdeler.La fine della rivoluzione haitiana nel 1804 segnò anche la fine del colonialismo sull'isola.
Bu süreç 54. hükümetin sonunu getirir.A fine annata è il 54º del ranking.
Sezon sonunu dünya 24 numarası olarak bitirdi.Conclude la stagione al numero 64 del mondo.
Seçilen ilk ve son kontrol noktası, eğrinin başı ve sonunu oluşturur.Il primo e l'ultimo capitolo sono dedicati al prologo ed all'epilogo.
Bu da filmin anakronik sonunu açıklamaktadır.Esso sembra spiegare il finale del film in modo più chiaro.
Bu romanların sonunun "duygusal tatmin edici ve iyimser biten" olması gerekmektedir.Кроме того, любовный роман должен иметь «эмоционально удовлетворительный и оптимистичный финал».
Frith'e göre: " sanatçılar olmadan bir sanat olarak Romantisizm'in sonunu işaret ediyordu.По словам Саймона Фрита: « оказался сигналом конца романтизма — быть искусством без художников.
Sezar'ın öldürülmesi, suikastçilerin öngöremediği şekilde Roma Cumhuriyeti'nin sonunu hızlandırdı.Непредвиденным результатом для убийц было то, что смерть Цезаря ускорила конец Римской республики.
Bu da onların sonunu hazırladı.И кончился пир их бедою!..
Savaşın sonunu Avusturya'da gördü.Конец войны он встретил в Австрии.
Bu da filmin anakronik sonunu açıklamaktadır.На этом заканчивается краткий рассказ о манифесте.
I. Dünya Savaşının sonunu getiren ateşkes 11 Kasım 1918 tarihinde imzalanır.День перемирия, посвящённый концу Первой мировой войны 11 ноября 1918 года.
1699 yılında imzalan Karlofça Antlaşması, savaşın sonunu getirdi.После подписания договора в Карловице 1699 года, который положил конец войне, он вернулся в Литву.
O bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu.كانوا بفطرتهم يعرفون أن هذا اليوم سيأتي.
Wes Craven filmin sonunun daha farklı olmasını planlıyordu.قال كيفن فيج أن الفيلمان سيكونان مختلفين.
Bir yıldızın toplam kütlesi, yıldızın gelişiminin ve sonunun ana belirleyicisidir.والكتلة الاجمالية للنجم هي المحدد الرئيسي لتطوره ومصيره في نهاية المطاف.
Yahudiliğe olan aşkı ona kendi sonunu getirtti.شبه التمليك نحو (والله جعل لكم من أنفسكم أزواجا).
Bu süreç, genelde yıldızların yaşamlarının sonunu simgelemektedir.وفي أغلب الأحوال توضح في نفس الوقت قدر لمعان النجوم .
1804 yılında Haiti Devriminin sonu, Haiti’de sömürgeciliğin sonunu müjdeler.O fim da Revolução Haitiana em 1804 marcou o fim do colonialismo no Haiti.
İlk toplu kesimde Cameron Brock Lovett'in hikâyesini sonlandıran filmin planlanmış sonunu değiştirdi.No primeiro corte, Cameron alterou o final planejado, que dava uma resolução a história de Brock Lovett.
Filmde sahneyi görünce Cameron bunun sonunucunun oldukça iyi olduğuna karar verdi.Depois de ver a cena no filme, Cameron achou que ela funcionou muito bem.
Bir yıldızın toplam kütlesi, yıldızın gelişiminin ve sonunun ana belirleyicisidir.A massa total de uma estrela é o principal determinante da sua evolução e possível destino.
Bu da onun sonunu hazırladı.Depois, pergunta sobre qual será seu fim.
1991 yılında meydana gelen iç savaş Yugoslavya’nın sonunu getirmiştir.O fim da URSS em 1991 implicou o fim da finlandização.
Peak District, İngiltere'de Pennine Dağları'nın sonunun en güneyinde bulunan dağlık alan.O Peak District é uma área de planalto situada na porção mais meridional dos montes Peninos, na Inglaterra.
Yahudiliğe olan aşkı ona kendi sonunu getirtti.As queixas dos judeus contra ele finalmente o levaram ao exílio.
I. Dünya Savaşının sonunu getiren ateşkes 11 Kasım 1918 tarihinde imzalanır.O Dia do Armistício é uma comemoração do fim simbólico da Primeira Guerra Mundial em 11 de novembro de 1918.
Karma oyunun sonunu da etkiler.O final do jogo depende do Karma do jogador.
Devrim, Moğolistan'da 70 yıllık sosyalizmin sonunun başlangıcıydı.Este foi o começo do fim dos 70 anos da República Popular da Mongólia.
Sonunun nasıl ortaya çıktığı tarihin gizemli konularından biridir.As circunstâncias de suas mortes, todavia, é um mistério.
Sonra da av takımının sonunu getirir.Aproximando-se o fim do mandato do cel.
Bu da filmin anakronik sonunu açıklamaktadır.Esse é o inevitável final feliz do filme.
Tüm hafta sonunu kütüphanede çalışarak geçirdim.Passei o fim de semana inteiro estudando na biblioteca.
Ve Anarşi sizin sonunuz olacak!Einde van de Anarchie.
Bu da onların sonunu hazırladı.Hierin eindigde zij als laatste.
Bu dostluk, Britanya'nın Avrupa'daki tarafsızlığının sonunun habercisidir.Door de Entente kwam er een einde aan de Britse neutraliteit in Europa.
Bu süreç 54. hükümetin sonunu getirir.Hiermee eindigde Argentinië op de 54e plaats.
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.Om die reden werd het einde herhaaldelijk herschreven.
21 yüzyılda gizemli nesneler bilinen tüm Dünya uygarlığının sonunu getirmekteydi.In de 21e eeuw slaat een mysterieus object in op Aarde wat de gehele beschaafde wereld vernietigd.
Sonunun nasıl ortaya çıktığı tarihin gizemli konularından biridir.Wat met de lijst gebeurd is, blijft een mysterie.
Giovanni'nin ölümü condottierilerin döneminin sonunun geldiğinin ilanıdır.Haar dood betekende het einde van de Tudordynastie.
On yedi yaşındayken aritmiye yakalandı ve bu yüzden bir hafta sonunu hastanede geçirdi.Toen Mayer zeventien was, werd hij vanwege een hartritmestoornis een weekend opgenomen in het ziekenhuis.
Hikayenin sonunu bilmiyorum.Ik ken het eind van het verhaal niet.
Bu da onların sonunu hazırladı.W ten sposób zakończył się ich związek.
Bununla birlikte oyunun "beklenmedik sonunun" çok başarılı işlendiği belirtilmiştir.Dodał, że "finał turnieju był wielce niezadowalający".
Bu durum aynı zamanda II. Enternasyonal’in sonunun geldiğini gösteriyordu.Był to tym samym koniec żandarmerii wojskowej II Rzeczypospolitej.
Bu kişiliği onun sonunu getirmiştir.Koniec jego życia przyniósł mu uznanie.
Bu romanların sonunun "duygusal tatmin edici ve iyimser biten" olması gerekmektedir.Dessutom måste en kärleksroman ha en känslomässigt tillfredsställande och optimistiskt slut."
24:00 gösterimi bir zaman aralığında genellikle tam gün sonunu ifade etmek için kullanılır.Notationen 24:00 är främst till för att referera till exakt slutet av en dag i ett tidsintervall.
Giovanni'nin ölümü condottierilerin döneminin sonunun geldiğinin ilanıdır.Giovannis förtida död ses som ett metaforiskt tecken på att kondottiärernas tid var över.
Sezon sonunu dünya 24 numarası olarak bitirdi.Hon rankades vid årsslutet som nummer sju i världen.
Ne yaparsan yap, ihtiyatla yap ve sonunu gözden kaybetmeden.Будьте уважні до всього, що відбувається назовні, чекайте та надійтеся.
Maria, hayatın sonunu akıl hastalığından muzdarip geçirmiştir.Марія сприйняла це як кінець життя.
Bu albüm müzikal bir yolculuğun sonunu belirler.Цей концертний альбом став останнім диском в кар'єрі музиканта.