Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.내 원수의 보응 받는 것을 내 눈으로 보며 일어나 나를 치는 행악자에게 보응하심을 내 귀로 들었도다
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.Mắt tôi cũng vui thấy kẻ thù nghịch tôi bị phạt, Và tai tôi vui nghe kẻ ác dấy nghịch tôi bị báo lại.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.Mắt tôi cũng vui thấy kẻ thù_nghịch tôi bị phạt , Và tai tôi vui nghe kẻ ác dấy nghịch tôi bị báo lại .
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.Men mitt horn gör du högt såsom vildoxens; jag varder övergjuten med frisk olja.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.Mis ojos mirarán sobre mis enemigos; mis oídos oirán de los malhechores que se levantaron contra mí
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.Můj pak roh vyzdvihneš jako jednorožcův, pokropen budu olejem novým.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.Mutta minun sarveni sinä kohotat kuin villihärän sarvet; minut voidellaan tuoreella öljyllä.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.Og du ophøier mitt horn som villoksens; jeg er overgytt med frisk olje.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.Tu mi doni la forza di un bùfalo, mi cospargi di olio splendente
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.U hebt mij sterk gemaakt en mij U toegeëigend.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.ותבט עיני בשורי בקמים עלי מרעים תשמענה אזני׃
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.وتبصر عيني بمراقبيّ. وبالقائمين عليّ بالشر تسمع اذناي
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.我 眼 睛 看 見 仇 敵 遭 報 、 我 耳 朵 聽 見 那 些 起 來 攻 擊 我 的 惡 人 受 罰
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.我 眼睛 看 見仇敵 遭報 、 我 耳朵 聽見 那些 起來 攻 擊 我 的 惡人 受罰
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeDe volgende video toont het andere einde van het spectrum.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeGuardiamo il video successivo, questo mostra l'altra estremità dello spettro.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeHier das nächste Video. Wir sehen das andere Ende des Spektrums.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bize다음 비디오를 봅시다. 이것은 또 완전히 다른 기능을 보여줍니다.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizePassons à la vidéo suivante, cela montre un autre aspect des possibilités.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeVamos a ver el siguiente vídeo, que muestra el otro extremo del espectro.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeVejamos o próximo vídeo que mostra a outra ponta do espetro. Vídeo:
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeZobaczmy następne nagranie. Pokazuje ono inny koniec spektrum.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeДавайте посмотрим следующее видео. Оно показывает совершенно другое устройство.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeДа видим следващото видео - то показва другия край на спектъра.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeבואו נראה את קטע הוידאו הבא, הוא מראה את הצד השני של המטבע.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeلننتقل إلى المشهد التالي ، هذا يرينا سلسلة أخرى.
Hadi bir sonraki videoya geçelim, tayfın diğer sonunu gösteriyor bizeナレーター: AVポインターと呼ばれる小型機は偵察用の
Hatta, 2008 mali kriziyle birlikte, birçok kişi bunun Amerikan gücünün sonunun başlangıcı olduğunu söyledi.게다가, 2008년 금융 위기로 많은 사람들은 이것이 미국 세력의 종말의 시작이라고 말했습니다.
Hatta, 2008 mali kriziyle birlikte, birçok kişi bunun Amerikan gücünün sonunun başlangıcı olduğunu söyledi.Dokonce při finanční krizi v roce 2008 mnoho lidí říkalo, že to je začátek konce americké moci.
Hatta, 2008 mali kriziyle birlikte, birçok kişi bunun Amerikan gücünün sonunun başlangıcı olduğunu söyledi.Et le récit actuel ne parle que de l'essor de la Chine et du déclin des États-Unis.
Hatta, 2008 mali kriziyle birlikte, birçok kişi bunun Amerikan gücünün sonunun başlangıcı olduğunu söyledi.Memang, dalam krisis finansial 2008 banyak orang berkata ini adalah permulaan dari akhir kekuatan Amerika.
Hatta, 2008 mali kriziyle birlikte, birçok kişi bunun Amerikan gücünün sonunun başlangıcı olduğunu söyledi.Während der Finanzkrise 2008 nannten viele es den Anfang vom Ende der Macht Amerikas.
Hatta, 2008 mali kriziyle birlikte, birçok kişi bunun Amerikan gücünün sonunun başlangıcı olduğunu söyledi.И сегашната история е постоянно за възхода на Китай и за упадъка на Съединените щати.
Hatta, 2008 mali kriziyle birlikte, birçok kişi bunun Amerikan gücünün sonunun başlangıcı olduğunu söyledi.אכן, בעקבות המשבר הכלכלי ב-2008, הרבה אנשים אמרו שמדובר בתחילת הסוף של הכח האמריקני.
Hatta, 2008 mali kriziyle birlikte, birçok kişi bunun Amerikan gücünün sonunun başlangıcı olduğunu söyledi.للأمانة، مع أزمة 2008 الاقتصادية، الكثير قالوا أنها البداية لنهاية القوة الأميركية.
Hatta, 2008 mali kriziyle birlikte, birçok kişi bunun Amerikan gücünün sonunun başlangıcı olduğunu söyledi.「アメリカンパワーが終焉に向かい始めた」 とよく言われていました 国際政治の地質構造が
Hayır, hafta sonunu orada geçirelim diyorum.Nee, we gaan het hele weekend.
Hayır, hafta sonunu orada geçirelim diyorum.Nem, ott töltenénk a hétvégét.
Hayır, hafta sonunu orada geçirelim diyorum.Non, on y passe le week-end.
Hayır, hafta sonunu orada geçirelim diyorum.No, pasaremos el fin de semana.
Hayır, hafta sonunu orada geçirelim diyorum.Nu, o să stăm tot weekendul.
Hayır, hafta sonunu orada geçirelim diyorum.لا، سنقضي عطلة الأسبوع
Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.Henryho, takže to nechci pokazit.
Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.Henry, jadi saya tidak akan merusaknya untuk anda.
Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.Henryjeva novela, zato ga ne bom pokvaril.
Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.Henry nên tôi không muốn làm hỏng nó.
Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.Henryn romaanissa, joten en pilaa sitä.
Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.Henry regényben, úgyhogy nem lövöm le a poént.
Henry romani gibi, o yuzden sonunu sakli tutayim.Jag ska inte förstöra det.
Her ada kendi muhteşem sonunu yaşarMỗi hòn đảo được định trước một hình hài uốn lượn ngoạn mục.
Her ada kendi muhteşem sonunu yaşarΚάθε νησί προορίζεται για ένα τελικό θεαματικό άνθισμα.
Her ada kendi muhteşem sonunu yaşarВедь на каждом из островов свои флора и фауна.
Her ada kendi muhteşem sonunu yaşarמכיוון שכול אי נועד .לפריחה מרהיבת-עין לבסוף
Her ada kendi muhteşem sonunu yaşarلكلّ جزيرة هي مقدّرة لإزدهار نهائي مدهش
Herkes bu filmi göreceği için bence bu hayatının sonunu yaşamanın en iyi yolu. ... ...こんな感じだと分かって貰えればと思います ホスピスの職員と私はとても親密で、信頼しあっている 「死ぬときはどうなるのかな?」と職員に聞いたとき
Hikayenin trajik sonunu da paylaşacak olursam ne yazık ki birkaç yıl önce bir otobüs kazasında öldü.여기에 비극적인 후기를 추가해야 되겠네요. 그녀는 2년 전에 버스 사고로 운명하였습니다.
Hikayenin trajik sonunu da paylaşacak olursam ne yazık ki birkaç yıl önce bir otobüs kazasında öldü.A tu je še tragični del njene zgodbe, pred dvema letoma je umrla v nesreči avtobusa.
Hikayenin trajik sonunu da paylaşacak olursam ne yazık ki birkaç yıl önce bir otobüs kazasında öldü.Debo agregar un dato lamentable a esta historia. Ella falleció hace dos años en un accidente de bus.
Hikayenin trajik sonunu da paylaşacak olursam ne yazık ki birkaç yıl önce bir otobüs kazasında öldü.Devo aggiungere una nota tragica, perché è morta due anni fa in un incidente di autobus.
Hikayenin trajik sonunu da paylaşacak olursam ne yazık ki birkaç yıl önce bir otobüs kazasında öldü.Er zit een droevig einde aan dit verhaal. Zij stierf twee jaar geleden in een busongeluk.