Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Ik denk dat het einde van het verhaal van de walvisboot Essex een verhelderend, maar tragisch voorbeeld is.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Je pense que la fin de l'histoire du baleinier Essex propose un éclairage, bien qu'il soit tragique.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.저는 에섹스호의 결말이 명쾌한 예시를 준다고 생각합니다. 비록 비극적일지라도 말이죠.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Menim, da konec zgodbe o kitolovki Essex ponudi poučen, čeravno tragičen primer.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Myślę, że koniec historii statku Essex przynosi wyjaśniający wiele oraz tragiczny przykład.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Myslím, že konec příběhu o velrybářské lodi Essex nám nabízí poučný, leč tragický, příklad.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Penso que o final da história do baleeiro Essex oferece um exemplo esclarecedor, embora trágico.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Tôi nghĩ cái kết câu chuyện về tàu cá voi Essex Đưa ra một sự sáng tỏ, nếu bi thảm, ví dụ.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Πιστεύω πως το τέλος της ιστορίας μας προσφέρει ένα λαμπρό, αν και τραγικό, παράδειγμα.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Вместо ответа, я приведу в пример поучительный и трагичный конец истории китобоя Эссекс.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Гадаю, кінцівка історії з китобійним судном "Ессекс" буде досить показовою, хоча й трагічною.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.Мисля, че краят на историята за китоловния кораб Есекс ни дава изумителен, ако не трагичен пример за това.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.אני חושבת שסוף הסיפור של לווייתנית האסקס משמש דוגמה מאירת עיניים, גם אם טראגית.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.وأعتقد أن نهاية القصة ويلشيب إسكس ويقدم الإنارة، إذا كانت مأساوية، مثال.
Essex gemisinin hikayesinin sonunun üzüntü verici de olsa aydınlatıcı bir bilgi verdiğini düşünüyorum.悲劇に終わりますが 教訓になると思います 船員たちは 考えた末に決断しました
Evet ama kahretsin ki sonra seninle tanıştım ve bir aptallık yapıp... ...birlikte o hafta sonunu geçirdik.Dat weet ik, maar toen hadden wij een krankzinnig weekend samen. Ik weet niet meerwaar ik ben.
Evet ama kahretsin ki sonra seninle tanıştım ve bir aptallık yapıp... ...birlikte o hafta sonunu geçirdik.نعم، نعم أعرف و ثم قضينا عطلة عاجلة معاً بشكل سخيف و الآن لا أعرف اين أنا
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.ç tu, que habitas sobre muitas águas, rica de tesouros! é chegado o teu fim, a medida da tua ganância.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Die du an großen Wassern wohnst und große Schätze hast, dein Ende ist gekommen, und dein Geiz ist aus!
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Du, som bor ved de mange Vande, rig på Skatte, din Ende er kommet, den Alen, hvor man skære dig af.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Du som bor ved store vann, du som er rik på skatter! Din ende er kommet, målet for din vinning er fullt.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu."많은 물 가에 거하여 재물이 많은 자여 네 탐람의 한정, 네 결국이 이르렀도다"
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Negeri itu kaya sekali dan banyak sungainya, tapi masa hidupnya sudah habis; akhir hidupnya sudah tiba
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Oh, tú que habitas junto a muchas aguas, rica en tesoros, ha venido tu fin, el colmo de tu codicia
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.O ti, ki prebivaš poleg mnogih vodá, bogat zakladov, prišel je konec tvoj, po meri dobičkaželjnosti tvoje.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.O ty, który mieszkasz nad wodami wielkiemi! o bogaty w skarby! przyszedł koniec twój, kres łakomstwa twego.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.te, a ki lakozol a nagy vizek mellett, a kinek kincsed temérdek, eljött a te véged [és] a te rablásod határa!
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Tu che abiti lungo acque abbondanti, ricca di tesori, è giunta la tua fine, il momento del taglio
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Ω η κατοικουσα επι υδατων πολλων, η πληρης θησαυρων, ηλθε το τελος σου, το περας της πλεονεξιας σου.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.О, ты, живущий при водах великих, изобилующий сокровищами! пришел конец твой, мера жадности твоей.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.שכנתי על מים רבים רבת אוצרת בא קצך אמת בצעך׃
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.ايتها الساكنة على مياه كثيرة الوافرة الخزائن قد اتت آخرتك كيل اغتصابك.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.住 在 眾 水 之 上 多 有 財 寶 的 阿 、 你 的 結 局 到 了 、 你 貪 婪 之 量 滿 了
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.住 在 眾水 之上 多 有 財寶 的 阿 、 你 的 結局 到 了 、 你 貪婪 之量 滿 了
GERÇEK OLAYLARA DAYANMAKTADlR SADECE ÖLÜLER SAVAŞlN SONUNU GÖRDÜ. EFLATUNSamo mrtvi so videli konec vojne Platon
GERÇEK OLAYLARA DAYANMAKTADlR SADECE ÖLÜLER SAVAŞlN SONUNU GÖRDÜ. EFLATUNСамо мъртвите виждат края на войната.
GERÇEK OLAYLARA DAYANMAKTADlR SADECE ÖLÜLER SAVAŞlN SONUNU GÖRDÜ. EFLATUNالموتى فقط هم الذين يرون نهايه للحرب
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.En realidad era el principio de su fin.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.En réalité, ce fut le début de la fin pour lui.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.În realitate, a fost începutul sfârșitului pentru el.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.In realtà è stato l'inizio della sua fine.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.In werkelijkheid luidde dat zijn einde in.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.I verkligheten så var det början till slutet för honom.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.실제로는 그것은 그에게 종말의 시작이었습니다.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.Tatsächlich war es der Anfang von seinem Ende.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.Trong thực tế, đó là mở đầu cho sự kết thúc của hắn.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.V pravdě to byl začátek jeho konce.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.W rzeczywistości był to początek jego końca.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.Στην πραγματικότητα, αυτό αποτέλεσε την αρχή του τέλους του.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.Всъщност, това беше началото на края му.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.На самом деле, для него это было началом конца.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.למען האמת, זו היתה תחילת הסוף שלו.
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.في الواقع، لقد كانت بداية نهايته
Gerçekte ise, kendi sonunun başlangıcıydı.彼は3000人の罪なき人間を殺害し
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.(91:12) и око мое смотрит на врагов моих, и уши мои слышат о восстающих на меня злодеях.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.(92:12) Mon oeil se plaît à contempler mes ennemis, Et mon oreille à entendre mes méchants adversaires.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.Ale róg mój wywyższysz jako jednorożców; pokropiony będę olejkiem świeżym.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.A vyzdvihneš môj roh ako roh jednorožca; budem poliaty čerstvým olejom.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.De magasra növeszted az én szarvamat, mint az egyszarvúét; elárasztatom csillogó olajjal.
Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü, Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.det fryder mit Øje at se mine Fjender, mit Øre at høre mine Avindsmænd.