Tom bu ayın sonunda Boston'a taşınıyor.Tom is moving to Boston at the end of this month.
Tom'un sonunda senin yardımına ihtiyacı olacak.Tom is going to need your help after all.
Sonunda, bu size de olacak.Eventually, that'll happen to you, too.
Tom sonunda bunu çözecek.Tom will eventually figure this out.
Tom sonunda yalnız.Tom is finally alone.
Tom sonunda kirasını ödedi.Tom has finally paid his rent.
Tom muhtemelen sonunda bunu yapacak.Tom is likely to do that eventually.
Sonunda Tom'la konuşma şansını yakaladım.I finally got a chance to talk to Tom.
Onu eninde sonunda yapacağım.I'm going to do that eventually.
Tom sonunda Fransızca konuşan bir ülkede yaşamak istediği için Fransızca öğreniyor.Tom is learning French because he eventually wants to live in a French-speaking country.
Tom ve Mary sonunda boşandılar.Tom and Mary eventually got divorced.
Tom’un sonunda bunu yapacağından şüpheliyim.I suspect Tom will eventually do that.
Tom onu muhtemelen sonunda yapacak.Tom will probably do that eventually.
Sami, Leyla'nın sonunda itiraf edeceğini umuyordu.Sami hoped Layla would finally confess.
Sami ve Leyla'nın ilişkileri sonunda çirkinleşti.Sami and Layla's relationship got ugly in the end.
Sami ve Leyla bir çift olarak sonunda yeniden bir araya gelmişlerdi.Sami and Layla were reunited as a couple at last.
Sami sonunda konuştu.Sami finally spoke.
Sami sonunda evet dedi.Sami has finally said yes.
Sami'nin yüzüğü sonunda ortaya çıktı.Sami's ring finally turned up.
Sonunda yaptım.I eventually did that.
Tom sonunda saat 2.30'da geldi.Tom finally arrived at 2:30.
Sonunda onu yapmayı bıraktım.I've finally stopped doing that.
Sonunda onun nasıl yapılacağını öğrendim.I've finally learned how to do that.
Sami ve Leyla sonunda arkadaş oldular.Sami and Layla eventually became friends.
Sonunda anladın mı?Did you understand the end?
Görünüşe göre yaz sonunda burada.It seems that summer is finally here.
Bütün canlılar sonunda ölür.All living things eventually die.
Tom'un sonunda bunu yapması gerekecek.Tom will eventually need to do that.
Önünde ya da sonunda birileri Tom ve Mary'ye bunu yapmaları gerektiğini söyleyecekler.Sooner or later someone will have to tell Tom and Mary that they have to do that.
Sonunda Boston'a geri gelmek zorunda kalacaksın.You'll have to come back to Boston eventually.
Tom sonunda döndü.Tom is finally back.
Tom sonunda eve geldi.Tom has finally come home.
Tom, sonunda bunu yapmaya karar verdi.Tom has decided to do that after all.
Sınavlar sonunda bitti.The exams are finally over.
Sonunda uygun bir çift ayakkabı buldum.I finally found a pair of shoes that fit.
Tom sonunda sevgilisine evlilik teklif etme cesaretini buldu.Tom finally got the courage to propose to his girlfriend.
Bunu sonunda yapabileceksiniz, değil mi?You're going to eventually be able to do that, aren't you?
Taksi sonunda geldi mi?Has the taxi come yet?
Tom sonunda adını ön sayfada gördü.Tom finally saw his name on the front page.
Sonunda, bu olacak.Eventually, that'll happen.
İyilik en sonunda kötülüğe karşı üstün gelecek.Good will ultimately triumph over evil.
Tom ve ben sonunda bunu yaptık.Tom and I finally did that.
Sami sonunda geldi ve Leyla'nın yanına oturdu.Sami ended up coming and sitting next to Layla.
En sonunda Boston'a geldik.Finally, we got to Boston.
Açlıktan ve yorgunluktan dolayı köpek sonunda öldü.With hunger and fatigue, the dog died at last.
Onun dileği sonunda fark edildi.His wish was realized at last.
Sonunda, Tom yardıma ihtiyacı olduğunu fark edecek.Eventually, Tom will realize he needs help.
Sonunda ehliyetimi aldım.I finally got a driving licence.
Tom'un arabası en sonunda ruhunu teslim etti.Tom's car finally gave up the ghost.
Sonunda seni yakaladım.I've finally caught you.
Odan koridorun sonunda.Your room is at the end of the corridor.
Sonunda buluştular.Finally, they have met.
Sonunda tanıştılar.Finally, they have met.
Sonunda ehliyet aldım.I got a driving licence at last.
En sonunda ne dediğini anladım.At last I understand what you are saying.
Cenazesi bu hafta sonunda.His funeral will be this weekend.
Hafta sonundan önce ödevini teslim etmesi gerekiyordu.He was supposed to hand in his homework before the weekend.
Sonunda telefonlarımı açabildiniz.Finally you were able to answer my calls.
Sonunda geldin.At last, you came.
Patikanın sonunda bir köy var.There's a village at the end of the trail.