O sonunda hangi gün geleceğini söyledi.He finally said what day he would come.
Deney, sonunda destek eksikliği nedeniyle başarısız oldu.The experiment eventually failed due to a lack of support.
Tom'un şansı sonunda değişti.Tom's luck eventually changed.
Sonunda köpekbalığını atlattı.He has finally jumped the shark.
Onlar sonunda buradalar.They're finally here.
Tom sonunda doğruyu söyledi.Tom has finally told the truth.
İlk benzinli motor 1800'lerin sonunda icat edildi.The first gasoline engine was invented in the late 1800's.
Douglas sonunda Lincoln ile konuşmayı kabul etti.Douglas eventually agreed to speak with Lincoln.
Tom'un odası salonun sonunda, sağda,Tom's room is at the end of the hall, on the right.
Polis sonunda Tom'u Boston'da buldu.The police eventually found Tom in Boston.
Polis sonunda Tom'un arabasını Boston'da buldu.The police eventually found Tom's car in Boston.
Çalınan para sonunda iade edildi.The stolen money was eventually returned.
Tom'un hayali sonunda gerçek oldu.Tom's dream eventually came true.
Sonunda Tom ne olduğunu fark etti.Eventually Tom noticed what was happening.
Tom yapmaya çalıştığı şeyi sonunda yapmayı başardı.Tom finally managed to do what he was trying to do.
Ben sonunda haftalardır beklediğim çağrıyı aldım.I finally received the call I had been waiting for for weeks.
Sonunda ayrılmak zamanı.It's finally time to leave.
Sonunda Tom'un iyi bir işi oldu.Tom ended up getting a good job.
Sonunda oraya varacağız.We'll get there eventually.
Eninde sonunda oraya varacağız.We'll get there eventually.
Ayın sonundan önce programımı düzenlemek zorundayım.I have to organize my schedule before the end of the month.
Tom'un eski arabası sonunda bozuldu.Tom's old car has finally given up the ghost.
Biz sonunda onu yapacağız.We're finally going to do it.
Her konunun sonunda bir sınavım var.At the end of every subject i have an exam.
O şüpheyle baktı ve sonunda içini çekti.She looked at him in doubt and eventually sighed.
Biz sonunda doğru yoldayız.We're finally on the right track.
Cadılar Bayramı sonunda burada!Halloween is finally here!
Yabanmersinli turta lezzetliydi; akşamın sonunda hiç kalan turta yoktu.The blueberry pie was delicious; there was none left at the end of the evening.
Biz hafta sonunda beyazsu raftingine gittik.We went whitewater rafting over the weekend.
Arkadaşım sonunda tüm borcunu ödedi.My friend has finally paid his entire debt.
Tom sonunda donanmaya katıldı.Tom eventually joined the navy.
Tom sonunda Mary'yi geri aradı.Tom eventually called Mary back.
Tom sonunda fikrini değiştirdi.Tom eventually changed his mind.
Tom sonunda akarsu üzerinden atlamayı denemeye karar verdi.Tom finally decided to try jumping over the stream.
Sonunda ne yapmaya çalıştığınızı anlıyorum.I finally understand what you were trying to do.
Sonunda bana ne söylemeye çalıştığınızı anlıyorum.I finally understand what you tried to tell me.
Sonunda bana ne söylemeye çalıştığını anlıyorum.I finally understand what you were trying to tell me.
Sonunda Tom'un bana söylemeye çalıştığı şeyi anlıyorum.I now finally understand what Tom was trying to tell me.
Sonunda vampirlerin var olduğunu fark ettim.I finally realized that vampires exist.
Sonunda vampirlerin var olduğunu anladım.I finally realized that vampires exist.
Tom sonunda yapmayı kabul ettiği şeyi yaptı.Tom finally did what he agreed to do.
Sonunda bu tanımlamaya uyan bir adam bulduk.We finally found a man who fits this description.
Akvaryum balığımı uzun süre yalnız ve yiyeceksiz bıraktım ve o sonunda öldü.I left my gold fish alone and without food for too long and it eventually died!
Tom sonunda Mary'den bir ders kitabı aldı.Tom finally got a text from Mary.
Tom sonunda gerçeği keşfetti.Tom finally discovered the truth.
Tom sonunda büyükannesini aramak için zaman ayırdı. Onun öldüğü ortaya çıktı.Tom finally got around to calling his grandmother. It turned out she was dead.
Tom ve Mary sonunda ayrıldı.Tom and Mary eventually broke up.
O sonunda İngiltere'ye geri taşındı.In the end, she moved back to England.
Karar sonunda iptal edildi.The decision was eventually reversed.
Sonunda açık tribün eklenecek.Eventually, bleachers will be added.
O cevaplar sonunda gelecektir.Those answers will eventually come.
Fırtına sonunda dindi.The storm eventually blew through.
Eninde sonunda öğreneceğim.I'm going to find out eventually.
Sonunda yine kendim gibi hissettim.I finally feel like myself again.
Tom'un dilekçesi sonunda kabul edildi.Tom's petition was eventually accepted.
Sonunda burada olmaktan çok mutluyum.I'm so happy to finally be here.
Sonunda bana söylediğin için mutluyum.I'm glad you've finally told me.
Sonunda bittiğine seviniyorum.I'm glad to finally get it done.
Tom en sonunda teslim oldu.Tom eventually turned himself in.
Tom sonunda Boston'a taşındı.Tom eventually moved to Boston.