5-metilsitozin'in spontan deaminasyonu sonucu timin ve amonyak meydana gelir.La désamination spontanée de la 5-méthylcytosine a pour produits de la thymine et de l'ammoniac.
Bu sonucun araç tarafından gidilen yolun şekline bağlı olmadığına dikkat edin.Ne pas confondre avec les bollards routiers qui délimitent une voie à suivre par les véhicules.
Bunun sonucunda çocuklar çevreye uyum sağlamakta zorlanır.Elle se bat pour que les enfants puissent être le mieux entourés.
14 Mart 2007, günü videoların incelenmesi sonucu UEFA, Navarro'ya 7 ay futboldan men cezası verdi.Pour ce geste, David Navarro a été condamné par l'UEFA le 14 mars 2007 à une suspension de 7 mois.
Boşanma sonucunda çocukların bakımı anneye ya da babaya kalmaktadır.Dans le tableau suivant, l'enfant devient le père ou la mère.
Kulenin projesi uluslararası bir yarışma sonucu belirlendi.Le projet a fait l'objet d'un concours international d'architecture.
1956'da yaptığı araba kazası sonucu ölmüştür.Il meurt en 1956 des suites d'un accident de voiture.
21 Temmuz 2011 tarihinde başkanlık kararnamesi УП-4323'ün bir sonucu olarak Adalet Bakanı olarak atandı.El 21 de julio de 2011 fue nombrado Ministro de Justicia como consecuencia del Decreto Presidencial УП-4323.
Sadece 27 sayfadan oluşmasına rağmen çok sayıda temel sonucu formülize etmişti.La tesis contiene sólo 27 páginas, pero formula numerosas conclusiones fundamentales.
Sadece bu gözyaşına dayanarak Adina'nin kendini sevdiği sonucuna varır.Basándose solo en esa lágrima, queda sinceramente convencido de que Adina lo ama.
Bunun sonucunda ülke demokratikleşti.Desde el punto de vista político, el país se democratizó.
X-11 , 4 ve 6 numaralı iki füze beklenmedik bir kaza sonucunda imha oldu .Los X-11 número 4 y 6 fueron destruidos en accidentes de lanzamiento.
1992'de istasyonun ana binası şiddetli bir yangın sonucu zarar gördü ve 1997'de yeniden inşa edildi.En 1992 el edificio principal sufrió un gran incendio y fue reconstruido en 1997.
İki yıl sonra, 2000 yılında kazanılan dava sonucunda unvanlar geri alındı.Títulos Dos años más tarde fue llevado de vuelta ganó en el año 2000 como resultado de los litigios.
1984'te yapılan bir çalışma sonucunda MAcellan Boğazı'nda 3.400 bireyin olduğu tahmin edilmiştir.Una inspección en 1984 estimó que había 3.400 ejemplares en el estrecho de Magallanes.
Bunun sonucu olarak ortalık savaş alanına döndü.Finalmente, esto significó que se volviera al campo de batalla.
Mahkeme sonucu 14 ay hapse mahküm olan Wallraff, Korydallos hapishanesine gönderildi.Fue condenado a 14 meses de prisión en la cárcel de Korydallos.
Cullenlar olay sonucunda James'i öldürür.Entre todos los Cullen acaban con James.
Fakat bunun sonucunda bireylerden birinin öldüğü belirtilir.Sin embargo, descubren que uno de ellos está vivo.
Bunun sonucu olarak Gran Canaria'ya kiralık olarak gönderildi.Posteriormente abandonaría Compromiso por Gran Canaria.
Bunun sonucunda ülkede bir devrim olmuş ve yönetim şekli açık bir şekilde meşruti monarşiye dönmüştür.Como resultado, se produjo una revolución que convirtió al país en una monarquía semi-absoluta.
Fakat salı bitirdiği gün ihbar sonucu yakalanır.El día en que se terminó el plazo, no hubo ninguna noticia o novedad.
10. Araştırma Sonucu Toplantısı.Unidad de Investigación Nº10.
Thomson ve Davisson ise 1937 yılında deneysel çalışmaları sonucunda Nobel Fizik Ödülünü paylaşmışlardır.Thomson y Davisson compartieron el Nobel de 1937 por su trabajo experimental.
Bunun sonucunda kanser meydana gelir.Ejemplo de esto es el cáncer.
Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.En total, solo cumplió nueve meses de su condena.
Sadece sonucu önemser ve iyi futbol oynayıp oynamadığı umurunda değil.''De otra forma no puedes jugar y apostar..."
Muharebenin sonucundan Roma, Kartaca'nın Sicilya'da bir üs kurmasını önlemiş oldu.Roma había frustrado el intento de los cartagineses de establecer una base en Sicilia.
4 Kasım 1995'te bir suikast sonucu yaşamını yitirdi.Sufrió otro intento de asesinato en noviembre.
Kimi kaynaklara göre bu olay yanlış bilgilendirme ve önyargı sonucunda meydana gelmiştir.Aquellos que dicen lo contrario provienen de la ignorancia y los prejuicios.
193 - Roma İmparatoru, Didius Julianus suikast sonucu öldürüldü.193: en Roma es asesinado el emperador Didio Juliano.
Bu devrimin sonucunda Louis-Philippe Kral oldu.Esta traición prosperó y Luis Felipe se convirtió en rey.
Gökbilim katalogları, genellikle gökbilimsel gözlemlerin bir sonucudur.Astronomische Kataloge sind üblicherweise das Ergebnis einer astronomischen Untersuchung.
Kovalama sonucu Jerry'i perdenin ipine bağlarlar.Bei der Verfolgung bricht Jerry durch den morschen Boden.
Eşcinsellik, 1951'de Ürdün Ceza Kanunu'nun reform edilmesi sonucu ile yasallaştırılmıştı.Homosexualität wurde 1951 durch Reform des jordanischen Strafgesetzbuches legalisiert.
İmam Yahya 17 Şubat 1948’ de bir suikast sonucu öldürüldü.Yahya wurde am 17. Februar 1948 bei einer Palastrevolte ermordet.
Diplomatik temaslar sonucu geri alındılar.Es kam wieder zu diplomatischen Verwicklungen.
Ancak üç yıllık bir kuşatma sonucunda 1248 yılında Franklar tarafından ele geçirildi.Nach dreijähriger Regierung wurde er von den Baronen Ende 1224 gefangen genommen.
Bunun sonucunda Osmanlı ve Venedik devleti arasında ilk barış antlaşması yapılmıştır.Dieser Krieg war der letzte zwischen dem Osmanischen Reich und Venedig.
2017 Hollanda genel seçimlerinin sonucuna göre hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğa erişemedi.Nach den Wahlen im Dezember 2017 gelang keine Regierungsbildung mit einer Parlamentsmehrheit.
Durkheim bu ayrımın sonucunda toplumu bireyin üzerinde görür ve bireyin topluma boyun eğdiğini ifade eder.Es ist nach Ansicht von Durkheim die Gesellschaft selbst, was die Menschen verehren.
Evinde bir kaza sonucu yaşamını yitirdi.Ein Unfall in der eigenen Wohnung setzte ihrem Leben ein Ende.
Bu durum küçük yavruların, büyük kardeşlerini taklit etmesi sonucu gerçekleşir.Sie meint, dass sich ihre Tante um die kleinen Geschwister kümmern kann.
Çağdaş akıl için "tanrının öldüğü" sonucunu ortaya koydu.Er folgerte, für den modernen Geist sei Gott tot.
Saldırı sonucunda 9 kişi hayatını kaybetmiş, 72 kişi yaralanmıştır.Bei dem Anschlag starben neun Personen, 72 wurden verwundet.
Ve her şey nedeni içinde sonucunu bulacaktır.VERNICHTET sie alle!“) findet.
Günümüzde ise yapay adalar genellikle arazi ıslahı sonucu oluşturulmaktadır.Heutige künstliche Inseln werden für gewöhnlich durch Landgewinnung angelegt.
‘Özgür’ biri seçebilir, seçiminin sonucuna gönüllü olarak katlanır.Ein eventuelles Einverständnis muss freiwillig als Ergebnis des freien Willens der Person erteilt werden.
Bunun sonucunda gama ışınından bir miktar enerji eksilir.Von der Strahlungsenergie wird etwas weggenommen.
Sonucunda yerleşme belirli bir bölgede toplanamamıştır.Die Sammlung in einem bestimmten Territorium war nicht vorgesehen.
Eski sistem modellemelerinin bir sonucu olarak D bileşeni yoktur.Bei der Benennung fällt auf, dass das Sternsystem keine Komponente D besitzt.
Buna "Maç Sonucu" oyunu denir.Sie nannten das Spiel «Dog».
Bu birleşme sonucu ortaya 1.357 Milyar dolarlık dev bir yatırım şirketi çıktı.Daraus ergibt sich ein leichter Einpendlerüberschuss von 1.057 Arbeitskräften.
Bu kuralın geleneksel bir sonucu vardır.Dieses Vorgehen hat Tradition.
1977'de Plant'in en büyük oğlu Karac, mide enfeksiyonu sonucu 5 yaşındayken hayatını kaybetti.Sein erster Sohn Karac starb 1977 im Alter von fünf Jahren an den Folgen einer Virusinfektion.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.Am 19. April 1906 geriet Pierre Curie unter die Räder eines Lastfuhrwerkes und starb noch am Unfallort.
Bu komut sonucunda sunucuda da yeni bir port açılır.Ist dieses geschehen, öffnet sich auf der Simulationsebene ein neuer Abschnitt.
Bu patlama sonucunda 6 kişi hayatını kaybetmiştir.Bei diesem Unglück verloren sechs Bergleute ihr Leben.
Sonucu göreceğiz.Sieh Dir nun das Resultat an.
İsveçli aktör Björn Granath 5 Şubat 2017'de uzun bir hastalık sonucu Stockholm'de 70 yaşında ölmüştür.Am 5. Februar 2017 verstarb Granath nach kurzer Krankheit 70-jährig in der schwedischen Hauptstadt Stockholm.