Bunun sonucu olarak geçmişteki bir olgunun gelecekte birebir tekrarlanmayacağı düşünülür.Se debe hacer un esfuerzo para que tales incidentes no se repitan en el futuro.
Bunun sonucunda kanser meydana gelir.Ejemplo de esto es el cáncer.
Sonucu ölümcüldür.Pero el resultado fue mortal.
Bunun sonucu bütün dünya Ben'in kahraman olduğunu öğrenir.Todo el colegio cree que Harry es el heredero.
4 Kasım 1995'te bir suikast sonucu yaşamını yitirdi.Sufrió otro intento de asesinato en noviembre.
Daha sonraki araştırmaları sonucunda Compton etkisini bulmuştur.Para detectarlos, en ambos casos se utiliza el efecto Compton.
Bu devrimin sonucunda Louis-Philippe Kral oldu.Esta traición prosperó y Luis Felipe se convirtió en rey.
Bu patlama sonucunda 6 kişi hayatını kaybetmiştir.En seis oportunidades los vecinos terminaron perdiendo la vida.
Niyasinin keşfi, nikotinin yükseltgenmesi sonucu olmuştur.Fue responsable del descubrimiento de la nicotina.
Bu asimilasyon sonucu yerliler kendi öz kimliklerini hor gören tutum sergilemeye başlamışlardır.Se plantea la cuestión del silencio que nos han dejado los propios nativos sobre ellos mismos.
Avrupa Anayasası referandumundan "hayır" sonucu çıkması üzerine 31 Mayıs 2005 tarihinde hükümet sonlanmıştır.Hizo campaña por el «no» en el referéndum del 29 de mayo de 2005 sobre la Constitución Europea.
Bunun sonucunda krallık saygınlığını kaybetti.Como resultado, el rey perdió la posición de gobernar.
Bunun sonucu olarak acil olarak silah çekip ateş etmek gerektiğinde üstünlüğü tartışılmaz hale gelir.No es de extrañar que a la hora de disparar se muestre algo torpe.
Kariyer tercihleri sonucu ilişki yükselmeleri ve puanlar kazanır.Laut Weber entstehen Preise durch Kampf und Kompromisse.
1907'de bir birleşme sonucu kuruldu.1907 wurde eine eigene Vereinsfahne angeschafft.
O günlerde geçirdiği ağır bir hastalık sonucu kulakları zor işitmeye başladı.Aufgrund der starken Medikamente, die sie fortlaufend einnehmen musste, wurde ihr Gehör geschädigt.
1981 - ABD Başkanı Ronald Reagan, Washington, DC'de bir suikast girişimi sonucu vurularak yaralandı.1981: John Hinckley, Jr. verletzt bei einem Attentat in Washington, D.C. US-Präsident Ronald Reagan.
Bu müzakereler sonucunda Arslanlı Türkiye toprakları içinde kaldı.So bekam Artemisia die Insel in ihre Gewalt.
Yapılan incelemeler sonucunda ölünün kimliği teşhis edilemedi.Bei einem der Verstorbenen konnte die Todesursache nicht festgestellt werden.
Bunların sonucunda Becker ATP Tour tarafından Yılın Tenisçisi seçildi.Dies führte zu einer Nominierung als Comeback-Spieler des Jahres bei den ATP World Tour Awards.
Bunun sonucunda 1998 yılında dernek hizmete girdi.In der Folge entwickelte man 1998 in Großbritannien entsprechende Förderkonzepte.
Çoğu kent bu akınlar sonucunda yakılıp yıkıldı.Ein Großteil der Stadt wurde dabei zerstört und abgebrannt.
Bunun sonucunda Amsterdam Antlaşmasını sağlamıştır.Damit ist auch der Entstehungsort mit Amsterdam festgelegt.
Yapılan gizli oylama sonucunda ise birinci belirlenir.Wird der einleitende Antrag vom Wahlrat genehmigt, beginnt die definitive Phase.
Kent 713 yılında Emevilerin saldırısı sonucu fethedilmiştir.Erst die islamischen Eroberer setzten diesem Vorgehen 713 ein Ende.
Saldırılar sonucunda 77 kişi ölmüştür.Von den 79 Insassen kamen 77 ums Leben.
Konferansın ana sonucu Viyana Deklarasyonu ve Eylem Programının kabul edilmesi olmuştur.Le résultat principal de la conférence fut la Déclaration et programme d'action de Vienne.
Bunun sonucunda Amsterdam Antlaşmasını sağlamıştır.Celle-ci débouchera sur le traité d'Amsterdam.
Dört yıl sonra İkinci Dünya Savaşı sonucunda Vyatka'ya (daha sonra Kirov olarak değişen) yere nakil oldular.Quatre ans plus tard, ils sont évacués à Viatka (aujourd'hui Kirov) en raison de la Seconde Guerre mondiale.
Bunların sonucunda krallığın kasası boşalmıştı.Les caisses du royaume sont vides.
Babası, Fuad Canbolat, 6 Ağustos 1931 yılında suikast sonucu öldürülmüştür.Son père, Fouad Joumblatt a été assassiné le 6 août 1931.
Soruşturmalar sonucunda, Temmuz 1840'ta Yahudilerin suçsuz olduğuna karar verildi.En juillet 1840, l'enquête conclut à l'innocence de la communauté juive.
Bunun sonucu olarak Gran Canaria'ya kiralık olarak gönderildi.Elle a été introduite à la Grande Canarie.
Emily annesinin intiharı sonucunda depresyona girmiş küçük bir çocuktur.Emily Callaway est une petite fille en dépression après le suicide de sa mère.
Bu sonucu verecek pek çok soru vardır.Quelques remarques sur ce résultat.
1991 yılında Max Frisch Zürihte ki dairesinde kanser sonucu vefat etmiştir.Le 4 avril 1991, Max Frisch meurt des suites d'un cancer dans son appartement de Zurich.
Bunun sonucunda, Karaşehir Tang Hanedanlığı himayesine girmiştir.Il dépendait alors de la seigneurie de Thann.
Yerliler, cephanelerinin azalması sonucunda geri püskürtüldüler.Les Amérindiens sont finalement repoussés lorsqu'ils viennent à manquer de munitions.
İlacın yemeklerden önce veya sonra veya yemek arasında alınması sonucu etkilemez.L'accouplement se produit avant ou après ces repas.
Bu görüşmeden sonra 6 Ekim 1975 günü Leighton ve eşi Roma'da bombalı bir saldırı sonucu öldürülecektir.Leighton et sa femme seront victimes d'une tentative d'assassinat le 6 octobre 1975 à Rome.
Bu basınç farkı sonucunda rüzgâr doğar.La question de la pression du vent se pose alors.
1971'de emniyet kemeri takma zorunluluğunu ilk olarak oylama sonucu Avustralyalılar kabul eder.En 1971, les Australiens sont les premiers à voter l'obligation du port de la ceinture de sécurité.
Yapının adı bir yarışma sonucu belirlenmiştir.Le nom est le fruit d'un concours.
Nisan 1902’de Dmitry Sipyagin’in suikast sonucu öldürülmesi üzerine İçişleri Bakanı olarak atanmıştır.Le 28 avril 1902, à la suite de l'assassinat de Dmitri Sipiaguine, il fut nommé ministre de l'intérieur.
2007 - Gazeteci Hrant Dink uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.2007 : assassinat du journaliste d'origine arménienne Hrant Dink à Istanbul.
1913 - Yunan kralı I. George, Selanik'te uğradığı bir suikast sonucu öldü.1913 : le roi Georges Ier de Grèce est assassiné à Salonique.
Mamâfih mahkeme, kurbanın cinsel yönelimi olayı etkilemediği sonucuna varmıştır.L'état de son cadavre n'a pas permis d'établir si la victime a subi des violences sexuelles.
Kuzeye doğru olan bu yayılma küresel ısınma sonucu su yüzeyinin ısınmasından dolayı olabilir.On note une extension vers le nord de l’aire de répartition, peut-être à cause du réchauffement climatique.
1555'te V. Karl Augsburg Din Barışı sonucu tahttan çekildi.En 1555, Charles Quint toléra le luthéranisme par la paix d'Augsbourg.
Bunun sonucunda tekerlekli sandalyeye bağlı kaldı.Il a finalement été cloué sur un fauteuil roulant.
Luftwaffe’nin 48. Panzer Kolordusunu korumadaki yetersizliği sonucunda taarruz durmuştur.Un des résultats de l'inactivité de la Luftwaffe pour le 48e Panzercorps fut l'arrêt de son action offensive.
Volkanik kış, olarak alt atmosfer tabakasının bir yanardağ patlaması sonucu soğuması fenomeni.Un hiver volcanique serait la conséquence directe de l'éruption d'un supervolcan.
Antlaşma sonucunda Basel konfederasyona girmiştir. ^Le procès fut porté au Concile de Bâle.
Çıkan sonucu Alice gönderir.C'est ce qu'Alice va tenter de découvrir.
Sekizinci katılımcı kalan katılımcılar arasında yapılan halk oylaması sonucunda belirlenmiştir.La huitième soirée sélectionne l'artiste parmi les trois artistes restants.
Krallığın onayı sonucu yasa tasarısı kanunlaşır.À défaut, la loi entre en application par décret royal.
Bunun sonucunda şehir büyük zarar görür.La ville est fortement endommagée.
Bu halk oylaması sonucu Birendra'nın Panchayat yönetim biçimi ayakta kalmıştır.D'une part, comment s'assurer que cette attitude mentale était bien celle de Pauling.
Atomlar çekirdek tepkimeleri sonucu parçalanabilir.Les orbitales atomiques de recouvrement peuvent différer.
Bunun sonucunda Young Buck, grup kadrosundan çıkarıldı.Par la suite, Pat Bag quitte le groupe.