Bunların sonucunda Becker ATP Tour tarafından Yılın Tenisçisi seçildi.Dies führte zu einer Nominierung als Comeback-Spieler des Jahres bei den ATP World Tour Awards.
Bu yangınların çoğu kundaklama sonucu çıkmıştır.Die Mehrzahl der Einsätze sind Brandeinsätze.
Aynı yıl, bir trafik kazası sonucu öldü.Noch im selben Jahr starb er infolge eines Automobilunfalls.
Çocukluk çağında özellikle ergenlikte hipertansiyon, altta yatan bir bozukluğun sonucudur.Bei der ungewöhnlichen Geschichte steht das ausgetauschte Kind im Mittelpunkt.
Açılan ateş sonucunda gemilerde bir hasar oluşmadığı gibi, can kaybı ve yaralanmada olmadı.Zum Zeitpunkt des Feuerausbruchs befand sich niemand an Bord, es gab keine Verletzten.
Mahkeme sonucu yazar, beraat etti.Er erklärt, der Fall ist gelöst.
Bunun sonucunda 1998 yılında dernek hizmete girdi.In der Folge entwickelte man 1998 in Großbritannien entsprechende Förderkonzepte.
Muharebe savaşın sonucuna etki etmemiştir.Der Ausgang des Gefechtes hatte keinen Einfluss auf den Verlauf des Krieges.
Sono bu sonucu ''imkansız'' olarak değerlendirdi.Der Sender nannte dieses Ergebnis „äußerst unwahrscheinlich“.
Bu yasa enerjinin korunumunun bir sonucudur.Dieses Recht ist grundlegender Teil der Wirkung eines Schutzrechtes.
Çoğu kent bu akınlar sonucunda yakılıp yıkıldı.Ein Großteil der Stadt wurde dabei zerstört und abgebrannt.
Maç sonucunda galibiyete 3 puan, beraberliğe 1 puan, mağlubiyete ise 0 puan verilmektedir.3 Durchschnittliche Punktzahl pro Spiel; 3 Punkte pro Sieg, 1 Punkt pro Remis.
Rodeo sonucunda Titan patlar.Eine Ausnahmestellung nimmt Titan ein.
Bunun bir sonucu olarak Müslüman Abhazlar azınlık durumuna düştüler.Jene, die geringeren Taten beschuldigt wurden, hackte er die rechte Hand ab.
Massimo bir araba kazası sonucu hayatını kaybeder.Bei einem Autounfall verunglückt Massimo tödlich.
Bunun sonucunda Amsterdam Antlaşmasını sağlamıştır.Damit ist auch der Entstehungsort mit Amsterdam festgelegt.
Davanın sonucunda Avrupa Birliği kazandı.Die Gruppe gewann schließlich den Prozess.
16 Ekim 2017'de arabasına yerleştirilen bombanın patlaması suretiyle suikast sonucu öldürüldü.Im Oktober 2017 wurde sie durch ein Attentat mit einer Autobombe ermordet.
Dört yapraklı yoncanın teması sonucu ölür.Der aus vier Fruchtblättern verwachsene unterständige Fruchtknoten ist einfächerig.
İntihar bombacısı da saldırı sonucu ölmüştür.Der Attentäter selbst wurde bei dem Anschlag ebenfalls getötet.
Yapılan gizli oylama sonucunda ise birinci belirlenir.Wird der einleitende Antrag vom Wahlrat genehmigt, beginnt die definitive Phase.
Kent 713 yılında Emevilerin saldırısı sonucu fethedilmiştir.Erst die islamischen Eroberer setzten diesem Vorgehen 713 ein Ende.
Samuel maruz kaldığı şiddet sonucunda aklını yitirir ve ölür.Palli verliert aufgrund der Kälte das Bewusstsein und stirbt.
Matematikte kalan, bir hesaplama sonucunda geriye alan miktardır.Eine Summe ist in der Mathematik das Ergebnis einer Addition.
Kalan altı katılımcıdan ikisi jüri oylaması sonucunda yükselmiştir.Aus den restlichen sechs Beiträgen konnte eine Jury zwei weitere in das Finale befördern.
Bazen de Kapitalizmin bir sonucu olarak görülür.Aus diesem Grund galt auch der Kapitalismus als zu überwindendes System.
Saldırılar sonucunda 77 kişi ölmüştür.Von den 79 Insassen kamen 77 ums Leben.
Savaşın bir başka sonucu ise Avusturya eyaleti olan Venedik'in İtalya tarafından işgalidir.Ort der Handlung ist das von den Österreichern besetzte Venedig.
Onun başarısı yıllarca süren kararlığının sonucudur.Son succès est le résultat de plusieurs années de persévérance.
Onun ölümü, eğer iyi anladıysam, bir kaza sonucu oldu.Sa mort, si j'ai bien compris, fut un accident.
Sonucunu öğrenmek için sabırsızlanıyor.Il est impatient de connaître le résultat.
Dünyada oluşan en ufak şey daima muhteşem bir tesadüfün sonucudur.La moindre chose qui se forme au monde est toujours le produit d'une formidable coïncidence.
Birkaç aylık bir gözlemden sonra, 1669 yılında Hooke arzu edilen sonucun elde edileceğine inandı.Après plusieurs mois d'observations, en 1669, Hooke pensera que le résultat souhaité était atteint.
Konferansın ana sonucu Viyana Deklarasyonu ve Eylem Programının kabul edilmesi olmuştur.Le résultat principal de la conférence fut la Déclaration et programme d'action de Vienne.
Courlandliler Tobago'yu 1666'da, muhtemelen o yıl gerçekleşen bir korsan saldırısı sonucunda terketmişlerdir.Les Courlandais quittèrent Tobago en 1666, probablement après une attaque des pirates cette même année.
Bunun sonucunda Allah tarafından -Firavun ve Hâmân gibi- helak edilir.Tous les êtres de la création ; les divinités, le pharaon, les hommes y sont soumis.
Bunun sonucunda Prusyalı liderler Alman siyasetinde önemli bir role sahip olmayı beklediler.Par conséquent, les dirigeants prussiens entendaient jouer un rôle majeur dans la politique allemande.
Bu nedenle bazı astronomlar Sedna'nın iç Oort bulutunun ilk bilinen üyesi olduğu sonucuna varır.Certains astronomes pensent donc que Sedna est le premier membre connu du nuage d'Oort intérieur.
Ancak, hastalık ya da kaza sonucu ölen milis ve gönüllülerin sayısı üzerine hiçbir rakam verilmemiştir.Il n'existe pas de chiffres quant au nombre de miliciens et de volontaires morts de maladie ou d'accident.
Bunun sonucunda Amsterdam Antlaşmasını sağlamıştır.Celle-ci débouchera sur le traité d'Amsterdam.
Muazzam başarısının bir sonucu olarak, rekabet anında bienal bir olaya dönüştü.Grâce à l’énorme succès suscité par la compétition, celle-ci se transforme en un événement biennal.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.En conséquence, cette planète subit les mêmes changements saisonniers.
Motorlarda sağlanan gelişmeler sonucunda bazı mühendisler buhar kazanının boyunu küçültmeye çalıştı.À la suite des progrès des motorisations, certains ingénieurs cherchent à réduire la taille de la chaudière.
Yerçekimi dalgaları, Einstein'ın teorisinin doğrudan bir sonucudur.Les ondes gravitationnelles sont une conséquence directe de la théorie d'Einstein.
Bunun sonucunda da Leo Reisman'ın dans orkestrasıyla bir kayıt yapmıştır.Parallèlement, Arlen enregistre avec l'orchestre de danse de Leo Reisman.
Oğlunun baskıları sonucu 800,000 Doları oğluna %4 faizle borç verdi.Il fournit les 800 000 dollars restants sous la forme d'un prêt remboursable par son fils avec 4 % d'intérêts.
Dört yıl sonra İkinci Dünya Savaşı sonucunda Vyatka'ya (daha sonra Kirov olarak değişen) yere nakil oldular.Quatre ans plus tard, ils sont évacués à Viatka (aujourd'hui Kirov) en raison de la Seconde Guerre mondiale.
Ancak, Aulë'ye verilen bir ceza sonucu İlkdoğanlar uyanmadan önce uyanmamak üzere uykuya daldırıldılar.Mais si jamais elle se séparait de son mari, elle retournerait, sans fin, au tourment d'auparavant.
Bunun sonucunda 16 adam tutuklandı; bunların 9'u da cezalandırıldı.Au bout du compte, 16 hommes sont arrêtés, dont 9 sont jugés coupables.
Ama yalnızca ilk üç şarkının sonucu açıklanmıştır.Seuls les résultats des trois premières chansons ont été annoncés.
Dachau'nun SS doktorları tarafından yapılan bir muayene sonucunda dinlenmesi gerekli olduğu sonucuna ulaşıldı.Un examen médical effectué par les médecins SS à Dachau aboutit à la conclusion qu’il a besoin de repos.
Bunların sonucunda krallığın kasası boşalmıştı.Les caisses du royaume sont vides.
Bu sadece solak nötrinoları kapsayan Standart Model’in bir sonucudur.Ceci résulte du modèle standard ne contenant que des neutrinos d'hélicité gauche.
Çocukluğunda geçirdiği bir göz rahatsızlığı sonucu bir gözü neredeyse kördür.Une maladie d'enfance le laissa pratiquement aveugle.
Sonuçta bu işlemlerin sonucun da Akifer den (su taşıyan formasyondan) su alınır.Puis, il s'extrait soudainement de l'eau dans laquelle il était dissimulé.
Bunun sonucununda başarılı olursa bir ödül kazanır.Si nous y réussissons, ce sera pour nous une récompense suffisante.
1885'de bir lokomotif çarpışması sonucu ölmüştür.Il mourut en 1885 à la suite d’une collision avec une locomotive.
Babası, Fuad Canbolat, 6 Ağustos 1931 yılında suikast sonucu öldürülmüştür.Son père, Fouad Joumblatt a été assassiné le 6 août 1931.
Baba Gilon, Caramon henüz 16 yaşındayken bir iş kazası sonucu ölür.Plus tard, son père Gilon mourut d'un accident alors que Caramon n'avait que 16 ans.
1987 1988 Ron Harper (Cleveland) katılmak üzere iken sakatlanması sonucu yarışmadan çekilmiştir.1987 1988 Ron Harper (Cleveland) devait participer au concours, mais déclara forfait pour cause de blessure.