Bu sonuçtan sonra yüksek istikrara sahip filaman,Το νήμα κάτω από αυτές τις προϋποθέσεις είχε υψηλή σταθερότητα
Bu süreci tekrarlamaya devam edersem, sonuçta ne olur? -ماذا سيحدث اذ استمريت في فعل هذه الخطوة لمرات عدة؟
Çarpı birim vektörün kendisi, sonuçta vektör elde etmemiz için. -Krát jednotkový vektor, tak že vlastně dostaneme vektor.
Çarpı birim vektörün kendisi, sonuçta vektör elde etmemiz için. -Przemnożony przez przez samego siebie, więc dostajemy tak naprawdę wektor.
Çarpı birim vektörün kendisi, sonuçta vektör elde etmemiz için. -Veces el vector de la unidad, así que nosotros conseguir un vector.
Çarpı birim vektörün kendisi, sonuçta vektör elde etmemiz için. -Vezes a unidade vetorial ela mesma, então nós agora temos o vetor.
Çarpı birim vektörün kendisi, sonuçta vektör elde etmemiz için. -Умножить на тот же единичный вектор, так что мы на самом деле получаем вектор.
Çarpı birim vektörün kendisi, sonuçta vektör elde etmemiz için. -× متجه الوحدة نفسه، حتى نحصل فعلياً على متجه
Çoğu insanın kendince çizdikleri sınırlar sonuçta yanlıştı.Le interpretazioni di molti si rivelarono del tutto errate.
Coulomb kuvveti zayıftır, sonuçta bu elektronlar daha zayıf bağlanmıştır.Así que la fuerza de Coulomb es más débil, por lo que los electrones son más débilmente enlacados.
Coulomb kuvveti zayıftır, sonuçta bu elektronlar daha zayıf bağlanmıştır.Assim, a força de Coulomb é mais fraco, então os elétrons são mais fracamente ligados.
Coulomb kuvveti zayıftır, sonuçta bu elektronlar daha zayıf bağlanmıştır.Jednocześnie siły przyciągania są słabsze, dlatego te elektrony są słabiej związane.
Coulomb kuvveti zayıftır, sonuçta bu elektronlar daha zayıf bağlanmıştır.그래서 쿨롬력은 점점 적어지고, 전자들은 더 약하게 붙어 있습니다.
Coulomb kuvveti zayıftır, sonuçta bu elektronlar daha zayıf bağlanmıştır.Så coulomb kraften er svagere, så disse elektroner er mere svagt bundet.
Coulomb kuvveti zayıftır, sonuçta bu elektronlar daha zayıf bağlanmıştır.So ist die Coulomb-Kraft schwächer, so dass diese Elektronen sind gebunden Sie schwächer.
Coulomb kuvveti zayıftır, sonuçta bu elektronlar daha zayıf bağlanmıştır.Takže přitažlivé síly jsou slabší a elektrony jsou méně vázány.
Coulomb kuvveti zayıftır, sonuçta bu elektronlar daha zayıf bağlanmıştır.Тож зв'язки між електроними нестійкі.
Cunku 2 limona 3 limon daha ekliyoruz. Sonucta yine 5 limon ediyor.معك ليمونتين و أضف عليها 3 ثمار ليمون ستنتهي أيضاً معك 5 قطع فاكهة 1..2..3..4..5
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Bởi vì, xét cho cùng, bạn biết đấy. chiếc hộp bí ẩn chính là chúng ta.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.E anche quello é un aspetto.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.Fordi i sidste ende, er den mystiske kasse os allesammen.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.제가 하고 싶은 말은 미스터리 박스는 우리 모두에게 있다는 겁니다
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.Ostatecznie tajemnicza skrzynka to my sami.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.Parce qu'au final, vous voyez, la boîte mystère c'est nous tous.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.Sillä loppujen lopuksi me kaikki olemme arvoituslaatikoita.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.Uiteindelijk zijn we allemaal de mystery box.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.כי בסופו של דבר, קופסת המיסתורין היא כולנו. אז יש את זה.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.لأنه في نهاية المطاف ، كما تعلمون ، صندوق الغموض يمثل كل منا. ولذلك وجد.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz. Konu bu.それから配給 映画館よりも大きな謎の箱があるでしょうか?
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Mert végtére is, tudják, a rejtélyes doboz mi vagyunk, mindannyian.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Pentru că în final, ştiţi, o cutie misterioasă se regăseşte în fiecare din noi.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Porque, em última análise, a caixa misteriosa somos nós.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Porque finalmente, saben, la caja misteriosa somos todos nosotros.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Protože nakonec ty záhadné schránky jsme my.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Γιατί στην τελική, το μυστηριώδες κουτί είμαστε όλοι μας.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Защото в крайна сметка, магическата кутия сме всички ние.
Çünkü sonuçta, gizemli kutu biziz.Потому что, в конечном счёте, ящик с загадкой - это все мы.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Bởi vì họ có thể chính là đa số.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Bo może się okazać, że to oni są tą większością.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Denn sie werden vielleicht irgendwann die Mehrheit.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.왜냐하면 그들은 다수가 될 수도 있기 때문입니다.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Mivel lehet, hogy kiderül róluk, hogy ők a többség.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Parce qu'ils peuvent se révéler être une majorité.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Pentru că ar putea deveni majoritate.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Perché in fin dei conti potrebbero essere la maggioranza.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Porque eles podem acabar por se tornar uma maioria.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Porque puede que se conviertan en una mayoría.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Want ze zouden wel eens de meerderheid kunnen zijn.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Επειδή μπορεί να γίνουν πλειοψηφία.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Ведь они могут перерасти в большинство.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.Защото може да излезе така, че те да се окажат мнозинство.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.בגלל שהם עלולים להפוך לרוב.
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.لانه ربما يتضح انهم الاغلبية
Çünkü sonuçta onlar bir çoğunluk olarak çıkabilirler.我々が もし民主主義を説く一方で
Çünkü sonuçta, yetişkinlere bile istatistik hakkında sorduğunuzda aşırı derecede aptal görünüyorlar.Afinal de contas, se perguntarmos a adultos sobre estatística, eles fazem figuras ridículas.
Çünkü sonuçta, yetişkinlere bile istatistik hakkında sorduğunuzda aşırı derecede aptal görünüyorlar.Bởi sau cùng, nếu bạn hỏi những người trưởng thành về thống kê, họ trông thực sự rất ngu ngốc.
Çünkü sonuçta, yetişkinlere bile istatistik hakkında sorduğunuzda aşırı derecede aptal görünüyorlar.Denn schlussendlich, selbst wenn Sie Erwachsene über Statistiken befragen, stehen diese extrem dumm da.
Çünkü sonuçta, yetişkinlere bile istatistik hakkında sorduğunuzda aşırı derecede aptal görünüyorlar.Después de todo, si preguntan a los adultos sobre estadística, se ven muy ridículos;
Çünkü sonuçta, yetişkinlere bile istatistik hakkında sorduğunuzda aşırı derecede aptal görünüyorlar.For hvis du spørger selv voksne om statistikker, ser de temmelig dumme ud.
Çünkü sonuçta, yetişkinlere bile istatistik hakkında sorduğunuzda aşırı derecede aptal görünüyorlar.För när du frågar till och med vuxna om statistik ser de väldigt frågande ut.