Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.L'harmonie suggère quelque chose qui embrasse et est universel et éternel et dans le moment.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Гармония - это предложение чего-то всеобъемлющего и всеобщего, вечного и мгновенного.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Гармонія - це натяк на щось всеосяжне і загальне, вічне і миттєве.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Хармонията е внушението за нещо, което е всеобхватно и универсално, от вечността и от момента.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.הרמוניה מציעה דבר מה שהוא חובק כל ואוניברסלי שהוא בו זמנית נצחי ושל הרגע הזה.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.التناغم هو اقتراح شيء شامل ومحيط وأزلي ولحظي في الوقت ذاته.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.永遠でもあり この瞬間のものでもある 何かを暗示するものです 解決というのはもっとずっと限られたものです
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalinde Bharat kendini küçücük hissetti.En opeens, geconfronteerd met deze oneindigheid voelde Bharat zich nietig.
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalinde Bharat kendini küçücük hissetti.Und plötzlich, vor diesem Sinnbild der Unendlichkeit, fühlte Bharat sich unbedeutend.
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalinde Bharat kendini küçücük hissetti.Και ξαφνικά, πάνω στον καμβά του απείρου, ο Μπάρατ ένιωσε ασήμαντος.
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeBharat sentiu-se insignificante.
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeDan tiba-tiba, dalam aura keabadian,
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeHirtelen, a végtelenségnek ezen a vásznán,
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeI nagle, w tym obrazie nieskończoności,
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalinde그러자 갑자기 그 무수히 많은 깃발 사이에서
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeȘi dintr-odată, în fața acestei imagini a infinitului,
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeVà đột nhiên, dưới bức màn của vô cùng,
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeИ изведнъж, в това платно на безкрайността,
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeНа этом фоне бесконечности
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeולפתע, באותו נוף אינסופי,
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeوفجأة، في هذا الخضم من اللانهائية
Ve bir anda, sonsuzluk tuvalindeバーラトは自らの無意味を感じました
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Alors quand je mourrai, les Champignons d'Infinité reconnaitront mon corps et seront en mesure de le manger.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Als ik sterf, zullen de Eeuwigheidspaddenstoelen mijn lichaam herkennen en in staat zijn om het op te eten.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Astfel, atunci când voi muri, Ciupercile Infinităţii îmi vor recunoaşte corpul şi îl vor putea digera.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Così quando morirò i Funghi 'Infinity' riconosceranno il mio corpo e se ne nutriranno.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Damit, wenn ich sterbe, der Unendlichkeitspilz meinen Körper erkennen und ihn essen kann.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Entonces cuando yo muera, los hongos Infinity reconocerán mi cuerpo y se lo podrán comer.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Jadi saat saya meninggal, Jamur-jamur Infinity akan mengenali tubuh saya dan bisa memakannya.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Kiedy umrę, Grzyb Infinity rozpozna moje ciało, i pożywi się nim.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.그리하여 제가 죽었을 때 인피니티 머쉬룸들은 저의 죽은 몸을 인식하고 먹을 수 있게 될 것입니다
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Para que quando eu morrer, os Infinity Mushrooms reconheçam o meu corpo e sejam capazes de o comer.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Så når jeg dør, vil uendelighedssvampene genkende min krop, og være i stand til at spise den.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Takže až umřu, Nekonečné houby rozpoznají mé tělo a budou schopny ho sníst.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Takže keď zomriem, Nekonečná huba rozozná moje telo a bude schopná ho zjesť.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Tehát ha meghalok, az Örök Gombák felismerik a testem, és meg tudják majd enni.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Vì vậy khi tôi chết, Loại Nấm Vô Cùng sẽ nhận ra cơ thể tôi và có khả năng tiêu hóa nó.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Όταν λοιπόν πεθάνω, αυτά τα μανιτάρια θα αναγνωρίσουν το σώμα μου και θα είναι σε θέση να το φάνε.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Когда я умру, Грибы Вечности распознают мое тело и смогут его съесть.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Отже, коли я помру, Гриби Вічності розпізнають моє тіло та зможуть його з'їсти.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.Така че, когато умра, Infinity Гъбите ще разпознаят тялото ми и ще могат да го изядат.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.כך שכשאני אמות, פטרות האינסוף יזהו את הגופה שלי ויהיו מסוגלות לאכול אותה.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.وعندما أموت، سيقوم الفطر اللامتناهي بالتعرف على جسدي ويتمكن من أكله.
Yani ben öldüğümde sonsuzluk mantarları vücudumu tanıyacak ve onu yiyebilecek.インフィニティ・キノコは私の体を認識し 食べることができるわけです まあ確かに皆さんの中には