Ana içeriğe geç
Sözlük

sonsuzluk ile cümle

sonsuzluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Une fois achevé, je projette d'intégrer les Champignons d'Infinité dans un certain nombre d'objets.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Όταν ολοκληρωθεί σκοπεύω να ενσωματώσω το Αιώνιο Μανιτάρι σε μία σειρά από αντικείμενα.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Как только грибы бесконечности будут готовы к использованию, я планирую применить их в нескольких вещах.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.Коли я завершу свій проект, я планую використати Гриби Вічності в кількох речах.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.След като завърши, планирам да интегрирам Гъбите Infinity в различни обекти.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.ברגע שזה יושלם, אני מתכננת לשלב את פטריית האינסוף לתוך מספר אובייקטים.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.بمجرد أن تكتمل، لدي خطة لدمج الفطراللامتناهي في عدد من المواضيع.
Tamamlandığında bu sonsuzluk mantarlarını birkaç nesne ile entegre bir şekilde kullanmayı düşünüyorum.インフィニティ・キノコをいろいろな物と合わせるつもりです まずはキノコの胞子が
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Az első tag egy egész osztásban,% 1, nem lehet végtelen (% 2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).De eerste operand in een integer-deling, %1, kan niet oneindig zijn (%2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Den första operanden i en heltalsdivision,% 1, kan inte vara oändlighet (% 2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Den første operand i en heltalsdivision,% 1, kan ikke være uendeligt (% 2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Der erste Operand einer Integer-Division, %1, kann nicht unendlich sein (%2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).El primer operando de una división entera, %1, no puede ser infinito (%2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Il est impossible que le premier opérande dans une division entière, %1, soit infini (%2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Il primo operando in una divisione tra interi, %1, non può essere infinito (%2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).O primeiro operando numa divisão inteira,% 1, não pode ser infinito (% 2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Pierwszy operand w dzieleniu całkowitoliczbowym,% 1, nie może być nieskończonością (% 2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Prvi operand v deljenju s celimi števili,% 1, ne more biti neskončno (% 2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Prvý operand je číselné delenie,% 1, nemôže byť nekonečný (% 2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Ο πρώτος τελεστής σε μια ακέραια διαίρεση,% 1, δεν μπορεί να είναι το άπειρο (% 2).
Tamsayı bölmesindeki bölünen değer% 1, sonsuzluk olamaz (% 2).Першим операндом у цілочисловому діленні,% 1, не може бути нескінченність (% 2).
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.(77:69) И устроил, как небо, святилище Свое и, как землю, утвердил его навек,
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Allí edificó su santuario como las alturas; como la tierra, a la cual cimentó para siempre
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.A vystavěl sobě, jako hrad vysoký, svatyni svou, jako zemi, kterouž utvrdil na věky.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.A vystavil svoju svätyňu jako hrdé miesta vysoké, jako zem, ktorú založil tak, aby trvala na veky.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Costruì il suo tempio alto come il cielo e come la terra stabile per sempre
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Daar bouwde Hij Zijn nieuwe huis; het stond er net zo vast als de aarde na de schepping.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Edificou o seu santuário como os lugares elevados, como a terra que fundou para sempre.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Et il bâtit son sanctuaire comme les lieux élevés, Comme la terre qu`il a fondée pour toujours.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.han byggede sit Tempel himmelhøjt, grundfæstede det evigt som Jorden.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Ia membangun Rumah-Nya seperti kediaman-Nya di surga, dan seperti bumi, kukuh untuk selama-lamanya
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.In sezidal si je enako nebeškim višavam svetišče svoje, enako zemlji, ki jo je utrdil na veke.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.I wystawił sobie jako pałac wysoki świątnicę swoję, jako ziemię, którą ugruntował na wieki.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Ja hän rakensi pyhäkkönsä korkeuksien tasalle, rakensi sen kuin maan, jonka hän on perustanut ikiajoiksi.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı."그 성소를 산의 높음 같이, 영원히 두신 땅 같이 지으셨으며"
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.megépíté szent helyét, mint egy magas [vár]at; mint a földet, a melyet örök idõre fundált.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Ngài xây đền thánh Ngài giống như nơi rất cao , Khác_nào trái_đất mà Ngài đã sáng_lập đời_đời .
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Ngài xây đền thánh Ngài giống như nơi rất cao, Khác nào trái đất mà Ngài đã sáng lập đời đời.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Och han byggde sin helgedom hög såsom himmelen, fast såsom jorden, som han har grundat för evigt.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Og han bygget sin helligdom lik høie fjell, lik jorden, som han har grunnfestet for evig tid.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Şi -a zidit sfîntul locaş ca cerurile de înalt, şi tare ca pămîntul, pe care l -a întemeiat pe veci.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Und baute sein Heiligtum hoch, wie die Erde, die ewiglich fest stehen soll.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Και ωκοδομησεν ως υψηλα παλατια το αγιαστηριον αυτου, ως την γην την οποιαν εθεμελιωσεν εις τον αιωνα.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.Съгради светилището Си като небесните възвишения, Като земята, която е утвърдил за винаги.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.ויבן כמו רמים מקדשו כארץ יסדה לעולם׃
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.‎وبنى مثل مرتفعات مقدسه كالارض التي اسسها الى الابد‎.
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.蓋 造 他 的 聖 所 、 好 像 高 峰 、 又 像 他 建 立 永 存 之 地
Tapınağını doruklar gibi, Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.蓋造 他 的 聖所 、 好像 高峰 、 又 像 他 建立 永存 之地
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Armonia e sugerarea a ceva ce este îmbrăţişat şi universal şi de eternitate şi de moment.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Đồng điệu là lời gợi ý của 1 thứ gì đó bao quát và trọn vẹn khoảnh khắc và mãi mãi.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Harmoni adalah acuan yang memeluk dan universal dan menyentuh keabadian sekaligus saat ini.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Harmonia é a sugestão de alguma coisa que é abrangente e universal e que é da eternidade e do momento.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Harmonia jest sugestią czegoś, co jest wszechstronne i uniwersalne, co jest zarówno wieczne, jak i ulotne.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Harmonie is de suggestie van iets dat alomvattend, universeel, eeuwig en van het moment is.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Harmonie ist etwas, dass allumfassend und universell ist und von Ewigkeit ist sowie vom Moment.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.Harmoni er antydningen af noget der er omfattende og universelt og om evighed og om øjeblikket.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.조화는 받아들임이고, 영원과 현재의 보편적인 어떤 것에 대한 제안이에요.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.La armonía es la sugerencia de algo, que abraza y es universal, y de eternidad y del momento.
Uyum evrensel ve kucaklayan ve sonsuzlukla ve anla ilgili bir şeyin öne sürülmesi.L'armonia è il suggerimento di qualcosa di ampio e universale di eterno e momentaneo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod