Ana içeriğe geç
Sözlük

sonraları ile cümle

sonraları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonraları tamamen kapalı stadyumlar yapıldı.Заповнює жили пізніх стадій.
Sonraları Morello The Clash, The Sex Pistols ve Devo gibi ünlü gruplardan etkilenmiştir.Представники цього руху зазнали впливу панк-гуртів як-то Sex Pistols та The Clash.
Sonraları ikisinin de aynı gezegen olduğunu fark ettiler.У той момент вважалося, що це один і той же супутник.
Sonraları Van der Waerden, Noether’in özgünlüğünün “karşılaştırılamaz derecede” olduğunu söylemiştir.Ван дер Варден пізніше сказав, що її оригінальність була «абсолютно поза конкуренцією».
Sonraları Sipo Emniyet başkanı yapıldı.Її президентом став Сеспедес.
Daha sonraları Güneşdere olarak değiştirilmiştir.Пересаджують їх навесні.
Bu tanım daha sonraları Freud tarafından da kullanılmıştır.Ім'я Фредегар (Fredegar) використовувалось і в пізніші часи.
Daha sonraları deniz canlıları da dahil diğer türler de koruma altına alınmıştır.Пізніше парк було також присвячено захисту інших наземних видів, а також морському життю.
Daha sonraları: "Albümü dinledikten sonra bir grup kurmaya karar verdim." dedi.Пізніше він додав: «Альбом подобається мені все більше, як звичайному слухачу.
Daha sonraları İskitlerin geldiği görülüyor.Деякі насіння дають сходи ще пізніше.
O zamanlar ve daha sonraları yeryüzünde Nefilim (Anlamı: Yere Serenler) vardı.Pokračovala tedy v boji na zemi (ne-waza) a snažila se Aradovou dostat do držení (osaekomi-waza).
Küçük oğul David Robert daha sonraları Confiserie Sprüngli adıyla anılmaya başlayan iki şubeyi devraldı.Mladší David Robert dostal dva obchody, které byly známy pod jménem Confiserie Sprüngli.
Girl's Tyme yarışmayı kazanamazken daha sonraları Beyoncé, söyledikleri şarkının iyi olmadığını belirtti.Avšak v soutěži Girl’s Tyme neuspěly, protože, jak přiznala Beyoncé později, jejich píseň nebyla kvalitní.
Bu dersler sonraları aynı isimli kitapların temeli haline geldi. .Tyto přednášky později utvořily základ pro knihy se stejným názvem.
Daha sonraları genç yaşına rağmen eserlerinin güçlü sanatsal değerlerinin olduğunu hatırlayacaktı.Později vzpomínal, že i v tomto raném věku mělo jeho dílo silnou uměleckou hodnotu.
Daha sonraları bu nedenle Romalılar bu bu bölgeye Magna Graecia (Türkçe: Büyük Yunanistan) adını vermişlerdir.Tato oblast byla proto později nazývána Magna Graecia („Velké Řecko“).
Sonraları burada bir manastır inşa edilmiştir.Později zde vystavěl klášter.
Sonraları, Budapeşte'de Sinema ve Tiyatro Akademisi'ne girmiştir.Poté nastoupil na Vysokou školu filmu a divadla v Budapešti.
Daha sonraları modern atom teorisi ortaya çıktı.Z tohoto tvrzení pak rozvinul první moderní teorii atomů.
Daha sonraları Yahudi Ajansı ve Dünya Siyonist Organizasyonu'nda önemli noktalarda bulundu.Významně se rovněž angažoval v Židovské agentuře a ve Světové sionistické organizaci.
Çok sonraları, Mefkure'nin Sovyet denizaltısı SC 215 tarafından torpidolandığı ortaya çıktı.Během noci však byla Mefkura torpédována a potopena sovětskou ponorkou SC-215.
Fakat daha sonraları bunun nedeninin de bir tür mutasyon olduğu öğrenilmiştir.Víme pouze, že to je nějaká jeho podmnožina.
Ama daha sonraları bu harfin kullanımına gerek duyulmamıştır.Z pozdější doby však není o použití těchto zařízení nic známo.
Fakat daha sonraları amaçları değişti.Nakonec však záměr změnil.
Sonraları sürekli gülümsediği için önce Smiley, sonra da Miley lakabını almıştır.Z její původní přezdívky ,,Smiley", vzniklo později Miley.
Bu fikir daha sonraları birçok filozof tarafından tenkit edilmiştir.Tato teorie čtyř elementů byla přijata řadou dalších filozofů.
Sonraları daha gerçekçi konulara yöneldi.V pozdějších dílech se jeví už jako realista.
Bu şehir tamamen yok edilmiş, daha sonraları da İmparator I. Justinianus tarafından yeniden kurulmuştur.Město bylo zničeno, ale opět obnoveno za dob císaře Justiniána I..
Grup daha sonraları MTV'de boy göstermeye başladı.Začínají se také objevovat na MTV.
Daha sonraları da emekliye ayrıldı.Později se vzdal i vojenského důchodu.
Daha sonraları ise, bu pozisyonundan vazgeçerek herkesin kaydedilmesine izin vermiştir.Po útrpném zážitku si místo zapamatoval asi každý.
Daha sonraları Fransızca, Almanca ve Rusça öğrendi ve eğitimini Letonya'nın Dünaburg şehrinde devam ettirdi.Později se naučil francouzsky, německy a rusky a odjel dále studovat do Daugavpilsu.
Daha sonraları göz kapakları çekilir ve gözler aşağıya doğru döner.Zvrátil jsem hlavu dozadu a zavřel oči.
Söylenceye göre cesedi daha sonraları Roma'daki Santa Maria Maggiore bazilikasına taşınmıştır.Poprvé jí asi byla zasvěcena bazilika Santa Maria Maggiore v Římě.
O daha sonraları Mishakal'ın Peygamberi olarak isimlendirilmiş ve Kutsal Birliğin başına geçmiştir.Pro své zlé jednání byl napomínán a varován prorokem Elijášem.
Daha sonraları Payas, bu sefer de Haçlı Seferleri yolu üzerinde olması sebebiyle önemini korumuştur.Ten uspěje, protože tentokrát jsou stopy zameteny důkladněji.
Daha sonraları festival kapsamı büyüdükçe diğer mekanlarda festival kapsamına girdi.Jak festival rostl, rozšiřoval se na další prostranství.
Sonraları gruba DJ Yella ve Arabian Prince eklendi.Později se přidali DJ Yella a MC Ren, a Arabian Prince ze skupiny odešel.
Bu yüzük nesilden nesile taşınacak ve daha sonraları Barahir'in Yüzüğü olarak bilinecekti.Prsten je znám jako Barahirův prsten a později byl jedním ze znaků Dúnadanů.
Degas daha sonraları izlenimcilerle gücünü birleştirdi.Spolu s dalšími impresionisty zde vystavoval i Degas.
Daha sonraları hayvancılık ve tarımla uğraşmışlardır.Ty byly později obléhány a dobyty.
Bunu takiben daha sonraları suya kuklalar atılmaya başlandı.Později je do něj odváděna voda z těchto rybníků.
Daha sonraları ise Pittsburgh'da bir kayıt stüdyosunu işletti.Později si otevřela svou vlastní psychoanalytickou ordinaci v Göttingenu.
Sonraları bu davranışı "aptalca ve çocukça" olarak nitelendirdi.Později k jejímu projevu uvedl: „Bylo to tak nevinné a bázlivé.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.Spodní místnost věže přitom byla využívána jako vězení.
Daha sonraları ressamlar bunu resimlerinde de uygulamışlardır.Stejné obrazy se později opakovaně objevily v jeho fotografiích.
Daha sonraları büyük ölçekli enstalasyon eserleri ile ilgilendi.Zabýval se pak intenzivně konstrukcí textilních strojů.
Sonraları grup yabaniler tarafından takip edildi.Později pak byli nalezeni rozsápaní divokou zvěří.
Daha sonraları kumarbaz olarak tanındı.Dříve byl znám jako Sport.
Daha sonraları Romalılar da buraya yerleşti.Později si zde osadu vybudovali také Římané.
Jessalyn Gilsig - Siggy, Earl Haraldson'un karısı ve daha sonraları Rollo'nun sevgilisi.Ztvárněna Jessalyn Gilsigovou (1.−3. řada) Zprvu žena jarla Haraldsona a poté Rollova milenka.
Daha sonraları bu alt tür hem E. m. indicus hem de E. m. sumatranus içinde sınıflandırılmıştır.A fost ulterior subsumat sub fie lui E. m. indicus, fie lui E. m. sumatranus.
Sonraları Navajivan Hindi dilinde de yayımlandı.Mai târziu Navajivan a fost de asemenea publicată în hindusă.
Çoğu maç Cumartesi ve Pazar öğleden sonraları oynanır.Multe dintre meciuri au loc sâmbăta și duminica.
Daha sonraları Tekke ismiyle anıldığı ve belgelerde bu şekilde yer aldığı görülmektedir.Numele acesta a ajuns să fie înregistrat în documentele personale ca Evet.
Kivi, daha sonraları ünlü bir gazeteci ve devlet adamı olan Johan Vilhelm Snellman ile tanıştı.De asemenea, l-a întâlnit pe celebrul jurnalist și om de stat Johan Vilhelm Snellman.
Sonraları ise masaya oturmuştur.După aceea se intră la masă.
Bu daha sonraları karakterin en ayırt edici özelliği olacaktır.Mai târziu, personajele sale vor avea parte de existențe similare.
Sonraları hemen hemen yalnızca bu kaynaklardan esinlenerek çalıştı.Orașele respective trăiau, practic, doar de pe urma acestor industrii.
Babası, daha sonraları alkol bağımlısı oldu.Spre sfârșitul vieții devenise aproape dependent de alcool.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod