Çarşamba öğleden sonraları dersimiz yok.We have no classes on Wednesday afternoons.
Tom Pazartesi öğleden sonraları genellikle çalışmak zorunda değildir.Tom usually doesn't have to work on Monday afternoons.
Eğitimci öğleden sonraları talimatlar verdi.The trainer gave instructions in the afternoons.
O cumartesi öğleden sonraları ne yapıyor?What does he do on Saturday afternoons?
Ben öğleden sonraları çalışırım.I work afternoons.
Ben öğleden sonraları sık sık verandanın üstüne oturup okurum.I often sit on the porch and read in the afternoon.
O öğleden sonraları genellikle buradadır.She's usually here in the afternoons.
Ben genellikle pazartesi öğleden sonraları evdeyim.I'm usually at home Monday afternoons.
Tom öğleden sonraları hep boştur.Tom is always free in the afternoon.
Cuma öğleden sonraları genelde çalışması gerekmez.He usually doesn't have to work on Friday afternoons.
Bir komşu sonraları şöyle dedi: "Bayan Clemm her zaman meşguldü.A neighbor later recalled: "Mrs. Clemm was always busy.
Sonraları kasaba tekrar büyüdü ve 2012 yılında 309.050 nüfusuna ulaşmıştı.Today the town has grown again and had reached 309,050 inhabitants in 2012.
Gilmour, daha sonraları, "Comfortably Numb hakkında çılgınlar gibi tartıştık.Gilmour would later say, "We argued over 'Comfortably Numb' like mad.
Bu daha sonraları Carl Hempel ve diğerleri tarafından çürütülen 'işlevsel açıklama'dan farklıdır.This is far from the 'functional explanation' later impugned by Carl Hempel and others.
Khan Khan izlerini kaybetmiş, ancak çok sonraları soylarından gelenleri tespit edebilmiştir.Khan Khan lost their tracks, but would much later locate their distant descendants.
Örgüt daha sonraları Helenik Demokratik Gençlik(E.DI.N) olarak tanındı.The organisation later became known as Hellenic Democratic Youth (E.DI.N.).
Daha sonraları, fabrika ve marka José A. Bance isimli bir bankere satıldı.Later the factory and brand were sold to banker José A. Bances.
Gunter Sachs daha sonraları birkaç basın toplantısında babasının geçmişine değinmiştir.Gunter Sachs commented on his father's past in several publications.
Video sonraları birkaç haftalığına NASA’nın internet sitesine aktarıldı.The video was posted to NASA's website for a couple of weeks afterwards.
Sonraları, süper güçlere sahip özel dedektif Jessica Jones ile evlenir ve bir kızları olur.He later marries the super-powered private investigator Jessica Jones, with whom he has a daughter.
Daha sonraları hep Yahudi köklerini vurguladı.Later he always emphasized his Jewish roots.
Netenyahu ve Levy işbirliği yapamadı ve ikisinin arasındaki rekabet sonraları daha da şiddetlendi.Netanyahu and Levy did not cooperate and the rivalry between the two only intensified afterwards.
Woodley daha sonraları serbest bırakıldı ve dava sonuçsuz kaldı.Woodley was later controversially released, and the murder case remains unsolved.
Bu dönemde kimse Dejan'ın daha sonraları çok önemli hale gelecek olan çocukları ile ilgilenmiyordu.No one looked to the young sons of Dejan who would later become very important.
Yaygın biçimde kullanılan kitaplar, sonraları dört ve beş ciltlik olarak yeniden basıldı.The books became widely used, and were reprinted in four and five volumes respectively.
Sonraları ikisinin de aynı gezegen olduğunu fark ettiler.They eventually came to recognize that both objects were the same planet.
Daha sonraları Guglielmo Ferrero'nun Roma'nın Büyüklüğü ve Çöküşü yayımlanmıştır.Later the work Greatness and Decline of Rome by Guglielmo Ferrero was published.
Sonraları “Pacific Point Canine Academy” adlı kuruluşun kurulmasında ve gelişmesinde yer aldı.He later created the Pacific Point Canine Academy.
Sonraları İzmir'de çeşitli gece kulüplerinde şarkıcılık yapmaya başlamıştır.She then started singing in various nightclubs in İzmir.
Lippisch daha sonraları DFS'den ayrılıp Messerschmitt'e katılmak için talepte bulundu.Lippisch eventually asked to leave DFS and join Messerschmitt instead.
Alderton, formülü, Dr. Pepper (daha sonraları "Dr Pepper" olarak stilize edilmiş) olarak adlandırdı.Alderton gave the formula to Morrison, who named it Dr. Pepper (later stylized as "Dr Pepper").
Daha sonraları Roma'nın komşularıyla yaptığı savaşlarda da adı sık sık anılır.Later it is frequently mentioned in the wars between Rome and its neighbors.
Ancak sonraları Taylor & Francis, Informa çatısı altında varlığını sürdürmeye başladı.Taylor & Francis itself subsequently merged with Informa.
Daha sonraları Japanese Whispers albümünde de yer almıştır.It was later included on the album Japanese Whispers.
Krueger, sonraları Videoplace'ten bir donanımı başka bir parça Small Planet için kullandı.Krueger later used the hardware from Videoplace for another piece, Small Planet.
Ancak daha sonraları Rákosi, Rajk'ın ölümü ile ilgili Kádár'ı suçlayacaktı.Rákosi would later attempt to blame Kádár for Rajk's death.
Daha sonraları genç yaşına rağmen eserlerinin güçlü sanatsal değerlerinin olduğunu hatırlayacaktı.Later he would remember that even at that early age his work showed strong artistic merit.
Yazar daha sonraları José Enrique Rodó ve Amado Nervo gibi ünlü yazarlarla tanıştı.Storni soon became acquainted with other writers, such as José Enrique Rodó and Amado Nervo.
T-70, daha sonraları savaşta çok daha önemli olan SU-76 tanklarına temel teşkil etmiştir.The T-70 formed the basis for the much more important self-propelled gun SU-76 later in the war.
Daha sonraları üniversite statüsü kazanmıştır.It later achieved university status.
O zamanlar ve daha sonraları yeryüzünde Nefilim (Anlamı: Yere Serenler) vardı.So Odran was consigned to the earth, and the chapel was erected above him.
Organon ismi daha sonraları Aristo'nun izleyicileri olan Peripatetikler tarafından verilmiştir.The name Organon was given by Aristotle's followers, the Peripatetics.
Anne Boutiaut, doğum Nevers 1851 sonraları Mont St-Michelde La Mère Poulard olarak bilinir.Anne Boutiaut, born in Nevers in 1851 and later known as La Mère Poulard in Mont St-Michel.
Daha sonraları deniz canlıları da dahil diğer türler de koruma altına alınmıştır.Later it was dedicated to protecting other species, including marine species.
Aleniçev daha sonraları Birleşik Rusya partisine katıldı.Alenichev then joined the United Russia party.
Daha sonraları ikinci kat betonarme döşemelerle ve tuğla duvarlarla eklenmiştir.Later on second floor was added with concrete slabs and brick walls.
Ön cephesi, hem 1530'da Michelango tarafından hem de daha sonraları defalarca yenilenmiştir.The palazzo’s facade was updated by Michelangelo in the 1530s and again later numerous times.
Kulüp 1904 yılında Győri Vagongyár ETO adıyla kurulmuştur daha sonraları birçok ad değiştirmiştir.In 1904 the club was founded as Győri Vagongyár ETO and has undergone many name changes since.
1999 yılında sekreter olarak çalışmaya başladığı Dost Müzik'te, sonraları basın danışmanı oldu.She started to work as a secretary in Dost Müzik in 1999 where she later became a press consultant.
Bu elfler önceleri Nandor, daha sonraları ise Silvan Elfleri olarak bilindi.These elves became known as the Nandor and later the Silvan Elves.
Daha sonraları Güneşdere olarak değiştirilmiştir.The title was later changed to The Sun.
Sonraları hukuk eğitimi almaya başladı.He finally gave himself up to legal studies.
Sonraları Zulliger Freud'un ilgisini çekti ve Freud tarafından iki kez İsviçre'de ziyaret edildi.Later on, Freud became interested in Zulliger's work, and visited him twice in Switzerland.
Daha sonraları Giresunlular gelmiş.Downlinks came later.
Sonraları burada bir manastır inşa edilmiştir.Eventually, a monastery was built at that place.
Daha sonraları İslâm âleminin her tarafında dâru'l-hadisler yaygınlaştı.Then all of them entered into holy fire after meditating upon their Gods.
Sonraları bu gulâmlara Hintler ve Tacikler de katılmıştı.Since then joint locks and chokes were included.
Daha sonraları ilgisi heykele kaymıştır, heykel alanında ilk çalışması Jenny Lind'in büstü olmuştur.This is also Tommy Bond's last episode for his first tenure with Our Gang.
Uydu sonraları Taelonların elinden çıkacaktır.The probe later winds up in the hands of the Taelons.
Daha sonraları ise aynı zamanda müzikle de uğraşmaya başlamıştır.Whatever happens next, I will continue to make music.