Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.Rakastamme juonenkäänteitä, harhautuksia ja yllättäviä loppuja.
Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.Vi elsker ting som drejninger i plottet og afledningsmanøvrer og overraskende slutninger.
Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.We houden van dingen als onverwachte plotwendingen, op het verkeerde been zetten en verrassende finales.
Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.Wir lieben Sachen wie verdrehte Handlungen und falsche Fährten und ein überraschendes Ende.
Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.Λατρεύουμε πράγματα όπως μια αλλαγή στο σενάριο, μια παραπλανητική υπόθεση ή ένα μη αναμενόμενο τέλος.
Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.Ми любимо повороти сюжетів і риторичну плутанину і неочікувані кінцівки.
Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.Мы любим такие вещи, как повороты сюжета и отвлекающие манёвры, и удивительные концовки.
Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.Обичаме когато фабулата има обрати и подвеждащи моменти и неочакван край.
Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.אנו אוהבים דברים כמו סיבוכים בעלילה הטעיות וסיומות מפתיעות.
Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.نحب قصص النهايات المفاجئة نحن قصص تغير الخطط بصورة تامة
Karmaşık hikayeleri, saptırılmış konuları, ve sürpriz sonları seviyoruz.ひっかけや 意外な結末が好きなのです ストーリーに関して言えば
Kendi stilinde Bluegrass çaldı bize, ama konserin sonlarına doğru, parmaklarıyla eski usül banjo da çaldı.그는 블루그래스 기법의 음악을 연주했는데, 콘서트가 막바지에 이르자, 그는 아프리카에서 배운
Kendi stilinde Bluegrass çaldı bize, ama konserin sonlarına doğru, parmaklarıyla eski usül banjo da çaldı.הוא ניגן בסגנון הבלוגראס שלו, אבל לקראת סיום ההופעה, הוא ניגן בבנג'ו בסגנון הישן
Kendi stilinde Bluegrass çaldı bize, ama konserin sonlarına doğru, parmaklarıyla eski usül banjo da çaldı.وقد كان يعزف هو موسيقى من نوع البلو ولكن في نهاية الحفل .. كان يعزف نوعا قديماً من البانجو
Kendi stilinde Bluegrass çaldı bize, ama konserin sonlarına doğru, parmaklarıyla eski usül banjo da çaldı.でもコンサートの最後に 昔風のバンジョーのピッキングをやったんだ バンジョーと一緒にアフリカから来た演奏法だ
Kentsel atık yönetiminden kaynaklanan net sera gazı emisyonlarının, 1980’lerin sonlarındaki yıllık yaklaşık01 per år i slutet av 1980‑talet till
Kentsel atık yönetiminden kaynaklanan net sera gazı emisyonlarının, 1980’lerin sonlarındaki yıllık yaklaşık01 pour passer du niveau record d’environ 55 millions de tonnes d’équivalents de CO par an
Kentsel atık yönetiminden kaynaklanan net sera gazı emisyonlarının, 1980’lerin sonlarındaki yıllık yaklaşık2 wieku do poziomu stanowiącego ekwiwalent 10 milionów ton
Kentsel atık yönetiminden kaynaklanan net sera gazı emisyonlarının, 1980’lerin sonlarındaki yıllık yaklaşık2 στην οποία έφθασαν στο τέλος της δεκαετίας του 1980, σε 10 εκατ. τόνους ισοδυνάμου
Kentsel atık yönetiminden kaynaklanan net sera gazı emisyonlarının, 1980’lerin sonlarındaki yıllık yaklaşık‑egyenértékről 10 millió
Kentsel atık yönetiminden kaynaklanan net sera gazı emisyonlarının, 1980’lerin sonlarındaki yıllık yaklaşıkod hospodářského růstu tak, jak to požaduje šestý akční program pro životní prostředí.
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Chớ chi họ khôn ngoan và hiểu được, Ước gì nghĩ đến sự cuối cùng vẫn đợi họ!
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Chớ_chi họ khôn_ngoan và hiểu được , Ước gì nghĩ đến sự cuối_cùng vẫn đợi họ !
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Dacă ar fi fost înţelepţi, ar înţelege, Şi s'ar gîndi la ce li se va întîmpla.
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Dersom de var vise, vilde de forstå dette, skjønne hvad ende det vil ta med dem.
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Jos he viisaita olisivat, niin he käsittäisivät tämän, he ymmärtäisivät, mikä heidän loppunsa on.
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!그들이 지혜가 있어서 이것을 깨닫고 자기의 종말을 생각하였으면
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Ó by moudří byli, rozuměliť by tomu, prohlédali by na poslední věci své.
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!O da bi bili modri, bi bili razumeli to, pomislili bi bili zadnji konec svoj!
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!O, daß sie weise wären und vernähmen solches, daß sie verstünden, was ihnen hernach begegnen wird!
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Oj, aby boli múdri, aby to pochopili, aby porozumeli tomu, čo bude s nimi potom!
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Se eles fossem sábios, entenderiam isso, e atentariam para o seu fim!
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!se fossero saggi, capirebbero, rifletterebbero sulla loro fine
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Sekiranya mereka bijaksana, mereka akan mengerti, dan memikirkan kesudahan mereka
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Si fueran sabios, entenderían esto; comprenderían cuál sería su final
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!S`ils étaient sages, voici ce qu`ils comprendraient, Et ils penseraient à ce qui leur arrivera.
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Vajha eszesek volnának, megértenék ezt, meggondolnák, hogy mi lesz a végök!
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Var de vise, forstod de det og indså, hvad der venter dem selv!
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Vore de visa, så skulle de begripa detta, de skulle första vilket slut de måste få.
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!Ειθε να ησαν σοφοι, να ενοουν τουτο, να εσυλλογιζοντο το τελος αυτων
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!О да бяха мъдри, да разбират това, Да смисляха сетнината си!
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!О, если бы они рассудили, подумали о сем, уразумели, что с ними будет!
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!לו חכמו ישכילו זאת יבינו לאחריתם׃
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!لو عقلوا لفطنوا بهذه وتامّلوا آخرتهم.
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!惟 願 他 們 有 智 慧 、 能 明 白 這 事 、 肯 思 念 他 們 的 結 局
Keşke bilge kişiler olsalardı, anlasalardı, Sonlarının ne olacağını düşünselerdi!惟願 他 們有 智慧 、 能 明白 這事 、 肯 思念 他 們的結局
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.Du kan delta i kurser under dagtid, på kvällar eller på veckoslut.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz. İnternette de okuyabilirsiniz.من الممكن أن تداوم في الدورات التعليمية خلال اليوم أو خلال المساء أو في نهايات الأسبوع.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.Podrá asistir a los cursos en horario de día, nocturno o de fines de semana.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.Voit käydä kursseilla päivisin, iltaisin tai viikonloppuisin.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.Vous pouvez suivre les cours pendant la journée, les soirs ou les weekends.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.Вы можете посещать курсы днём, вечером или на выходных.
Kurslarla gündüz, akşam ya da hafta sonlarında katılabilirsiniz.من الممكن أن تداوم في الدورات التعليمية خلال اليوم أو خلال المساء أو في نهايات الأسبوع.
Malcolm, 1964 yılının Kasım ayının sonlarında geri döndü.말 콤은 1964 년 11 월 하순에 반환.
Muhteşem bir tartışma ortamı oluştu. Bu senenin sonlarına doğru,Et à cette époque l'année dernière,
Muhteşem bir tartışma ortamı oluştu. Bu senenin sonlarına doğru,Si atunci, pe vremea asta anul trecut,
Ne kadar geriye gidelim,.. 1970'lerin sonlarından başlayalım, hatta ortalarından. .70年代後半に戻りましょう。 実際には70年代半ばですね。 私の両親が、家を買ったのを覚えています。
Ne kadar geriye gidelim,.. 1970'lerin sonlarından başlayalım, hatta ortalarından. .Así que volvamos atrás. Vamos a la década de los 70 en realidad mediados de los 70
Ne kadar geriye gidelim,.. 1970'lerin sonlarından başlayalım, hatta ortalarından. .Dus laten we terug gaan naar, zeg, laten we terug gaan naar eind jaren zeventig of eigenlijk, midden jaren 70.
Ne kadar geriye gidelim,.. 1970'lerin sonlarından başlayalım, hatta ortalarından. .Pojďme zpátky do, já nevím, třeba konce 70. let, nebo možná do poloviny 70. let.