Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.גארט הארדין השתמש בה בכדי לדבר על פיצוץ אוכלוסין בשלהי שנות השישים.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.استخدمها"غاريت هاردن" في الحديث عن الزيادة السكانية في أواخر السِّتِّينات.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.彼は 共有放牧地を例に挙げました それぞれの人が
(Gülüşmeler) Ama Babbage, 18. yüzyılın sonlarına doğru doğmuştu. ve çok meşhur bir matematikçiydi.Mas o Babbage, o próprio Babbage, nasceu no fim do séc.
(Gülüşmeler) Ama Babbage, 18. yüzyılın sonlarına doğru doğmuştu. ve çok meşhur bir matematikçiydi.Pero Babbage, Babbage mismo nació a finales del siglo XVIII y fue un matemático bastante famoso.
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)Am Wochenende war er ein Christ, aber unter der Woche war er Wissenschaftler. (Lachen)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)Był chrześcijaninem w weekendy, ale w trakcie tygodnia był naukowcem. (Śmiech)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)C'était un chrétien le week-end, mais pendant la semaine, c'était un scientifique. (Rires)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)El era un tipo Cristiano los fines de semana, pero durante la semana era un científico. (Risas)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)Era un bun creștin în weekenduri dar în decursul săptămânii era un savant. (Hohote de râs)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)Era un cristiano praticante durante il weekend, ma durante la settimana era uno scienziato!
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)Hij was tijdens de weekends een christelijke jongen maar tijdens de week was hij een wetenschapper. (Gelach)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)주말에는 기독교인 이지만, 주 중에는 과학자로서의 삶을 삽니다. (웃음)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)Бил християнин през уикендите, но през седмицата бил учен. (Смях)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)Он был христианином по выходным, а по будням он был учёным. (Смех)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)הוא היה נוצרי מאמין בסופי השבוע, אבל במשך השבוע הוא היה מדען. (צחוק)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)لقد كان رجلا مسيحيا خلال عطلة نهاية الاسبوع، ولكن خلال الاسبوع كان عالماً. (ضحك)
Hafta sonlarinda hristiyan (dindar) bir adamdi fakat hafta ici bilim adamiydi (gülüşmeler)平日は科学者でした (笑) それは当時
Hangi yolların sınıra ekleneceğini seçtiğiniz yolların sonlarındaki şehirleri işaretleyerek bana gösterin.Pokażcie mi zaznaczając wszystkie masta które kończą ścieżki, które ścieżki będą dodane do granicy?
Hangi yolların sınıra ekleneceğini seçtiğiniz yolların sonlarındaki şehirleri işaretleyerek bana gösterin.Takže ukážte mi zaškrtnutím miest, na konci ciest, ktoré cesty budú pridané do hranice?
Hangi yolların sınıra ekleneceğini seçtiğiniz yolların sonlarındaki şehirleri işaretleyerek bana gösterin.Ukažte mi zaškrtnutím města na koncích cest, které budou přidány na hranici.
Hangi yolların sınıra ekleneceğini seçtiğiniz yolların sonlarındaki şehirleri işaretleyerek bana gösterin.Vis mig ved at vælge de byer der afslutter stierne, hvilke stier, der vil blive tilføjet til grænsen?
Hangi yolların sınıra ekleneceğini seçtiğiniz yolların sonlarındaki şehirleri işaretleyerek bana gösterin.Zeigt mir durch Auswahl der Städte, die am Ende der Pfade stehen, welche Pfade zur Grenze hinzugefügt werden.
Hangi yolların sınıra ekleneceğini seçtiğiniz yolların sonlarındaki şehirleri işaretleyerek bana gösterin.Отметьте среди городов, что находятся в конце каждого пути, те которые будут добавлены к границе?
Hangi yolların sınıra ekleneceğini seçtiğiniz yolların sonlarındaki şehirleri işaretleyerek bana gösterin.選んでください どの経路が追加されるでしょう?
Harvard'daki ilk yılımın sonlarında tüm dönem boyunca hiç konuşmamış,하버드에서 첫 해가 끝나갈 무렵 한 학기동안 한번도 수업에서 이야기 하지 않던 학생이었는데
Harvard'daki ilk yılımın sonlarında tüm dönem boyunca hiç konuşmamış,В конце первого года в Гарварде студентка, которая ни разу не выступила за весь семестр, пришла в мой кабинет.
Harvard'daki ilk yılımın sonlarında tüm dönem boyunca hiç konuşmamış,בסוף השנה הראשונה שלי בהרוורד, סטודנטית שלא דיברה בשיעורים במשך כל הסמסטר,
Harvard'daki ilk yılımın sonlarında tüm dönem boyunca hiç konuşmamış,وفي نهاية السنة الأولى لي في هارفرد طالبة، لم تتكلم في الصف لمدة فصل دراسي كامل
Harvard'daki ilk yılımın sonlarında tüm dönem boyunca hiç konuşmamış,それまで授業中に一言も発言しなかった学生がいたので 私は「ねえ 授業にちゃんと参加しないと 落第するよ」と言ってやったら 後でその子が部屋にやってきて
Hatırlayalım, ortaçağın sonlarına doğru Hz.Maria zaczęła odgrywać bardzo ważną rolę.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Also dann wünsche ich allen ein schönes Wochenende.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Baiklah, semoga akhir pekan Anda menyenangkan.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.D'accord, tout le monde, passez un bon weekend.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Được rồi, mọi người, chúc cuối tuần vui vẻ.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.E questo è tutto, vi auguro un buon fine settimana.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Fijn weekend allemaal!
Haydi, herkese iyi hafta sonları.예를 들고 설명할 수 있는 방법이라고 생각합니다. 좋아요, 여러분, 좋은 주말 보내세요.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Muito bem, pessoal, tenham um bom fim de semana.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Muy bien, que tengan un buen fin de semana.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Okej allihop, ha en fantastisk helg.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.To by było na tyle, miłego weekendu.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Výborně, přeju vám všem pěkný víkend.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Αυτά λοιπόν, να έχετε όλοι ένα υπέροχο Σαββατοκύριακο.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Гаразд, усім гарних вихідних.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.Ладно, всем хороших выходных.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.בספר פדגוגיה. טוב, כולם, שיהיה לכם סוף שבוע נהדר.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.في الكتب البيداغوجية. حسنا، عطلة نهاية أسبوع سعيدة للجميع.
Haydi, herkese iyi hafta sonları.じゃあみんな良い週末を また来週
Her neyse, bu şehir 1990'lı yılların sonlarında그러나, 이 도시는 1990년대 말에 축복을 받았습니다.
Her neyse, bu şehir 1990'lı yılların sonlarındaאולם בסוף שנות התשעים, העיר התברכה
Her neyse, bu şehir 1990'lı yılların sonlarındaورغم ذلك، فهذه المدينة رزقت في أواخر التسعينيات
Her neyse, bu şehir 1990'lı yılların sonlarındaエンリケ・ペナロサ市長にめぐまれました
Her tek karakter (satır sonları hariç)Akýkoľvek samostatný znak (mimo ukončenia riadku)
Her tek karakter (satır sonları hariç)Alle Zeichen (einschließlich Zeilenumbrüche)
Her tek karakter (satır sonları hariç)Cualquier carácter individual (excepto saltos de línea)
Her tek karakter (satır sonları hariç)Dowolny pojedynczy znak (wyłączając znaki nowych linii)
Her tek karakter (satır sonları hariç)Egyetlen karakter (kivéve a sorvég jeleket)
Her tek karakter (satır sonları hariç)Elk los teken (inclusief regeleindes)
Her tek karakter (satır sonları hariç)Et hvilkensomhelst enkelt tegn (undtaget linjeskift)