Beyaz alan (satır sonları hariç)Presledki (razen preloma vrstic)
Beyaz alan (satır sonları hariç)Spațiu alb (fără sfîrșiturile de linie)
Beyaz alan (satır sonları hariç)Spazi (eccetto a capo)
Beyaz alan (satır sonları hariç)Üres karakter (kivéve a sorvég jeleket)
Beyaz alan (satır sonları hariç)Välilyönnit
Beyaz alan (satır sonları hariç)Witruimte (exclusief regeleindes)
Beyaz alan (satır sonları hariç)Κενό (εξαίρεση διακοπών γραμμής)
Beyaz alan (satır sonları hariç)Пробельный символ
Beyaz alan (satır sonları hariç)Пробіл (не включає розриви рядків)
Beyaz alan (satır sonları hariç)תווים לבנים (לא כולל מעברי שורה)
Beyaz alan (satır sonları hariç)مساحة خالية (باستثناء فاصل سطور)
Beyaz alan (satır sonları hariç)空白文字 (改行を除く)
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor.Pomyślcie o furgonetkach. Grupa samochodowych inżynierów w weekendy konkuruje z Toyotą.
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor. Tamam mı?Benar, kan?
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor. Tamam mı?사람들이 토요타와 경쟁을 하는 격입니다.
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor. Tamam mı?Si é mai visto un gruppo di ingegneri appassionati che competono con la Toyota nel weekend?
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor. Tamam mı?Un groupe d'ingénieurs en automobiles entrent en compétition avec Toyota pendant leurs week-ends.
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor. Tamam mı?בסופי שבוע מתחרה בטויוטה.
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor. Tamam mı?السيارات في عطلة نهاية أسبوعهم كانوا ينافسون شركة تايوتا. صحيح؟
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor. Tamam mı?しかし実際には勿論、これは70パーセントで、
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor.Um grupo de engenheiros de automóveis está a competir com a Toyota aos fins-de-semana.
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor.Un grup de ingineri de automobile în weekend concurează cu Toyota.
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor.Un grupo de ingenerieros de automóviles en sus fines de semana compitiendo con Toyota.
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor.Група от автомобилни инженери, които през свободното си време се състезават с Тойота.
Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor.Группа автоинженеров на выходных, конкурирующих с Toyota.
Birinci açıklama balıkçılık baskısının 1970’lerin sonlarında azaldığı şeklindedir.Den primære forklaring er, at fiskerimængden blev reduceret sidst i 1970'erne.
Birinci açıklama balıkçılık baskısının 1970’lerin sonlarında azaldığı şeklindedir.În anii de după 2000, totalul admis de captură este stabilit chiar cu 100% peste nivelul recomandat.
Birinci açıklama balıkçılık baskısının 1970’lerin sonlarında azaldığı şeklindedir.Prvním vysvětlením je, že intenzita rybolovu byla v 70. letech nižší.
Birinci açıklama balıkçılık baskısının 1970’lerin sonlarında azaldığı şeklindedir.Prvým je zmiernenie tlaku rybolovu koncom sedemdesiatych rokov.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.하지만, 30년대 말, 할아버지는 앞날에 다가오는 것을 보시고는
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Akan tetapi, di akhir tahun 30-an, Salman dapat menduga apa yang akan terjadi.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.A přesto koncem 30. let Salman viděl, co přichází.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Az 1930-as évek végén Salman tudta, mi következik.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Doch in den späten Dreißigerjahren ahnte er, was geschehen würde.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Et pourtant, à la fin des années 30, Salman voyait ce qui se préparait.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.In de late jaren 30 zag Salman wat eraan zat te komen.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Napriek tomu, koncom 30. rokov Salman videl, k čomu sa schyľuje.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Poi, alla fine degli anni '30, Salman capì cosa stava per succedere.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Și totuși, la sfârșitul aniilor '30, Salman a văzut ce vine.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Và vào những năm cuối thập kỷ 30, Salman đã đoán được những điều sẽ xảy ra.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.W latach 30. przeczuł, co nadchodzi.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Y, a fines de los años 30, Salman se las vio venir.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Όμως, στο τέλος της δεκαετίας του '30, ο Σάλμαν κατάλαβε τι θα ακολουθούσε.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.В конце 30-х Салман видит, что грядёт.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.Във втората половина на 30-те години, Салман видял бъдещето.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.אבל, בשנות השלושים המאוחרות, סלמן חזה את הנולד.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.وفوق ذلك، في أواخر الثلاثينات، سلمان رأى ما هو قادم.
Böyle olunca, 30'un sonlarında, Salman neyin yaklaştığını anladı.すべてを置いて 家族と共に
Bu 20'li yaşların sonlarında, 1920'lerde oldu.Dat was eind twintiger jaren, rond 1920.
Bu 20'li yaşların sonlarında, 1920'lerde oldu.Dies war in den späten 20er Jahren, 1920er Jahren.
Bu 20'li yaşların sonlarında, 1920'lerde oldu.Esto fue en la tarde 20s, década de 1920.
Bu 20'li yaşların sonlarında, 1920'lerde oldu.ini terjadi di akhir tahun 20-an, 1920-an. saat Perang Dunia II meletus, orang mengalami
Bu 20'li yaşların sonlarında, 1920'lerde oldu.To było w latach 20. ubiegłego wieku.
Bu 20'li yaşların sonlarında, 1920'lerde oldu.Це було наприкінці 20-х, 1920-х.
Bu 20'li yaşların sonlarında, 1920'lerde oldu.זה היה בשנות העשרים המאוחרות 1920
Bu 20'li yaşların sonlarında, 1920'lerde oldu.قد كان هذا في اواخر العشرينات
Bu 80'lerin sonlarındaydı.80년대 말의 제 꿈이었지요.
Bu 80'lerin sonlarındaydı.Asta era la sfârşitul anilor '80.
Bu 80'lerin sonlarındaydı.C'était à la fin des années 80.
Bu 80'lerin sonlarındaydı.Das war in den späten 80ern.