Hafta sonları beni aramamanı söyledim.I told you not to call me on weekends.
Tom hafta sonlarında sık sık balığa gider.Tom often goes fishing on weekends.
Hafta sonlarında genellikle ne yaparsınız?What do you usually do on weekends?
Hafta sonlarında o, ikinci bir iş olarak otel temizlik ve bakımı yapar.During the weekends, she does housekeeping as a second job.
Hayatının sonlarına yakın, mirasının ne olacağı hakkında çok endişelenmeye başladı.Near the end of his life, he started to worry a lot about what his legacy would be.
Tom hafta sonlarında evde yalnız kalmayı seviyor.Tom likes to stay at home alone on weekends.
Hafta sonları hariç her gün spor yapar.He works out every day except weekends.
Hafta sonları hariç her gün antrenman yapar.He works out every day except weekends.
Hafta sonları hariç her gün idman yapar.He works out every day except weekends.
Hafta sonlarında ne yapmayı seversin?What do you like to do on weekends?
Tom hafta sonlarında sık sık beni görmeye gelir.Tom often comes to see me on weekends.
Şansın varken sonları öldürmen gerekirdi.You should have killed them when you had the chance.
Hafta sonları çalışma düşüncesinden hoşlanmıyorum.I don't like the idea of working on the weekends.
Hafta sonlarında çalışmayı sevmiyorum.I don't like working on weekends.
Ben mutlu sonları olan filmleri seviyorum.I love movies with happy endings.
Çoğu Hollywood filmlerinin mutlu sonları var.Most Hollywood movies have happy endings.
O hafta sonları hokey oynuyor.She plays hockey on the weekends.
Genellikle hafta sonları çalışmıyorum.I don't usually work on weekends.
Ben hafta sonları çalışmam.I don't work on weekends.
Ben üç günlük hafta sonlarını severim.I like three day weekends.
Rezervasyonlar hafta sonları önerilmektedir.Reservations are suggested on weekends.
Britanya 18. yüzyılın sonlarında sanayileşmeye başlamıştır.Britain began to industrialise in the late eighteenth century.
Tom kızının hafta sonlarında dışarı çıkmasına bile izin vermiyor.Tom doesn't even let his daughter go out on weekends.
Hafta sonlarında açık olan bir eczaneyi nerede bulabilirim?Where can I find a pharmacy that's open on the weekends?
Ben de hafta sonlarında çalışıyorum.I also work at the weekend.
İyi hafta sonları, arkadaşlar.Have a great weekend, folks.
İyi hafta sonları, millet.Have a great weekend, folks.
Hafta sonları çok yoğundur.Weekends are very busy.
Hafta sonlarında izinliyim.I'm off on weekends.
Sık sık hafta sonları Tom ile balık tutmaya giderim.I frequently go fishing with Tom on weekends.
Keşke seni hafta sonlarında görebilsem.I wish I could see you at the weekend.
Tom hafta sonları evde kalır.Tom stays at home on weekends.
Tom hafta sonları Boston'da kalır.Tom stays in Boston on weekends.
Hafta sonlarında burası çok kalabalık oluyor.It gets very crowded here on weekends.
Hafta sonları genellikle tatil yapmam.I don't often have weekends off.
Tom hafta sonları balığa gitmekten hoşlanır.Tom likes to go fishing on the weekends.
Sami altmışlı yılların sonlarında Mısır'a geldi.Sami came to Egypt in the late sixties.
Hafta sonları dışarı çıkmayı mı yoksa evde kalmayı mı tercih edersin?Do you prefer going out or staying at home on weekends?
Hafta sonlarında normalden daha geç kalkarım.On weekends, I get up later than usual.
Hafta sonlarında her zamankinden daha geç kalkarım.On weekends, I get up later than usual.
Tom sık sık hafta sonlarını ormanda kulübesinde geçirir.Tom often spends his weekends in his cabin in the woods.
Hafta sonları ne kadar geç saatlere kadar dışarıda kalırsın?How late do you stay out on weekends?
Tom ve ben sadece hafta sonlarında birbirimizi görürüz.Tom and I only see each other on weekends.
Tom, ekimin sonlarına doğru işten çıkarıldı.Tom was laid off in late October.
Hafta sonları nadiren dışarı çıkarım.I seldom go out on weekends.
Otuzlarının sonlarındaydı.He was in his late thirties.
Hafta sonları genelde geç kalkarız.We usually wake up late on the weekends.
Hafta sonları dershaneye gidiyor.She goes to the cram school on weekends.
Hafta sonları şarap içerim.I drink wine on weekends.
Hafta sonları the Weeknd dinlerim.I listen to The Weeknd on the weekends.
Stillman Lady Susan'ı 1990'ların sonlarında keşfetti.Stillman discovered Lady Susan in the late 1990s.
Bu projesinde Paul Gauguin 1888'in sonlarında ona katılmıştır.In this project he was joined by Paul Gauguin in late 1888.
2004 sonlarında Microsoft, MSN TV2'yi tanıttı.In late 2004, Microsoft introduced MSN TV2.
Ekim 1922 sonlarında, Faşist Parti liderleri 28 Ekim'de gerçekleşecek bir ayaklanma planladılar.In late October 1922, Fascist Party leaders planned an insurrection, to take place on 28 October.
7. ve 8. yüzyılın sonlarında Müslümanlar Levantin Hıristiyanlarla karşılaştılar.In the late 7th and 8th centuries, Muslims encountered Levantine Christians.
2005'in sonlarında Kolombiya'da üç düzenli lezzeti ile serbest bırakıldı.It was released in Colombia in late 2005 with their three regular flavors.
2013 sonlarında, SpaceX'in uzaya fırlatmalar için biçtiği fiyatlar sektördeki en düşük fiyatlardı.By late 2013, SpaceX prices for space launch were already the lowest in the industry.
2009 yılının sonlarında Mengoni, müzikal tarzını "siyahi/İngiliz" olarak belirledi.In late 2009 he defined his musical style as "British/black".
2000'lerin sonlarından bu yana Çin, renminbiyi uluslararasılaştırmaya çalıştı.Since the late-2000s, China has sought to internationalize the renminbi.
2007 yılının sonlarında Club Nokia servisi "My Nokia" olarak yeniden markalandı.In late 2007 the Club Nokia service was rebranded "My Nokia".