1990 yılının sonlarına doğru sadece Dominik Cumhuriyeti M3A1 modelini hala kullanmaktaydı.Hacia finales de la década de 1990, el único país que mantenía en servicio al M3A1 era República Dominicana.
EMS endüstirisi 1970'lerin sonlarına doğru Solectron şirketinin kurulması sonrasından hızla gelişti.La industria EMS despegó a finales de la década de 1970 con la fundación de Solectron.
19. yüz yılın sonlarına doğru, hidrolik güç elektrik üretmek için bir kaynak haline gelmeye başladı.A finales del siglo XIX, la energía hidroeléctrica se convirtió en una fuente para generar electricidad.
Bozulma, yaklaşık 18. yüzyılın sonlarında olarak İzlanda'da denizciler tarafından tanındı.Esta distorsión fue detectada por marineros islandeses ya a finales del siglo XVIII.
Ekonomide, 2005'in sonlarına doğru, nihayetinde sürekli bir iyileşme yaşanmaya başlanmıştı.A finales del 2005, la economía finalmente comenzó lo que parecía ser una recuperación sostenida.
Bu emeklilik kısa soluklu oldu ve Lucius Caesar aynı yılın sonlarına doğru Roma'ya geri döndü.Su retiro, sin embargo, fue breve, y Lucio César volvió a Roma antes de que finalizara el año.
12.yüzyıl sonlarında ise artık onlardan bahsedilmemektedir.A partir del siglo II ya no vuelven a ser mencionados.
Ön çekimler 2007'nin sonlarında, Sydney'deki Fox Studios Australia'da başladı.La presentación preliminar tuvo lugar en Fox Studios Australia (en Sydney) a finales de 2007.
Haziran ayı sonlarında bölgede muharebeler kesildi.A finales de junio, las tensiones en la zona habían disminuido.
Videonun son sahnesi için yönetmen White "hayal gerçek olacak" derken, Swift'e mutlu sonla biteceğini söyledi.De acuerdo con la conclusión del vídeo, White explicó que Swift pensó que sería un final feliz.
İlk traktörler 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıktı.Los primeros tractores aparecieron a final de la década de 1920.
Bölümün sonlarında Jeff; Matt, Eric Young ve Bram'ın saldırısına uğradı.La lucha nunca se llevó a cabo, debido a que Jeff fue atacado por Eric Young y Bram.
Hafta sonları ise Cansu Oyan sunmuştur.El fin de semana hacen una oferta especial.
Flojiston kuramı 17. Yüzyılda, simyacılık dönemlerinin sonlarında ortaya çıktı.La teoría de flogisto surgió en el siglo XVII,al final del período de la alquimia.
Zincir sonlandırma dizilemesinin teknik çeşitlemeleri mevcuttur.Existen algunas variaciones técnicas del método de secuenciación de terminación de la cadena.
1960'ların sonlarında süpermarketler ve restoranlarda alınabilir ve popüler hale geldi.El plato se hizo popular y pasó a estar disponible en supermercados y restaurantes a finales de los años 1960.
Bu seçim sonucunda Normal veya Alternatif sonlardan biri yapılabilir.Comprendió que había que elegir una de las dos opciones de forma radical y definitiva.
Mayıstan temmuza kadar ABD ve Kanada'da ve yılın sonlarına doğru deniz aşırı ülkelere gidiyor olacağım.''Voy a ir recorriendo los EE.UU. y Canadá, de mayo a julio y, posteriormente, en el año ir al extranjero.
1960'lı yılların sonlarında Hawaii Üniversitesi ALOHA adını verdiği bir geniş ağ kurdu.En 1970, la Universidad de Hawai construyó la red ALOHA.
Kendi başına yemek yiyememe, tuvalete gidememe sonlara yaklaşıldığının göstergesidir.Ni siquiera le enseñó a comer o a ir al baño por sí sola.
İlk gerçek ölçülü Starship prototipi ise 15 Şubat 1986'da, ilk gerçek Starship ise 1988 sonlarında uçmuştur.El Model 115 fue desguazado. La primera aeronave de tamaño real voló el 15 de febrero de 1986.
Yazıları 1960'ların sonlarından itibaren edebiyat dergilerinde yer almaya başladı.Comenzó a publicar al finalizar los años sesenta, primeramente en revistas literarias.
3. yüzyıl sonlarında önemli değişiklikler oldu.A finales del II se producen cambios significativos.
Normal iş saatleri sırasında açık olup tatil ve hafta sonları kapalıdır.Permanece abierto durante los fines de semana y épocas vacacionales.
Mayıs sonlarında işi sıcak yaz havasına dönüşür.A finales de mayo se inician sus veranos calientes.
Savaşın sonlarında Tan Gazetesi'nde yazılar yazdı.Muy pocas personas leyeron este periódico al final de la guerra.
Aynı yıl, babası intihar ederek hayatını sonlandırdı.Ese mismo año, en su cumpleaños intentó suicidarse.
Özellikle hafta sonlarında daha kalabalık olmaktadır.Son comunes sobre todo a finales del verano.
2003 yılının sonlarında serbest bırakıldı.2001 Liberación al final?
17. yüzyılın sonlarına doğru Safevi Devleti korkunç ekonomik ve siyasal kriz geçirmekteydi.A finales del siglo XVIII la comarca de la Sierra del Segura vivió una grave crisis social y económica.
Korumalı kruvazör, 19. yüzyıl sonlarında ortaya çıkan bir savaş gemisi tipidir.Los cruceros protegidos eran un tipo de buque de guerra de finales del siglo XIX.
20. yüzyılın sonlarında turizm sektöründe büyük bir patlama yaşandı.A partir de los años sesenta se produjo una explosión turística muy importante.
2011 sezon sonunda futbol kariyerini sonlandırmıştır.Puso fin a su carrera deportiva al fin de la temporada 2011.
1977'ye gelindiğinde, petrol 1960'ların sonlarında olduğundan %84 daha pahalıya mal oldu.En 1977, el petróleo costaba un 84% más de lo que lo hizo en la década de 1960.
Müdahale, I. Dünya Savaşı'nın sonlarından (1918), 1920'ye kadar devam etti.Esta situación duró hasta fines de la Primera Guerra Mundial (1918).
Avrupa Anayasası referandumundan "hayır" sonucu çıkması üzerine 31 Mayıs 2005 tarihinde hükümet sonlanmıştır.Hizo campaña por el «no» en el referéndum del 29 de mayo de 2005 sobre la Constitución Europea.
Yaşamının sonlarına doğru alzheimera yakalandı.Hacia el final de su vida, padeció la enfermedad de Alzheimer.
Absans nöbetleri aniden başlayıp aniden sonlanır.¿Comenzaron y terminaron las palpitaciones de forma repentina?
19. yüzyıl sonlarında çiftliklerde çalışmak için gelen birkaç yüz Japon halen varlıklarını sürdürmektedirler.Durante el comienzo del siglo XIX muchas familias japonesas vinieron a trabajar en colonias agrícolas.
Çünkü 2015'i yüzyılın buluşması ile sonlandırmak istedik.Se retiró con ellos al finalizar la temporada 2015.
İki taraf, sonuçsuz savaşı sonlandırmak istiyordu.Los dos pusieron en marcha los eventos que llevaron a la Crisis Infinita.
İşgal de bu tarihte resmen sonlandırıldı.Ahí aparece listada la fecha de manera oficial.
Hannibal burada çatışmayı sonlandırdı.Hannón aceptó el combate.
Bu evliliği 1925'te sonlandı.El matrimonio terminó en 1975.
Hafta sonları tatil ilan edildi.Su visita está permitida los fines de semana.
Bu mutsuz evliliği 1902 yılında sonlandırır ve bir daha da onunla konuşmaz..Su matrimonio terminó en divorcio en 1950 y nunca se volvió a casar.
Ancak şarkı, Romeo ve Juliet'in trajik sonuyla değil, mutlu sonla biter.Sin embargo, ella reemplazó la trágica conclusión original de Romeo y Julieta con un final feliz.
Camuka, 12. yüzyıl sonları ve 13. yüzyıl başlarında yaşamıştır.Akiva vivió a finales del siglo I y principios del siglo II.
Şarkının sonlarında tempoyu düşürmesi rahatça fark edilebilir.Se puede escuchar al final de la canción.
Dünya genelinde 19. yüzyılın sonlarında popüler oldu.Se convierte en un próspero pueblo a finales del siglo XIX.
2002 yılının sonlarında Big Show, SmackDown!El 10 de febrero de 2000, en SmackDown!
1950'lilerin sonlarında Alman Ordusu hizmetine kabul edilmiştir.Entró en servicio en el ejército alemán a finales de los años 50.
1961'de kariyerini sonlandırdı.Terminó su carrera en 1961.
Bu işlemlerin sonunda TCP bağlantısı sonlandırılmış olur.Una vez que se han cumplido estos pasos, está hecha la conexión TCP.
Brezilya ve Arjantin'de 2004 sonlarında Fiesta Sedan satışa sunulmuştur.Brasil y Argentina se enfrentarían en semifinales.
1800'lerin sonlarında, absorpsiyonlu soğutmada en çok kullanılan soğutucu madde amonyak ve suydu.Hacia finales de los años treinta el metanol fue el anticongelante más ampliamente usado.
Bu iklim yapısı Mezozoik'in sonlarına kadar sürer.Vivió hacia finales de la era del Mesozoico.
2002 yılının sonlarına doğru, Way ilk Megarampı inşa etti.Desarrollado a principios del 2002 y la base de todos los desarrollos futuros.
19.yüzyılın sonlarına doğru ,ışık saçan ether terimi ortaya çıktı.Desde finales del siglo XIX es obvia la pretensión erótico-morbosa.
Bunların en tanınmışı, yüzyılın sonlarında şöhret kazanan Köroğlu'dur.Fue el compositor más popular a fines de siglo.