Biz geçen sonbaharda New York'a taşındık.We moved to New York last fall.
Tepe sonbahar renkleri ile parlıyor.The hill glows with autumnal colors.
Sonbaharda bizim yaz ürünlerimizi hasat ederiz.In the fall we harvest our summer crops.
Yaz sonunda ve sonbaharda biri yaprakların rengini değiştirdiğini görebilir.In late summer and autumn one can see the leaves change colour.
Bill geçen sonbaharda beni görmeye geldi.Bill came to see me last autumn.
Paris sonbaharda en iyidir.Paris is best in autumn.
Yürüyüşe çıkmak için en iyi mevsim sonbahardır.Autumn is the best season for going on hikes.
Neden Sonbahara Amerika'da "fall" denir?Why is autumn called "fall" in America?
Hava oldukça sonbahar oldu.It has become quite autumnal.
Yapraklar sonbaharda kırmızıya döner.The leaves turn red in the fall.
Tayfunlar sonbaharda orada sıktır.Typhoons are frequent there in fall.
O hoş bir sonbahar akşamı idi.It was a lovely autumn evening.
Bu yeşil yapraklar sonbaharda kızarırlar.These green leaves turn red in the fall.
Bu yeşil yapraklar sonbaharda kızarır veya sararır.These green leaves turn red or yellow in fall.
Bu Sonbaharda çok tayfun var.We have had lots of typhoons this fall.
Bu sonbaharda bir genel seçim olacağını söylüyorlar.They say there will be a general election this fall.
Bu Sonbaharda Çin'i ziyaret edecek misin?Are you going to pay a visit to China this fall?
Bir yıl içinde dört mevsim vardır. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış.There are four seasons in a year: spring, summer, fall and winter.
Bu sonbaharda büyük bir deprem Meksika'ya çarptı.A great earthquake hit Mexico this fall.
Bu sonbahar büyük bir deprem Meksika'yı vurdu.A great earthquake hit Mexico this fall.
Ben bu sonbaharda Paris'e gidiyorum.I'm going to Paris this fall.
Önümüzdeki sonbaharda Paris'e gideceğim.I'm going to Paris this fall.
Biz bu sonbaharda birkaç tayfun yaşadık.We have had few typhoons this autumn.
Bu yıl soğuk bir sonbahar var.We have a cold autumn this year.
Geçen Sonbaharda Amerika'ya gittim.I went to America last fall.
Ben en çok sonbaharı severim.I like autumn best.
Sonbaharda Paris'e gidiyorum.I'm going to Paris in the fall.
İlkbaharı sonbahara tercih ederim.I prefer spring to autumn.
İlkbaharı Sonbahardan daha çok severim.I like spring better than fall.
Nara'yı seviyorum, özellikle Sonbaharda.I love Nara, particularly in the fall.
Burada sonbahar mevsimi var.Autumn is here.
Sonbaharda yapraklar sararır.In autumn the leaves turn yellow.
Sonbaharda, yapraklar ağaçlardan düşer.In autumn, leaves fall from trees.
Sonbaharda birçok kuş güneye göç eder.In the fall, many birds head for the south.
Yapraklar sonbaharda dökülür.Leaves fall in the autumn.
Sonbaharda yapraklar kahverengiye döner.The leaves turn brown in the autumn.
Sonbaharda yapraklar kahverengileşir.The leaves turn brown in the autumn.
Sonbaharda, fanlar üzerine kapaklar konur.In the fall, covers are put over the fans in trains.
Uzun sonbahar gecelerinde okumaktan daha iyi bir şey yoktur.There's nothing better than reading in the long autumn nights.
Bence sonbahar yılın en güzel mevsimi.I think autumn is the most beautiful season of the year.
Sonbahar spor için en iyi sezondur.Fall is the best season for sports.
Sonbaharın eli kulağında.Autumn is just around the corner.
Sonbahar, yiyeceklerin özellikle lezzetli olduğu zamandır.Autumn is when food is especially delicious.
Sonbahar havası değişkendir.Autumn weather is changeable.
İlkbaharı mı yoksa sonbaharı mı seversin?Do you like spring or autumn?
Hangisini daha çok seviyorsun, ilkbaharı mı, sonbaharı mı?Which do you like better, spring or autumn?
Hangisini tercih edersiniz, İlkbaharı mı yoksa Sonbaharı mı?Which do you prefer, spring or autumn?
Bazı çiçekler ilkbaharda ve diğerleri sonbaharda açarlar.Some flowers bloom in spring and others in autumn.
Sonbaharda bazı hayvanlar kış için yiyecek biriktirirler.In autumn some animals store food for the winter.
Onlar geçen sonbaharda evlendiler.They got married last fall.
Bu sonbahar evleniyor.She is getting married this fall.
Ağaçların yaprakları sonbaharda sarıya döner.The leaves of the trees turn yellow in fall.
Ağaçların yaprakları sonbaharda kırmızılaşır.The leaves of the trees turn red in the fall.
21 ay önce kışın derinliklerinde başlayan şey bu sonbahar gecesinde sona eremez.What began 21 months ago in the depths of winter cannot end on this autumn night.
Şimdi sonbahar.It's fall now.
Çocuklar Sonbaharda okula geri giderler.Children go back to school in autumn.
Sonbaharın başlarında yağmur yağar.It rains in early autumn.
Sonbahar benim en sevdiğim mevsimdir.Autumn is my favorite season.
Bütün dağ sonbaharda renk değiştirir.The entire mountain changes color in autumn.
María, sonbahar gecesini aydınlatan çeyrek ayı bulunan, yıldızlı gökyüzüne baktı.María looked at the starry sky, with a quarter moon that illuminated that autumn night.