Ana içeriğe geç
Sözlük

sona erme ile cümle

sona erme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
AB: Arnavutluk'taki siyasi çıkmaz sona ermeliEU: Albania's political stalemate must end
Sırp Başbakanı, Görevi Sona Ermek Üzere Olan Cumhurbaşkanı'nın Lahey'e Gideceğini SöylediSerbian Prime Minister Says Outgoing President Will Go to The Hague
Ancak Stanojeviç, kanıtların şiddetin zamanla sona ermediğini gösterdiğini belirtiyor.But the evidence, she says, shows that violence does not stop over time.
Cemaat Genel Sekreteri Muhamed Salkiç, konuyla ilgili hukuk savaşının henüz sona ermediğini söyledi.Community General-Secretary Muhamed Salkic said the legal battle on this matter is not over.
"Yine de, bunun sadece bir davayla sona ermemesi gerektiğini düşünüyoruz.""Nevertheless, we feel that this should not cease with one case."
Samarciç, "Müzakerelerin troyka raporuyla sona ermediğine inanıyoruz."We believe that the negotiations do not end with the troika's report.
Sırp politkasında çok önemli bir yere sahipti, fakat hakkındaki tartışmalar hâlâ sona ermedi.And although a pivotal figure in Serbian politics, he remains controversial.
Ancak gösteriler sona ermedi.But the demonstrations did not end.
Ekolojik bölge, Doğu'da Obi Nehri deltasının sadece küçük bir bölümünü kapsayarak sona ermektedir.The ecoregion ends in the east just short of the Ob River delta.
Günümüze kadar ulaşan tarih 425 civarında sona ermektedir.The extant history ends about 425.
Üretim 2002'de sona ermeden önce Camaro'nun dört farklı nesli geliştirildi.Four distinct generations of the Camaro were developed before production ended in 2002.
Festival öğle saatlerinde açılmakta ve gece yarısı sona ermektedir.The festival opens at midday and closes at midnight.
Üç yıl sonra, 1953'te savaş sona ermemiştir.Three years later, in 1953, the war has not ended.
Savaş sona ermeden önce ciddi reformlar yoktu.The bureaucracy was terrible, often missing deadlines.
Sanırım ilişkimiz sona ermekte.”Sie habe erklärt, die Beziehung sei beendet.
Ancak Sovyet askerlerinin direnmesi kentin düşmesi ile sona ermedi.Nicht immer enden die Kämpfe gegen die Feinde mit dem Untergang der Stadt.
Öykü Klein’in son anlarını aydınlatıcı bir şekilde sona ermektedir.Die Erzählung endet mit Kleins letzten epiphaniehaften Augenblicken.
19. yüzyıl sona ermeden, Bosch, Almanya ötesinde operasyonlarını genişletti.Avant la fin du XIXe siècle, Bosch étendit ses affaires au-delà des frontières de l'Allemagne.
Parçanın final dakikasında 3D Homer, gerçek bir dünyada Los Angeles'ta canlı çekimle sona ermektedir.Dans la dernière minute de Homer³, le Homer en 3D se retrouve dans un monde réel, à Los Angeles.
Herodot'un çalışması da Sestos Kuşatması'ya sona ermektedir.Hérodote termine ses Histoires après le siège de Sestos.
Teksas Katliamı sona ermemişti.Fin de la Révolution texane.
İkinci dönem, Ocak ayının ikinci haftasında başlamakta ve Nisan ayının ortasında sona ermektedir.On peut dire que cette deuxième phase de la bataille prit fin dans le courant du mois d'octobre.
Hessen Darmstadt bazı topraklarını kaybetti fakat egemenliği sona ermedi.Le Grand-duché de Hesse perdit quelques territoires mais pas sa souveraineté.
19. yüzyıl sona ermeden, Bosch, Almanya ötesinde operasyonlarını genişletti.Antes del siglo XIX, Bosch terminó ampliando sus operaciones más allá de Alemania.
Grup, insan medeniyetinin sona ermek üzere olduğunu öğrendiklerinde sarsılırlar.Los sobrevivientes se sorprenden cuando se enteran de que la civilización humana está dejando de existir.
Harekat sona ermeden, sınırı aşarak Fransa'yı girdi.Al final de la guerra, cruzó la frontera con Francia.
Hükümdarlık MÖ 1730’da sona ermektedir.«El Terremoto de 1730».
19. yüzyıl sona ermeden, Bosch, Almanya ötesinde operasyonlarını genişletti.Sul finire del diciannovesimo secolo, Bosch estese i confini della sua attività oltre la Germania.
Bu tarz filmlerde genellikle eylemler hep kahraman için zaferle sona ermektedir.I film di questo genere solitamente hanno un lieto fine.
1950'li yıllar sona ermek üzeredir.Si avvicinano gli anni 'Cinquanta.
Sened-i İttifak bir zeyl ile sona ermektedir.Il brano si conclude con il suono di una serratura.
Ancak gösteriler sona ermedi.Ma le sorprese non sono finite.
Herodot'un çalışması da Sestos Kuşatması'ya sona ermektedir.La narrazione di Erodoto si conclude dopo l'episodio dell'assedio di Sesto.
Parçanın final dakikasında 3D Homer, gerçek bir dünyada Los Angeles'ta canlı çekimle sona ermektedir.В последнюю минуту части «Homer³» трёхмерный Гомер попадает в реальный мир, появляясь в Лос-Анджелесе.
Nazi Almanyası'nın çöküş işlemlerinde, posta hizmetleri ayrılma veya sona erme haline geldi.Во время краха нацистской Германии почтовая связь была нарушена или вообще прекратилась.
Teksas Katliamı sona ermemişti.Положили конец Техасской революции.
Sanırım ilişkimiz sona ermekte.”На этом и закончилась наша встреча».
Milošević, bu süreç sona ermeden öldü.وتوفي سلوبودان ميلوسيفيتش قبل أن تنتهي محاكمته.
Sanırım ilişkimiz sona ermekte.”لأن حياتي ستنتهي".
Hessen Darmstadt bazı topraklarını kaybetti fakat egemenliği sona ermedi.Hesse Darmstadt perdeu algum território, mas não a sua soberania.
Teksas Katliamı sona ermemişti.O Massacre da Motosserra no Texas não parou.
Sokurov'un Tarkovski'yle olan arkadaşlığı, Rusya'yı terk ettikten sonra da sona ermemiştir.A amizade entre Sokurov e Tarkovski se manteve quando este deixou a Russia.
Ancak gösteriler sona ermedi.Os convites para shows não paravam.
Grup, insan medeniyetinin sona ermek üzere olduğunu öğrendiklerinde sarsılırlar.Os sobreviventes ficam chocados ao ouvir que a civilização humana está deixando de existir.
Program sona ermeden önce Reigns, arka alanda Ambrose ve Rollins ile yüz yüze geldi.Antes do show terminar, Reigns foi abordado nos bastidores por Ambrose e Rollins.
Milošević, bu süreç sona ermeden öldü.Milošević morreu na prisão antes do fim do julgamento.
Nevarki Galya'da huzursuzluklar henüz sona ermemişti.Contudo, a expansão da Giovanni Galli em Portugal não acabou aqui.
Ortalama görüntüleme süresi 90 dakikadır ancak en hızlı yolla film 40 dakika sonra sona ermektedir.A exibição tem, em média, 90 minutos, mas caso o caminho escolhido seja menor, tem duração de 40 minutos.
Oyunun başlangıç yılı tam olarak 363'tür ve 476 yılında oyun sona ermektedir.A campanha começa em 363 D.C. e termina em 476 D.C..
Ancak Sovyet askerlerinin direnmesi kentin düşmesi ile sona ermedi.Porém, o conflito para resistir à ocupação norte–americana não terminou.
Ancak Valens öldüğünde Aryanizm imparatorluğun doğusunda sona ermek üzereydi.Toen Valens stierf liep de zaak van het Arianisme in het Oost-Romeinse Rijk echter op zijn einde.
Bu tarz filmlerde genellikle eylemler hep kahraman için zaferle sona ermektedir.De film eindigt zoals gewoonlijk met een ceremonie waarin de helden worden gehuldigd.
İlk kısım Edward'ın Bella'yı eve bırakması ile sona ermektedir.Edward is in paniek en brengt Bella onmiddellijk naar huis.
Ancak gösteriler sona ermedi.De shows zijn daarmee echter niet geheel afgesloten.
Aralık 2014'te NATO güçleri ülkeden çekilse de ülkedeki iç savaş durumu sona ermedi.Po wycofaniu się amerykańskich sił okupacyjnych w grudniu 2011 sytuacja w kraju była daleka od stabilnej.
Sanırım ilişkimiz sona ermekte.”Teraz moja misja się kończy."
İlk kısım Edward'ın Bella'yı eve bırakması ile sona ermektedir.Odcinek kończy się odesłaniem Borga do domu.
Etkili antitüberküloz tedavi alan hastaların bulaştırıcılığı iki hafta içerisinde sona ermektedir.Tak poprowadzone leczenie chirurgiczne można zakończyć w wieku 2 lat.
Resmen istila edilen kentte çatışmalar sona ermemişti.Walki w mieście zakończył podpisany rozejm.
Sened-i İttifak bir zeyl ile sona ermektedir.Zbydlęcenie złodziei sięga zenitu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod