Ana içeriğe geç
Sözlük

son derece ile cümle

son derece kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ailesi son derece dindardı.Družina je bila globoko pobožna.
Serfliğe Giden Yol, son derece önemli bazı siyasal soruların cevaplarını aramaktadır.Pravo je v bistvu iskanje najboljšega odgovora na najpomembnejša vprašanja skupnega življenja ljudi.
Yabancılara karşı genellikle şüpheyle yaklaşır, kendine son derece güvenlidir.Po navadi je zadržan do tujcev in izredno navezan na domače, zato tudi težko prenaša samoto in dolgočasje.
Son derece erken oluşan bu objelerden sadece 10 tanesi bugün bilinmektedir.Že naslednje leto so jih kljub aktivnemu iskanju našli samo deset.
Et, tavuk ve yumurtacılıkta son derece gelişmiştir.Narašča reja perutnine zaradi jajc in mesa.
Bu orman son derece geniş olup tam anlamıyla doğal kendiliğinden oluşan bir ormandır.Gozd se tukaj pomlajuje skoraj povsem naravno.
Yüksek düzeyde kararlı ve güvenli bir yapısı vardır - sunucu olarak kullanmaya son derece uygundur.Solinarska hiša je skrajno preprosta in uporabna – v tem je njena največja kakovost.
Çünkü üzerlerindeki elektronlar son derece düzenli biçimde hareket ediyorlar.Obnašanje elektronov se močno spremeni, ko se nahajajo zelo blizu.
Roman son derece başarılıydı.Romanas susilaukė didžiulio pasisekimo.
Bu yüzden turistlerin girişi son derece kısıtlanmıştır.Turistų lankymasis ribojamas.
Son derece yetenkli bir savaşçı ve sadık bir dosttur.Tai labai aktyvus žmogus, kovotojas ir labai patikimas.
1997 yılında yayınlanan ilk albümleri "Homework", son derece başarılı oldu.Pirmasis albumas „Senales" („Ženklai"), pasirodęs 2002 metais, turėjo milžinišką pasisekimą.
İnsanları eleştirmek, azarlamak, kavga etmek son derece ayıp sayılmaktadır.Tokias raganas sutikti, užminti, paliesti buvo pražūtinga.
Diğer canlılara karşı Son derece agresif bir tutum sergilerler.Bendruomeniniai, agresyvūs su kitais gyvūnais.
Ekim ayında, 3 adlı son derece sansasyon yaratan teklisini yayınladı.Lapkričio mėnesį Selbis padarė savo trečią maksimalią seriją.
Hüseyin Paşa, son derece kuvvetliydi.Beabejo, labai galingas.
Bu o zamanlar için son derece zor bir uğraştı.Tuo metu jo padėtis buvo labai sudėtinga.
Logan Dağı'ın yakınlarında sıcaklık son derece düşüktür.Hadžaro kalnuose kiek vėsiau.
Son derece dayanıklı, bütün toprak tiplerinde yetişen, hızlı gelişen bir türdür.Reta ir sparčiai nykstanti rūšis visame areale.
Elvira buna son derece sevinir.Ir Marcos buvo labai tuo patenkintas.
Bu son derece kanlı geçen çatışmalar dokuz gün boyunca devam eti.Kruvinas ir nuožmus mūšis tęsėsi 10 dienų.
Bu da son derece doğaldır çünkü kendi sadhanalarını yakından bilmektedirler.Techniškai patogu jį realizuoti, kadangi jo sąsaja artima kietųjų diskų sąsajai.
Herodot'a göre çatışmalar son derece sertti ve her iki taraf için de ciddi kayıplarla sonuçlanmıştır.Mūšis dėl Monterėjaus buvo itin kruvinas, abi pusės patyrė nemažų nuostolių.
Çorba son derece sıcak.Sriuba nepaprastai karšta.
Son derece dikkatli sür.Vairuok ypač atsargiai
Mary son derece güzel bir kız.Merė nepaprastai graži mergina.
Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.DDT on lagunemisele väga vastupidav.
Askeri inzibatlar son derece tertipli ve düzenli askerler arasından seçilirler.Allohvitsere valitakse tavaliselt teenistuse käigus tublimate ja motiveeritumate sõdurite hulgast.
Son derece akıllı bir kadındır ve kocasını çok sever.Ta on ju sarmikas naine ja mehed on teda tahtnud.
Burak son derece parlak bir kariyer yarattı kendine.Viimasel neist kujunes muljetavaldav karjäär.
Son derece zorlu bir görevdi.See oli raske ülesanne.
Fakat bu infaz edilemez, çünkü çarpışmalar son derece şiddetle devam etmektedir.Neid jälitama siiski ei asutud, sest väed olid lahingust äärmiselt kurnatud.
İçeri girmek son derece zordu ve neredeyse daha da zorlaşıyordu.Täielikult liigutatavat koodi oli raskem teha ja see oli ka keerulisem.
Ailesi son derece dindardı.Nende pere oli sügavalt usklik.
Kötü Köpek son derece düşük reytingler alııştır.Kõrgematel liikidel kalduvad olema väga karedad lehed.
Telefon son derece yüksek kalitede ses çalar.Häälestus on helide kõrguslik korrastus.
Son derece yetenkli bir savaşçı ve sadık bir dosttur.Samuti on ta väga usaldusväärne ja truu sõber.
Weinberg'e göre, vakum enejisinin yaşamla uyumlu olacağı alan son derece nadir olurdu.Weinbergi sõnul oleks paigad, kus kosmoloogiline konstant on sobilik elu tekkeks, võrdlemisi haruldased.
Bu o zamanlar için son derece zor bir uğraştı.See oli tolle aja kohta väljapaistev saavutus.
Bu da son derece doğaldır çünkü kendi sadhanalarını yakından bilmektedirler.Samuti on ta üsna jäiga mõtlemisega, pidades oma ideid ainuõigeiks.
Döküntü çocuklar için nadiren kaşıntılıdır ancak yetişkinler için son derece kaşıntılı olabilir.Lapse leinast ei saada sageli aru, kuna see on keerukam kui täiskasvanutel.
Atıcılık için üretilen havalı tabancalar son derece tehlikeli olabilir.Selliste revolvrite kandmine vinnastatud olekus on väga ohtlik.
Uysal gibi gözükse de, gerçekte tehlikeli olup son derece zehirlidir.See on nii õhuke, et on õigupoolest läbipaistev, ja kahjustuse korral paraneb iseenesest.
Ancak sübvansiyonlu yükseköğretime giriş son derece rekabetçidir.Laskesuusatamises on see kõrgeima tasemega võistlussari.
R3000A, son derece başarılı bir ürün olan Sony PlayStation’da kullanıldı.Peamiselt kasutatakse seda Sony PlayStation 3-s.
(14) "Shelly son derece dinamik bir konuşmacı".(14) 셸리는 믿을 수 없을 정도로 활발해요.
22 katman var, her bir katman 1 metreye yakın, ve taban alanı son derece büyük.Ci sono 22 strati e ogni strato è circa un metro e la base è anche enorme.
22 katman var, her bir katman 1 metreye yakın, ve taban alanı son derece büyük.Hay 22 capas y cada capa es aproximadamente de una yarda y la base también es enorme.
22 katman var, her bir katman 1 metreye yakın, ve taban alanı son derece büyük.Składa się to z 22 bloków, z których każdy ma w przybliżeniu jeden metr. Podstawa jest ogromna.
22 katman var, her bir katman 1 metreye yakın, ve taban alanı son derece büyük.Sloup má 22 vrstev a každá vrstva je velká asi 91 cm a základna je také obrovská.
22 katman var, her bir katman 1 metreye yakın, ve taban alanı son derece büyük.Колонна состоит из 22 уровней, а каждый уровень это примерно 1 ярд вдлину, основание также огромно.
22 katman var, her bir katman 1 metreye yakın, ve taban alanı son derece büyük.Тут є 22 яруси. І висота одного ярусу близько 1 ярд. Основа також величезна.
50 sene önce, bu son derece basit bir soruydu.50 anni fa era una domanda ridicolmente banale.
50 sene önce, bu son derece basit bir soruydu.50 éve ez egy nevetségesen egyszerű kérdés volt.
50 sene önce, bu son derece basit bir soruydu.50년 전에는 우습게도 간단한 질문이었습니다.
50 sene önce, bu son derece basit bir soruydu.50 lat temu pytanie było banalne.
50 sene önce, bu son derece basit bir soruydu.50 лет назад это был до смешного простой вопрос.
50 sene önce, bu son derece basit bir soruydu.Acum 50 de ani, asta era o întrebare de râsul găinilor.
50 sene önce, bu son derece basit bir soruydu.Also, vor 50 Jahren war das eine ziemlich einfache Frage.
50 sene önce, bu son derece basit bir soruydu.För 50 år sedan var detta en skrattretande enkel fråga.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod