son derece ile cümle

son derece kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ozai son derece güçlü bir ateş bükücüdür.איירו הוא כשף אש רב עוצמה.
Bu karakter son derece popüler oldu.הסגנון הזה היה פופולרי למדי.
"Turbo" ise, hareketlerin daha hızlı bir şekilde yapılabilmesi açısından son derece yararlıdır.כעת, כל שנותר הוא לגרום ל"שוק" לפעול בצורה היעילה ביותר.
Rohtas Kalesi bir kuvvet tarafından asla yağmalanmadı, ve son derece sağlam bir şekilde korundu.מבצר רוהתאס מעולם לא נכבש בכוח, ושרד את מהלך השנים כמעט ללא פגע.
Yine de O aldığı haberden son derece mutlu olur.הוא עדיין יהיה מופתע מאוד כאשר הוא ישמע שהוא קיבל אותה.
Ticaret ise son derece sınırlıdır.היקף המסחר היה מצומצם.
Son derece idealist emellere sahiptik."יכולנו לומר שהוא מין עולה אידיאלי."
Sektörel Heterokromi insanlarda son derece nadir görülür, nüfusun yaklaşık 1%'inde bulunmaktadır..בקרב בני האדם, שיער אדמוני הוא נדיר, ומאפיין פחות מ-1% מהאוכלוסייה.
Endüstriyel robotların kullanım alanları son derece çeşitlidir.רובוטים אוטונומיים נפוצים מאוד בתעשייה.
Bu bizim için son derece yenidir son derece mühimdir.פרספקטיבות אלו הן חדשניות במידה רבה.
Havası ve suyu son derece güzeldir.איכות האוויר והמים שבפארק נחשבת לגבוהה מאוד.
Tepe, günümüzde bile son derece verimli bir ovada yer almaktadır.אירוע זה מצוין עד היום בצום גדליה.
Görünüşleri son derece çirkindir.מכוערת בצורה מחרידה.
Yarışma son derece tehlikelidir.עם זאת היא תחרותית מאוד.
Yediuyurlar son derece sosyal hayvanlardır.שימפנזים מצויים הם בעלי-חיים חברתיים מאוד.
Son derece misafirperver ve ikram sever halkı vardır.אדם מוסרי, מצליח ונעים הליכות הוא האורח המועדף.
Bu süreç içinde, son derece radyoaktif element olan izole edilmiş radyumla çalıştı.במהלך המחקר הם בודדו את היסוד רדיום, יסוד רדיואקטיבי מאוד.
EUROSAI; güçlü, bağımsız ve son derece profesyonel YDK’ların geliştirilmesinin desteklenmesi amacına bağlıdır.ЕВРОСАЙ е ангажирана да подпомага развитието на силни, независими и високо професионални ВОИ.
Bu o zamanlar için son derece zor bir uğraştı.По това време подобно начинание било изключително трудно.
Avrupa Çevre Ajansı RETScreen yazılımını "son derece kullanışlı bir gereç" olarak tanımlamıştır.Eвропейската агенция за околна среда заявява, че RETScreen е „изключително полезен инструмент.”
Roman son derece başarılıydı.Романът има огромен успех.
Bu yüzden turistlerin girişi son derece kısıtlanmıştır.По тази причина достъпът на туристи до острова е ограничен.
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Мирът е сключен при крайно тежки условия.
Fakat bunları hayata geçirirken son derece dikkatli olmalıdır.Дори по време на чифтосване трябва да се държат с голямо внимание.
BH3 sulu çözeltileri, son derece kararsızdır.Необходимостта от големи количества хелий-3 още отсъства.
Son derece saf, fakat çok güçlüdür.Много е тромав, но е силен.
Bu karakter son derece popüler oldu.Този режим се оказа много популярен.
Döküntü çocuklar için nadiren kaşıntılıdır ancak yetişkinler için son derece kaşıntılı olabilir.Задните седалки са били идеални за деца, но са били малко тесни за възрастни хора.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.Хронически нараства задлъжнялостта и безработицата в голяма част от тези страни.
Zirve tırmanışı kuzey yollarından kolay olsa da güney kısımlarından son derece zor ve tehlikelidir.Най-високият връх Медеджик е сравнително лесно достъпен от север, но от юг изкачването му е трудно и опасно.
Ancak her ikisi de son derece zayıflamıştır.И двете са в много лошо състояние.
Son derece nadirdir, özellikle bebeklerde ve çocuklarda görülür.Днес рядко се носи, най-вече от бебета.
Programda son derece eklektik dersler yer almaktadır.Виж цялата статия Екстремно програмиране.
Son derece mantıklı görünen bu ikili strateji kongre tarafından onaylanmıştır.За приети се считат законопроектите, които са одобрени в двете камари на Конгреса.
Düzgün tertiplenmiş bir falanks son derece etkili bir saldırı ve savunma gücü oluşturmaktadır.Отличава се със своята блестяща игра в отбрана и ефективно нападение.
Son derece önemli olan bu değişikliğin nasıl olduğunu açıklamak mümkün değildir.Не е ясно какво го подтиква към тази промяна.
Bu sistemlerin tasarımı son derece verimlidir ve bu sistemlerde çok kompakt vardır.Тези машини обаче са много тежки и имат по-сложно устройство.
Ebeveynleri çocuklarına son derece kapsamlı bir eğitim verdi.Така или иначе синът им получава солидно образование.
Hareket açısından son derece atletik olsa da inanılmaz derecede baştan çıkarıcıdır.Когато подходът на обучение е правилен, проявяват невероятен потенциал.
Köy halkı gelenek ve göreneklerine son derece bağlıdır.В повечето случаи, показва забележителна толерантност към местните обичаи и институции.
Bunun yanı sıra son derece önemli olan diğer kavram ise ikilik kavramıdır.В крайна сметка истината е някъде по средата, като е важен баланса между двете концепции.
Eski devlet çiftliklerinin yenilenmesi son derece yavaş bir süreçte olmuştur.Restrukturiranje bivših državnih farmi bio je iznimno spor proces.
Roman son derece başarılıydı.Roman je postigao veliki uspjeh.
Seçim son derece zor şartlar altında yapıldı.Osuđeni su u vrlo upitnim okolnostima.
Ancak her ikisi de son derece zayıflamıştır.Kasnije se međutim razočarao u obojici.
Uzun kışlar hayatı son derece zorlaştırır.Zimi uvjeti vrlo su teški za život.
Yediuyurlar son derece sosyal hayvanlardır.Većina ždralova su vrlo društvene životinje.
Son derece mantıklı görünen bu ikili strateji kongre tarafından onaylanmıştır.Ova dvostruka kopneno-pomorska strategija prihvaćena je na grčkom kongresu.
Treponema pallidum alttürü pallidum spiral şekilli, Gram-negatif, son derece hareketli bir bakteridir.Treponema pallidum podvrsta pallidum je bakterija spiralnog oblika koja je Gram-negativna i vrlo pokretljiva.
Havası son derece temiz ve yaşanılır bir yerdir.Zrak je svjež i izrazito čist.
Hüseyin Paşa, son derece kuvvetliydi.Suffolk punch - je vrlo snažan.
Esir kamplarındaki yemek durumu son derece kötüydü.Položaj zatočenika logora Kruščica bio je vrlo težak.
Döküntü çocuklar için nadiren kaşıntılıdır ancak yetişkinler için son derece kaşıntılı olabilir.Često se rabi kao dječja igračka, ali može biti zanimljivo i za odrasle osobe.
Köy halkı son derece misafirperverdir.Domorodačko stanovništvo veoma je srdačno.
Parçaların kendileri, parçalanmalarını oldukça zorlaştıracak şekilde son derece serttir.Zbog toga su njihove konstrukcije vrlo brojne, što otežava njihovu podjelu.
Bu teori Aristo’nun ayın yüzeyini son derece pürüzsüz düz olduğu teorisinin tam tersiydi.Bilo je to snažan argument protiv Aristotelove teorije savršeno oblikovanih nebeskih tijela glatke površine.
İklim son derece kurudur ve sıcaklıklar aşırı sıcak ve mevsimsel gece donmaları arasında değişmektedir.Klima je izrazito suha, a temperature osciliraju od ekstremnih vrućina do sezonskih noćnih hladnoća.
Ortahisar vadilerinde son derece ilginç manastır ve kiliseler bulunmaktadır.Posebno su zanimljive srednjovjekovne slavenske crkve i manastiri.
Dolayısıyla son derece zengin bir süreli yayın koleksiyonu mevcuttu.Stoga je razvijena bogata izdavačka djelatnost.
Moğollar onlara son derece acımasız davranmışlardı.Đurina osveta prema njima bila je okrutna.

İlgili Sayfalar