son derece ile cümle

son derece kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Havası ve suyu son derece güzeldir.Pengendalian suhu dan kelembapan udaranya masih bagus.
Günümüzde, Yunan tarihinin son derece tartışmalı bir figür olmaya devam etmektedir.Lenin hingga saat ini masih menjadi tokoh dunia yang kontroversial.
Son derece güçlü ve sıra dışı yeteneklerinin varlığına inanılır.Dihadiahi kemampuan tak biasa yang sangat kuat.
Onlarla en büyük sorun, son derece yavaş olmaları ve yıllarca sürebilmeleri.Sarang mereka seringkali berukuran sangat besar dan bisa dugunakan bertahun-tahun.
Mavi Durum'un başlarında son derece hızlı bir ilerleme sağlanmıştı.Pada masa ini terjadi perkembangan janin yang cepat.
Buraya da ulaşım imkânları son derece kısıtlıdır.Namun, transportasi air ini juga sangat terbatas.
Son derece ölümcül ve bulaşıcı bir hastalıktır.Penyakit tersebut serius dan menular.
Kahve, Etiyopya ekonomisi için son derece önemlidir.Cà phê rất quan trọng đối với nền kinh tế Ethiopia.
Blaise Jacqueline’e gitmemesi için yalvarıyordu ama o son derece kararlıydı.Blaise nài xin Jacqueline đừng đi, nhưng cô tỏ ra kiên quyết.
Bu nokta son derece anlamlıdır, çünkü kızıl cüceler son derece yaygındır.Điều này rất có ý nghĩa vì các sao lùn đỏ vô cùng phổ biến.
Son derece önemlidir.Đặc biệt quan trọng.
Oditoryum(salon) son derece soğuktu ve seyirciler programın uzunluğu yüzünden bitkin düştü.Khán phòng hôm đó cực kỳ lạnh và khán giả đã kiệt sức vì buổi biểu diễn quá dài.
Esir kamplarındaki yemek durumu son derece kötüydü.Điều kiện sinh hoạt trong trại tù rất khủng khiếp.
Bunun yanında birlikler son derece sıkı eğitiliyor ve disipline önem veriliyordu.Hơn nữa, quân lính được huấn luyện tốt và có kỷ luật.
Dolaşım sistemi hayatın devam etmesi için son derece önemli bir sistemdir.Bảo trì hệ thống là một mặt quan trọng của vòng đời phát triển hệ thống.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.Vào đầu thế kỷ thứ mười chín, đã có tình trạng bất ổn chính trị ở New Tây Ban Nha.
Kendisi son derece üretgen bir bilim adamı.Một nhà khoa học xuất sắc.
Son derecede uzmanlaşmış kişiler bunu yapabilirler.Người giỏi lắm mới có thể thông suốt chuyện này.
Üçüncü bölüm ise son derece canlı ve çekişmelidir.Nhiệm vụ của Sư đoàn 7 rất gian truân và nặng nề.
Kıyılar, son derece güzel manzaralara sahiptir.Hồ có nhiều cảnh đẹp.
Son derece önemli olan bu değişikliğin nasıl olduğunu açıklamak mümkün değildir.Vẫn chưa rõ chính xác làm thế nào sự thay đổi này xảy ra.
Böyle bir teknik, iki yollarda da alınan mesafe ya da süre, minik değişikliklere son derece duyarlıdır.Kỹ thuật này đặc biệt nhạy với sự thay đổi rất nhỏ trong khoảng cách hoặc thời gian giữa hai quang trình.
Görünüşleri son derece çirkindir.Trông chúng rất bẩn thỉu.
Davranışları son derece kibar, yaşamı da aynı ölçüde sadeydi.Diễn xuất của bà được khen ngợi vô cùng xuất sắc, và tầm cỡ của bà lại được nâng cao.
Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.Anh là một nghệ sĩ piano rất tài giỏi.
Weinberg'e göre, vakum enejisinin yaşamla uyumlu olacağı alan son derece nadir olurdu.Theo Weinberg, những miền nơi hằng số vũ trụ tương thích cho sự sống có thể là rất hiếm.
Triton'un yörüngesini bulmak son derece tuhaf olurdu.Mụ đã có cây đinh ba của Triton nên mạnh hơn rất nhiều.
Son derece alçakgönüllüdür.Mọi người vô cùng cảm khái.
Rohtas Kalesi bir kuvvet tarafından asla yağmalanmadı, ve son derece sağlam bir şekilde korundu.Pháo đài Rohtas đã không bị ảnh hưởng nặng nề từ thiên nhiên và còn bảo toàn được phần lớn công trình.
Pratikte rS/r oranı son derece küçüktür.ほとんどの場合、rs/r は極端に小さい。
Kahve, Etiyopya ekonomisi için son derece önemlidir.コーヒーは、ハイチ経済にとって重要な存在である。
Fakat bir cinayete sürükleneceklerinden de son derece habersizdirler.だがかれらは高慢な態度を続け,罪深い民であった。
NGC 4670 (Arp 163), son derece güçlü yıldız oluşum faaliyetleri görünen mavi küçük bir cüce galaksidir.NGC 4670(Arp 163)は、非常に強い星形成活性を持つ青色コンパクト矮小銀河である。
Endüstriyel robotların kullanım alanları son derece çeşitlidir.産業用ロボットの応用分野は多様化している。
Son derece zararlıdır.基本的に有害。
Son derece güvenli bir yerdir, suç oranları çok düşüktür.非常に治安が悪く、犯罪が多発している。
Üçüncü bölüm ise son derece canlı ve çekişmelidir.第3楽章 とても生き生きと ヘ長調。
Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve kötü bir yoldur" denmesi buna örnektir.上記の理由があるため、和哉とは険悪なムードである。
Bu eşleşmemiş elektronlar genelde son derece reaktiftir.奇数電子結合を持つ分子は大抵反応性が高い。
Diğer canlılara karşı Son derece agresif bir tutum sergilerler.他の生物に対して積極的に突進攻撃を仕掛ける。
Son derece alçakgönüllüdür.とても謙虚。
Burada bulunmaktan ötürü son derece onur duyuyorum.今日ここにいられることを光栄に存じます。
Avrupa Çevre Ajansı RETScreen yazılımını "son derece kullanışlı bir gereç" olarak tanımlamıştır.また、欧州環境機関 はRETScreenを「非常に有益なツール」と表現している。
Son derece erken oluşan bu objelerden sadece 10 tanesi bugün bilinmektedir.現在までにおおよそ10のこのような初期の物体が知られている。
Klinikopatolojik açıdan bu olay son derece önemlidir.その病原性から臨床上重要である。
BH3 sulu çözeltileri, son derece kararsızdır.KF3が非常に分厚い。
Son derece büyüklerine saygılı nesiller yetiştirilmiştir.豪放磊落を地で行く偉丈夫である。
Bu son derece kanlı geçen çatışmalar dokuz gün boyunca devam eti.激しい白兵戦が、昼夜を問わず9日間続いた。
Ama bunun dışında da son derece eğlenceliydi." dedi.しかし、あれはマジで面白い」と容認した。
Kennedy'nin hayatı durumu son derece kritiktir.ケネディ 非常に重要な問題を提起しています。
Esasında son derece lüks bir yaşantı içerisindedirler.長居 優樹(ながい ゆうき) 主人公。
Belge yönetim sistemlerinde güvenlik son derece önemlidir.セキュリティ 文書のセキュリティは文書管理システムにとっては不可欠である。
Corvus son derece başarılı bir etki yarattı.コルウス装置は非常な成功を収めた。
Fakat bunları hayata geçirirken son derece dikkatli olmalıdır.この過程は、特に慎重を要する場合に行われる。
Esir kamplarındaki yemek durumu son derece kötüydü.収容所の環境はきわめて劣悪であった。
Son derece önemli olan bu değişikliğin nasıl olduğunu açıklamak mümkün değildir.どれだけその変化を見つけられるかが重要である。
Ayrıca istasyonun iki uzayaracıyla kenetlenmiş halde son derece güvenli olduğu sonucuna vardılar.彼女は2人の最後の日に駅まで彼に伴っていったことが十分であったと信じていた。
Uysal gibi gözükse de, gerçekte tehlikeli olup son derece zehirlidir.有毒ともいわれるが実際は無毒。
Öyle ki arıların dölleme işlemine ihtiyaç duymayan bitki sayısı son derece sınırlıdır.増加する農産物供給が価格を下げない理由の1つは、無制限に近い需要である。
Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.才能あるピアニストだった。

İlgili Sayfalar